["Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, kendisinden başka hiçbir kimsenin gücü yetmeyeceği şeylere gücü yettiğinden dolayı her türlü noksanlıktan beridir ve yücedir. O kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i ruhu ve bedeni ile uyanık olarak gecenin bir bölümünde, etrafını meyveler, ekinler ve peygamberlerin -aleyhimusselam- oraya yerleşmesiyle mübarek kıldığımız Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Bunu da her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretine delil olan bazı ayetlerini görmesi için yapmıştır. Şüphesiz O, kendisinden hiçbir işitilenin gizlenemeyeceği her şeyi ve yine kendisinden hiçbir görünenin saklanamayacağı her görüneni görendir.","Biz, Musa -aleyhisselam-'a Tevrat'ı verdik ve onu İsrailoğulları'na hidayet edici ve rehber kıldık. Ve İsrailoğulları'na şöyle dedik: \"İşlerinizi kendisine havale ederek benden başkasını vekil edinmeyin. Bilakis sadece bana tevekkül ediniz.\"","Siz, Allah'ın Nuh -aleyhisselam- ile beraber tufanda boğulmaktan kurtardığı kimselerin neslindensiniz. Bu nimeti hatırlayınız. Sadece Allah Teâlâ'ya ibadet ve itaat ederek şükrediniz. Ve bu hususta Nuh -aleyhisselam-'a uyunuz. Doğrusu Nuh, Allah Teâlâ'ya çokça şükrederdi.","Biz,Tevrat'ta işledikleri günahlar ve yapmış oldukları şımarıklık sebebiyle yeryüzünde onlardan iki defa kötülüğün vuku bulacağını, zulümle, haksızlıkla insanlara sahip oluyorsunuz ve onların üzerinde hakimiyet kurmada haddi aşıyorsunuz diye İsrailoğulları'na haber verdik ve bildirdik.","Onlar tarafından birinci bozgunculuk hasıl olunca, üzerlerine güçlü kuvvetli kullarımızı göndeririz ve musallat ederiz. Onları, öldürürler ve onları kovarlar. Bunlar meskenleri arasında dolaşarak geçtikleri yerleri fesada uğratırlar. Bu kullarımız uğradıkları yerleri yıkıp bozarlar. Bu Allah'ın mutlaka yerine getireceği ve gerçekleşecek olan bir vaattir.","-Ey İsrailoğulları!- Siz Allah'a tövbe ettiğinizde size musallat olanlardan tekrar devletinizi geri alıp, iade ettik. Mallarınız gasp edilip talan edildikten sonra tekrar size mal verdik ve evlatlarınız esir edildikten sonra size tekrar geri verdik. Böylece sizin sayınızı düşmanlarınızdan daha fazla çoğalttık.","-Ey İsrailoğulları!- Eğer sizden istenilen şekilde iyi amel işlerseniz, bunun sevabı size döner. Sizin yapmış olduğunuz amellerinize yüce Allah'ın hiçbir ihtiyacı yoktur. Eğer kötü amel işlerseniz bunun sonucu size döner. İyi amellerinizin Allah Teâlâ'ya hiçbir faydası olmadığı gibi yaptığınız kötülüğün hiçbiri de O'na zarar veremez. İkinci fesat çıkarmanızın zamanı geldiğinde, sizi zelil etmeleri için tekrar düşmanlarınızı sizin üzerinize musallat ederiz. Size aşağılamanın çeşitlerinden tattırarak kötülük yapıp yüzlerinizi karartacaklardır. İlk geldiklerinde girip tahrip ettikleri gibi Beytu'l-Makdis'e girecekler ve tahrip edecekler ve memlekette ele geçirdikleri her yeri tamamen yıkıp, talan edeceklerdir.","-Ey İsrailoğulları!- Bu şiddetli intikamdan sonra tövbe ederseniz ve iyi ameller işlerseniz, umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer tekrar üçüncü kere veya daha çok fesat yapmaya dönerseniz, biz de tekrar sizden intikam almaya ve sizi cezalandırmaya döneriz. Cehennemi, Allah'a karşı isyan eden kâfirler için hiç çıkamayacakları ebedî olarak yatacakları bir yer yaptık.","Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, en güzel yolu gösterir ve o da İslam'ın yoludur. Aynı zamanda salih amel işleyen Müminlere Allah katından onları sevindiren büyük mükâfatların olduğunu müjdeler.","Kıyamet gününe iman etmeyenlere ise onları üzen haberi verir. O haber ise, şüphesiz biz onlar için kıyamet gününde acı veren bir azap hazırlandığıdır.","İnsan; iyilik için dua ettiği gibi cahilliğinden dolayı öfkelendiğinde kendi nefsi, çocuğu ve malı üzerine musibet gelmesi/şer gelmesi için dua eder. Şayet biz onun şer için (kendisi aleyhine) yapmış olduğu duasına icabet etmiş olsaydık, kendisi, malı ve çocuğu helak olurdu. İnsanoğlu aceleci yaratıldığından dolayı kendisine zarar verebilen davranışlarda bulunmada dahi acele eder.","Gece ve gündüzü Allah'ın vahdaniyetini/birliğini ve kudretini gösteren iki işaret olarak yarattık. Çünkü gece ve gündüz arasında, uzama-kısalma, sıcaklık-soğukluk bakımından farklılıklar vardır. Geceyi dinlenip istirahat etmek için karanlık kıldık. Allah'ın lütfuyla sizin için takdir ettiği rızkı aramanız için gündüzü aydınlık, senelerin sayısını ve ihtiyaç duyduğunuz vakitlerin, ayların, günlerin ve saatlerin hesabını öğrenmeniz için gece ve gündüzü birbirlerini takip eder kıldık. Eşyaların ayrılması için her şeyi apaçık ve net olarak birbirinden ayırdık. Böylelikle hak eden, hak etmeyenden ayrılır.","Her insanın yaptığı amelini boynunda takılı kolye gibi sürekli kendisine yapışık kılarız. (O kolye) hesaba çekileceği güne kadar ondan hiç ayrılmayacaktır. Kıyamet gününde içerisinde işlemiş olduğu bütün hayır ve şer amelleri olan önünde açılmış, yayılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.","O gün kendisine, şöyle diyeceğiz: -Ey insan!- Kitabını oku ve amellerinle ilgili hesabını görücü olarak bu işi sen üstlen. Kıyamet gününde kendi kendini hesaba çekici olarak yetersin.","Kim iman ederek, hidayete yönelirse, hidayetinin sevabı kendisine aittir. Kim saparsa, sapıklığının cezası kendisine aittir. Hiçbir nefis başka bir nefsin günahını taşımaz. Biz hiçbir bir topluma hücceti ikame edip onlara bir resul göndermedikçe azap etmeyiz.","Biz bir memleketi, yapmış olduğu zulümlerinden dolayı helak etmek istediğimiz zaman nimetin azdırdığı kimselere Allah'a itaat etmelerini emrederiz. Onlar ise emrimizi yerine getirmezler. Bilakis isyan eder ve itaat etmekten uzak olurlar. Bundan dolayı onlar kendilerini tamamen yok edecek azabın üzerlerine gelmesini hak etmiş olurlar. Böylece biz onları köklerinden yerle bir eden azapla yok ederiz.","Nuh'tan sonra Âd ve Semûd gibi yalanlayan nice ümmetleri/kavimleri helak ettik. -Ey Resul!- Yüce Rabbin kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve onlardan hakkıyla haberdar olması yeter. Günahlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. İşlemiş oldukları günahlara göre onlara karşılığını verecektir.","Kimin niyetinde yaptığı hayır işlerle ilgili olarak dünya varsa ve ahirete de iman etmeyip, önem vermiyorsa dünya hayatında onun istediklerini değil, bizim onun için dilediğimiz nimetleri ona çabucak veririz. Bunu dilediğimiz kimse için yaparız. Sonra da kıyamet gününde onun gireceği yer ateşinin sıcaklığından sıkıntı çekeceği Cehennem olur. Bu kimse dünyayı tercih edip, ahireti inkâr etmesinden dolayı yerilmiş ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak Cehennem'e girecektir.","Kim yapmış olduğu hayır amellerle ahireti kast edip riyadan, gösterişten uzak durursa ve o Allah'ın iman edilmesini farz kıldığı şeylere iman ederse işte onlar Müminlerin vasıflandıkları vasıflara haiz olanlardır. Çalışmaları Allah katında makbuldür ve Allah Teâlâ bu iyi amellerinin karşılığını onlara verecektir.","-Ey Resul!- Facir olan ve salih olan her iki insan topluluğuna Rabbinin ihsanı olarak kesintisiz bir şekilde artırarak veririz. Rabbinin vermiş olduğu ihsan/rızık dünyada ne salihlerden ve ne de facirlerden hiçbirisine yasaklanmış değildir.","-Ey Resul!- Mümin olsun kâfir olsun, dünyada rızık ve makamlar vermede insanları birbirlerine nasıl üstün kıldığımızı iyice düşün. Oysa ahiret verilen nimetlerin dereceleri bakımından dünyadan daha büyük farklılıklara sahiptir ve daha üstündür. Müminler bunu (ahireti) elde etmek için daha hırslı/gayretli olmalıdırlar.","-Ey kul!- Allah ile birlikte kendisine ibadet ettiğin bir başka ilah edinme. Yoksa Allah katında ve salih kulların nezdinde kınanmış, kötülenmiş, seni hiçbir övenin olmadığı, sana hiçbir yardım edenin olmadığı kendi başına terk edilmiş biri olursun.","-Ey kul!- Rabbin, kendisinden başkasına ibadet edilmemesini, anne ve babaya özellikle de yaşlandıkları zaman iyilik etmeni emretti. Eğer onlardan biri yahut her ikisi de senin yanında ihtiyarlığa erişirlerse onlardan usandığını ve bıktığını gösteren \"Öf\" sözüyle dahi onları azarlama ve onlara kaba söz söyleme. Onlara hoşlanacakları yumuşak, güzel ve edep içeren söz söyle.","Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine merhametten ileri gelen tevazu kanadını indir ve şöyle de: \"Ey Rabbim! Küçüklüğümde onlar bana bakıp terbiye ettikleri gibi, şimdi sen de onlara merhamet et.\"","-Ey insanlar!- Rabbiniz kendisine yaptığınız ibadette, iyi amellerde ve anne babaya yapılan iyilikte kalplerinizdeki ihlasınızı çok iyi bilir. Eğer yapmış olduğunuz ibadetlerinizde, anne babanıza ve başkalarına karşı yapmış olduğunuz muamelelerinizdeki niyetiniz salih olursa, şüphesiz Allah -Subhânehu ve Teâlâ- önceden yapmış olduğu günahlarından dönüp tövbe edenleri bağışlar. Kim Rabbine veya anne babasına itaatinde önceden yapmış olduğu taksirinden dolayı tövbe ederse Yüce Allah onu bağışlar.","-Ey Mümin!- Akrabalık bağı olana, ihtiyaç sahibi fakire ve yolda kalmışa hakkını ver. Malını (Allah'a) isyan edilen bir yolda harcama veya israf ederek gereksiz yere saçıp savurma.","Şüphesiz mallarını masiyet yollarında harcayanlar ve infakta israf edenler, şeytanların kardeşleridirler. Şeytanların israf ve savurganlık yapmaları için onlara olan emirlerine itaat ederler. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. Ancak içinde isyan ve günah olan şeyi yapar ve Rabbini öfkelendirip gazaplandıran şeyi emreder.","Henüz Allah'ın sana vereceği rızkı beklemekteysen ve şayet onlara verecek bir şeye sahip değilsen, en azından bu durumda onlara yumuşak söz söyle. Onların rızıklarının genişlemesi için dua et. Yahut, yüce Allah'tan sana bir nimet gelmesi halinde, onlara vereceğine dair vaatte bulun.","Elini infak etmemesi için tutup,alı koyma. Elini büsbütün açıp infakta israf etme, yoksa kınananlardan olursun. İsraf ettiğinden dolayı infak edemez duruma gelirsin. Harcayacak bir şey bulamadığında elini infak etmemesi için tutarsan cimriliğinden dolayı insanlar seni kınarlar/ayıplarlar.","Rabbin şüphesiz kesin bir hikmetten dolayı dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin de daraltır. Şüphesiz O, kullarını hakkıyla bilendir; onları görendir. Onların hiçbir şeyi kendisine gizli kalmaz. Onlar için emrini istediği gibi sarf eder.","Gelecekte onlara yapacağınız harcamadan dolayı fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz. Biz onların da sizin de rızkınızı üstlendik. Şüphesiz onların öldürülmesi büyük günahtır. Çünkü öldürülmelerini gerektiren ne bir günahları ve ne de herhangi bir sebep vardır.","Zinadan sakının! Ona teşvik eden şeyden de uzak durun. Şüphesiz zina son derece çirkin bir iştir. Soyların birbirleriyle karışmasına ve Allah'ın azabına götüren kötü bir yoldur.","Yüce Allah'ın iman etme veya eman ile kanını haram kıldığı bir nefsi dinden dönme, ihsan (evli olmak ya da başından evlilik geçmiş olmak) olduktan sonra yahut da kısas gibi canını mübah kılan sebeplerden herhangi birisi olmadan öldürmeyin. Kim öldürülmesini mübah kılan bir sebep olmadan (haksız yere) mazlum olarak öldürülürse, varislerinden velayet hakkı olana katilin kısasla öldürülmesini talep etme, hiçbir karşılık talep etmeden affetme, diyet alıp affetme yetkisi verdik.(Öldürülenin velisinin) öldüren kimseyi kısasla öldürürken temsil yaparak (uzuvlarını kopararak), öldürdüğü şekilden başka bir şekilde öldürerek ya da katilden başkasını öldürerek Allah'ın kendisine mübah kıldığı haddi aşmaması gerekir. Çünkü maktulün velisine sadece meşru kılınan cezalar hususunda destek verilmiş ve yardım edilmiştir.","Babası vefat edip yetim kalan çocukların malını aklının ve olgunluğunun kemale erdiği erginlik çağına gelinceye kadar güzel bir şekilde muhafaza edip, işleterek arattırmak amacı dışında kullanmayın. Allah ile aranızdaki ve kullar ile aranızdaki ahdi bozmadan tam ve eksiksiz olarak yerine getirin. Muhakkak Allah, verilen ahde vefa gösterene kıyamet gününde soracak; vermiş olduğu ahdi yerine getirmişse onu mükâfatlandıracak ve eğer yerine getirmemişse onu cezalandıracaktır.","Başkasına tarttığınız zaman eksiksiz ve tam olarak tartın. Hiç eksik tartmayan ve değerini düşürmeyen teraziyle tartın. Çünkü böyle yapılan ölçü ve tartı, hem dünyada ve hem de ahirette sizin için daha hayırlıdır. Hakkını vererek yapılan iş, ölçülerde ve tartılarda eksik tartarak az vermekten çok daha güzel bir sonuç doğurur.","-Ey Âdemoğlu!- Bilmediğin bir şeyin zanların, varsayımların ve sezgilerin ardına düşme! Şüphesiz insan kulak, göz ve kalbini kullanarak işlediği hayır ve şerden sorumludur. Zira yaptığı hayır üzerine mükâfat verilir ve yaptığı şer üzerine de cezalandırılır.","Yeryüzünde kibirlenerek ve böbürlenerek yürüme! Eğer kendini üstün görerek yürürsen, sen hiç bir zaman bu yürüyüşünle yeri yaramazsın. Ve boyunun uzunluğuyla da dağların eriştiği uzunluğa ve yüksekliğe erişemezsin. O halde neden kibirlenirsin?","-Ey insan!- Burada zikri geçen kötülüklerin hepsi yasaktır. Yüce Allah onları yapandan razı olmaz. Bilakis nefret eder ve sevmez.","İşte bu, Rabbinin sana açıklamış olduğu emir-yasak ve hükümler hikmet olarak vahyettiği şeylerdendir. -Ey insan!- Allah ile birlikte bir başka ilah edinme! Kıyamet gününde hem nefsin ve hem de insanlar seni kınarlar ve bütün hayırlardan kovulmuş ve kınanmış olarak Cehennem'e atılırsın.","-Ey müşrikler!- Meleklerin Allah'ın kızları olduğunu iddia ediyorsunuz ve Rabbiniz size oğulları tahsis edip de kendisine meleklerden kızlar edindiğini mi söylüyorsunuz? Allah -Subhânuhu ve Teâlâ- söylemiş olduklarınızdan çok yücedir. Kesinlikle siz her noksanlıktan münezzeh Allah -Subhânehu ve Teâlâ- hakkında son derece çirkin ve büyük bir lâf ediyorsunuz. O'na çocuk nispet edip küfürde daha da aşırı giderek kızların Allah'a ait olduğunu iddia ediyorsunuz.","İnsanların öğütleri kabul edip ve kendilerine faydalı olanı almaları, zarar vereni de terk edip bırakmaları için biz, bu Kur'an'da, hükümleri, öğütleri, kıssaları ayrıntılı olarak açıkladık. Ne var ki, bu durum fıtratları ters yüz olan kimselerin hakka karşı nefretini arttırmaktan ve ondan uzaklaşmalarından başka bir işe yaramadı.","-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: İftira ve yalan atarak söylediklerine göre eğer Allah Teâlâ ile birlikte başka ilahlar olsaydı, var olduğu iddia edilen o mabutlar (batıl ilahlar) arşın sahibi olan Yüce Allah ile mülkünde çekişip O'na galip gelmek için bir yol ararlardı.","Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin O'nu vasfettiklerinden münezzehtir, mukaddestir. Çok yüce ve uludur.","Gökler Allah'ı tespih eder. Yer Allah'ı tespih eder. Göklerde ve yerde bulunan yaratılmışların hepsi yüce Allah'ı tespih ederler. Hiçbir varlık yoktur ki Allah'ı övgüyle beraber tenzih etmiş olmasın. Fakat siz onların tespihlerinin keyfiyetini anlayamazsınız. Şüphesiz sizler ancak sizin lisanınızla tespih edenin tespihini anlarsınız. Muhakkak ki Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Halîm'dir. (Günahkârları) cezalandırmada acele etmez, kendisine tövbe edenleri çok bağışlayıcıdır.","Ey Resul! Sen Kur'an'ı okuduğun zaman, onda bulunan yasakları ve öğütleri dinlediklerinde, senin ile kıyamet gününe iman etmeyenlerin arasına hakkı kabul etmeyip yüz çevirmelerinden dolayı onlara ceza olması için Kur'an'ı anlamalarını engelleyen bir perde çekeriz.","Kur'an'ı anlamalarına engel olmak için kalplerine örtüler yaptık. Onu duyduklarında faydalanmamaları için de kulaklarına ağırlıklar koyduk. Eğer Kur'an'da Rabbini bir tek olarak zikredip/anıp sözde ilahlarını anmadığında onlar da tevhidi Allah'a halis kılmaktan uzak bir şekilde arkalarını dönüp giderler.","Biz, onların önde gelenlerinin Kur'an'ı dinleme hedeflerini çok iyi biliyoruz. Onlar Kur'an'ı hidayete ermek için dinlemezler. Bilakis sen Kur'an'ı okurken; küçümsemek, hafife alıp eğlenmek için dinlerler. Biz onların gizli konuşmalarında Kur'an''ı yalanlamayı ve engel olmayı amaçladıklarını çok iyi biliyoruz. Küfrederek/inkâr ederek kendi nefislerine zulmeden o kimseler şöyle derler: -Ey insanlar!- \"Siz ancak büyülenmiş, aklı karışmış bir adama uyuyorsunuz.\"","-Ey Resul!- Seni vasfetmiş oldukları yerilmiş olan çeşitli özellikleri bir düşün! Bu yüzden sapıtmışlardır. Şaşkınlık içerisindeler ve doğru yolu da bulamamışlardır.","Müşrikler ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr ederek şöyle dediler: Biz kemik olup cesetlerimiz çürüdükten sonra, yeni bir yaratılışla tekrar diriltilecek miyiz? Kesinlikle bu imkansız ve olacak gibi de değildir.","-Ey Resul!- O müşriklere şöyle söyle: \"Ey müşrikler! İster bir taşa dönüşüp kas katı çok sert olun, ister bir demir gibi çok kuvvetli olun, hâlbuki bunlara dönüşmeye de asla gücünüz yetmeyecektir.","İster taştan ve isterse de demirden veya bu ikisinden başka kalplerinize çok büyük imkânsız gibi görünen bir yaratık olun. Muhakkak Yüce Allah sizi ilk halinize döndürecek ve sizi ilk yarattığı gibi diriltecektir. Bu inatçılar diyecekler ki: Biz öldükten sonra, bizi tekrar kim diriltecek? Onlara de ki: Daha önceden hiçbir benzeriniz olmadan sizi ilk yaratan tekrar sizi diriltir. Senin onlara bu cevabının üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacaklar ve imkânsız olduğuna inanarak şöyle diyecekler: \"Bu tekrar dirilme ne zaman?\" Onlara de ki: \"Yakında olması mümkündür. Ve her gelecek de yakındır.\"","Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, size seslendiği gün sizi mahşer yerine çağırdığında tekrar diriltecektir. O'na hamt edip emrine boyun eğerek icabet edeceksiniz. Ve dünyada çok az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.","-Ey Resul!- Bana iman etmiş kullarıma de ki: Başkalarıyla diyalog kurduklarında, nefret ettirici kötü sözlerden kaçınsınlar. Çünkü şeytan, nefret ettirici kötü sözleri fırsat bilip dünya ve ahiret hayatlarını bozacak davranışlarda bulunmaya çalışır. Muhakkak ki şeytan insan için husumeti apaçık olan bir düşmanıdır. Müminin üzerine düşen ondan sakınmasıdır.","-Ey insanlar!- Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Sizden hiçbir şey O'na gizli değildir. Eğer size merhamet etmeyi dilerse, merhametiyle sizi iman etmeye ve salih amel işlemeye muvaffak kılar. Eğer size azap çektirmek isterse iman etmemeniz için yardımsız bırakır ve sizi küfür üzerine öldürür. -Ey Resul!- Biz seni onları iman etmeleri için mecbur etmek, küfürden engellemek ve yapmış oldukları amellerinin hesabını yapmak için göndermedik. Sen sadece Allah'ın sana tebliğ etmeni emrettiklerini tebliğ edensin.","-Ey Resul!- Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri, durumlarını ve neyi hak ettiklerini de en iyi bilendir. Biz kendilerine tabi olan ümmetlerinin çokluğuyla ve onlara indirdiğimiz kitaplarla bazı peygamberleri diğerlerine üstün kıldık. Biz Dâvûd'a bir kitap verdik ve o da Zebûr'dur.","-Ey Resul!- Bu müşriklere De ki: -Ey Müşrikler!- Allah'tan başka ilahlar olduğunu iddia ettiğiniz şeyler eğer size bir zarar gelirse onu sizin üzerinizden giderme gücüne sahip değildirler. Ve o zararı alıp bir başkasına götürme gücüne de sahip değildirler. Kimin gücü yoksa, o halde ilah da olamaz.","Müşriklerin yalvardıkları melekler ve benzerleri, kendilerini Allah'a yakınlaştıran salih amelleri yapmayı talep ederler. Hangisi itaat ile Allah'a daha yakın olur. Bunun için birbirleriyle yarışırlar. Yüce Allah'ın kendilerine merhamet etmesini ümit ederler ve azaplandırmasından korkarlar. -Ey Resul!- Muhakkak ki Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.","Ne kadar kâfirlerin yaşadığı köy veya şehir varsa dünya hayatındayken küfürleri sebebiyle hepsinin üzerine azap indireceğiz ve helak edeceğiz. Yine küfürleri sebebiyle onları öldürmek gibi kuvvetli bir cezalandırma ile veya başka bir şekilde imtihan edeceğiz. Bu helak etme ve azap, ilahi bir takdir olup Levh-i Mahfuz'da yazılıdır.","Peygamberin sadık olduğuna delalet eden müşriklerin talep ettiği ölüyü diriltmek gibi görünen mucizeleri indirmeyi terk etmemizin sebebi evvelki ümmetlere indirmemiz ve onların bu mucizeleri yalanlamalarından başka bir şey değildir. Nitekim Semûd kavmine apaçık bir mucize olarak dişi deve vermiştik de, onu inkâr ettiler. Biz de onları günahlarına karşılık hemen azaplandırdık. Oysa bizim mucizeleri resullerin eliyle göndermemiz sadece ümmetlerini korkutmak içindir. Umulur ki onlar Müslüman olurlar.","-Ey Resul!- Hani sana : \"Muhakkak ki Rabbin bütün insanları güçle kuşatmıştır.\" demiştik. Hepsi O'nun kabzasındadır/avucundadır. Yüce Allah seni onlardan engelleyip, korumaktadır. Tebliğ etmekle emrolunduğun şeyleri tebliğ et! İsra gecesinde sana gösterdiklerimiz insanlar için ancak bir imtihandan ibarettir. Bu gördüklerini onlara söylediğinde, tasdik mi edecekler yoksa yalanlayacaklar mı? Biz Kur'an'da zikredilen cehennemin dibinde yetişen zakkum ağacını insanlar için sadece bir imtihan kılmıştık. Eğer bu iki mucizeye inanmazlarsa; bu ikisinden başka diğer mucizelere de iman etmeyeceklerdir. Onları gönderdiğimiz mucizelerle korkutuyoruz; fakat bu, onların küfürlerini arttırmak ve ısrarla sapıklığa devam etmelerinden başka bir şeye yaramıyor.","-Ey Resul!- Hani biz meleklere \"Âdem'e ibadet secdesi değil, selamlama secdesi yapın!\" demiştik. Bütün melekler secde etme emrine itaat edip secde ettiler. Fakat İblis kibirlenerek ona secde etmeyi reddetti. Ve şöyle dedi: Çamurdan yarattığına mı secde edeyim. Oysaki, Sen beni ateşten yarattın? Ben ondan daha şerefliyim/üstünüm.","İblis Rabbine şöyle dedi: \"Bana üstün kıldığın ve kendisine secde etmemi emrettiğin yaratılmış adam bu mu? Şurası muhakkak ki, eğer beni kıyamet gününe kadar hayatta bırakırsan, senin koruduğun az sayıdaki kulların hariç ki, onlar ihlaslı kullarındır. Onun evlatlarını mutlaka kendi tarafıma çekeceğim ve senin dosdoğru olan yolundan çıkarıp saptıracağım.''","Rabbi ona şöyle buyurmuştu: \"Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa, muhakkak senin ve onların amellerinin cezası, tam ve eksiksiz bir ceza olmak üzere cehennemdir.\"","İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle aldatıp aceleyle telaşa kaptırıp onları kötülüklere kaydır. Sana itaat etmeye davet eden atlı ve yayalarınla onlara yüksek bir sesle seslen. Şeriate muhalif olan her türlü davranışı güzel göstererek onların mallarına ortak ol. Yalan iddialarla ve zina yoluyla çocuk elde etmelerini sağlayarak onlara ortak ol. Çocuklarına isim verirken (Abdüşşems) gibi isim vermelerini ve onlara yalan vaatleri, boş ve batıl olan temennileri güzel göster. Ancak şeytan onları aldatan yalan vaatlerde bulunur.","-Ey İblis!- Şüphesiz bana itaat ederek amel eden gerçek mümin kullarımın üzerine senin bir hükümranlığın yoktur. Çünkü Allah, senin şerrini onlardan def eder. Bütün işlerinde Allah'a tevekkül eden ve itimat eden kuluna vekil olarak Allah yeter.","-Ey insanlar!- O'ndan rızık talep etmek için, denizde ticaret yapıp kazanç sağlamak ve başka şeyleri de elde etmek beklentisiyle gemileri sizin için denizde yüzdüren şüphesiz Yüce Allah'tır. O, size karşı çok merhametlidir. Zira bu araçları size vesile kılan da O'dur.","-Ey müşrikler!- Denizde başınıza bir felaket, bir aksilik geldiğinde ve helak olmaktan korktuğunuz zaman, Allah'tan başka ibadet ettikleriniz hatırınızdan kaybolurlar. O vakit sadece Allah'ı hatırlar ve yalnız O'ndan yardım istersiniz. Yüce Allah size yardım ederek, korktuğunuz şeyden sizleri emin kılar. Tehlikeli durumdan kurtarır ve ardından karaya çıkarır. Ama siz O'nu birlemek ve O'na dua etmekten yüz çevirir tekrar putlarınıza ibadet etmeye geri dönersiniz. Zaten insan, Allah'ın nimetlerine karşı çok nankördür.","-Ey müşrikler!- Sizi kara tarafına doğru kurtardığında (sizi karaya çıkardığında) sizi yerin dibine batırmayacağından yahut gökten Lût kavmine yaptığı gibi başlarınızın üzerine taş yağdırmasından emin misiniz? Sonra sizi bu felakette helak olmaktan koruyacak bir koruyucu ve de yardım edecek bir yardımcı da bulamazsınız.","Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece sizi, önceden felaketten kurtarmasından sonra Allah'ın nimetine karşı nankörlük etmeniz sebebiyle sizi suda boğmayacağından emin misiniz? Sonra da bize karşı, sizin öcünüzü alacak bir yardımcı da bulamazsınız.","Gerçekten biz, Âdemoğullarına akıl nimetini vererek, melekleri babaları Âdem'e secde ettirerek ve başka üstünlükler bahşederek şerefli ve değerli kıldık. Onları karada taşıyacak binekler ve hayvanlar, denizde de gemileri emirlerine verdik. Onları temiz yiyecek, içecek, karşı cinsleriyle evlenmek ve benzeri nimetlerle rızıklandırdık. Allah'ın onlara verdiği nimetlerine şükretmeleri için onları (diğer) yarattıklarımızın birçoğundan tam manasıyla üstün kıldık.","-Ey Resul!- Her insan topluluğunu dünyada kendilerine uymuş oldukları önderleriyle birlikte çağıracağımız o günü hatırla. Kimlerin amel defteri sağından verilirse; işte onlar kitaplarını sevinerek okurlar. Ecri küçük olması bakımından hurma çekirdeğinin üzerindeki iplikçik kadar bile küçük olsa onların ecirlerinden hiçbir şey eksiltilmez.","Hakkı reddedip, boyun eğmeyen kimsenin kalbi bu dünyada kördür. Ahirette ise bu körlük daha büyük olacaktır. Bu kimse cennetin yolunu bulamaz ve hidayet yolunu da şaşırmıştır. Yapılan her amele kendi türünden karşılık verilecektir.","-Ey Resul!- Müşrikler, sana vahyettiğimiz Kur'an'dan başka hevâlarına uyan bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için neredeyse seni, vahyettiğimizden saptıracaklardı. İşte o zaman seni candan dost kabul edeceklerdi.","Eğer sana hak üzerine sağlam durman için sebat ihsan etmemiş olsaydık, neredeyse onlara biraz meyledecektin. Aldatmada kuvvetli oluşları, sinsilikteki şiddetleri ve senin onların iman ederler diye aşırı hırsın sebebiyle, sana bulundukları öneriye muvafakat edecektin. Fakat biz senin onlara meyletmeni engelleyip seni koruduk.","Şayet sana önerileri sebebiyle onlara meyletmiş olsaydın, o takdirde sana dünya hayatında ve ahirette kat kat azap tattırırdık. Sonra sen, seni bize karşı müdafaa edecek bir savunucu ve bir yardımcı da bulamazdın.","Kâfirler, Mekke'den çıkarmak için sana karşı olan düşmanlıklarıyla neredeyse seni tedirgin edeceklerdi. Fakat Rabbinin hicret etme emri gelene kadar Yüce Allah onların seni çıkarmalarını engelledi. Sonra sen hicret edebildin. Eğer seni çıkarmış olsalardı, onlar da senin ardından orada ancak az bir zaman kalabilirlerdi.","Müşriklerin seni Mekke'den çıkardıktan sonra orada çok az kalacak olabilmeleri Yüce Allah'ın senden önce gönderilen ve kavimleri tarafından şehirlerinden çıkarılan resuller hakkındaki değişmeyen genel kaidesidir. Yani hangi resulü, kavmi aralarından çıkarıp kovmuşlar ise Allah onlara azap indirmiştir. -Ey Resul!- Bu konuyla ilgili sünnetimizde hiçbir değişiklik bulamazsın. Aksine bu sünnetimizi sabit hiç değişmeyen bir kural olarak görürsün.","Namazı vaktinde tam olarak güneşin göğün ortasından döndüğü zaman (yani zeval vaktinden itibaren) kılarak eda et. Bu öğle ve ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kapsamaktadır. Sabah namazını kıl ve onda kıraati uzun oku. Çünkü gece melekleriyle gündüz melekleri sabah namazında hazır bulunurlar.","-Ey Resul!- Gecenin bir kısmında uykudan kalk da sana mahsus dereceni yükselten bir namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni kıyamet gününde insanların çok korkunç sıkıntılar çektikleri o günde insanlara şefaatçi olarak diriltir. Ve öncekilerin ve sonrakilerin övdüğü büyük şefaat makamı senin için olur.","-Ey Resul!- De ki: Rabbim! Benim bütün gireceğim ve çıkacağım yerlerin hepsini senin taatin ve rızan üzerine olan yerler kıl. Bana katından düşmanıma karşı yardım edici apaçık bir delil ver.","-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: İslam geldi ve Allah'ın vadettiği zaferi gerçekleşti, şirk ve küfür de yok oldu gitti. Zaten batıl yok olup dağılır ve hakkın karşısında da devamlı kalamaz.","Biz, kalpler cehaletten, küfürden, şüpheden kurtulsun diye Kur'an'dan şifa indirdik. Rukye yapıldığında o bedenler için şifadır. Onunla amel eden Müminler için şifadır. Bu Kur'an kâfirlerin ancak helakını arttırır. Çünkü onu duymaları onları öfkelendirip kızdırıyor, yalanlamalarını ve yüz çevirmelerini arttırıyor.","İnsana sağlık ve zenginlik nimeti verdiğimiz zaman kibirlenerek Allah'a şükretmekten, itaat etmekten yüzünü çevirir ve uzaklaşır. Onun başına bir hastalık veya fakirlik veya benzeri durumlar geldiğinde de Allah'ın rahmetinden şiddetli bir şekilde ümitsizliğe düşer.","-Ey Resul!- De ki: Her insan kendisinin hidayet ve sapıklıktaki mizaç ve meşrebine uygun amel işler. Rabbiniz kimin hakka ileten en doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.","-Ey Resul- Ehlikitabın kâfirleri sana ruhun hakikatinden soruyorlar. Onlara de ki: Ruhun hakikatini Allah'tan başka hiç kimse bilemez. Siz ve sizin gibi tüm yaratılmışlara, bütün noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın ilmi yanında ancak az bir ilim verilmiştir.","-Ey Resul!- Allah'a yemin olsun ki, sana indirdiğimiz vahyi göğüslerden ve yazılı olduğu kitaplardan silip yok etmeyi dileseydik onu ortadan kaldırırdık. Sonra da bu durumda sana yardımcı olacak ve onu tekrar geri döndürecek birini de bulamazdın.","Rabbin sana rahmet ederek vahyetmiş olduğu Kur'an'ı çekip almadı. Muhakkak biz onu tarafımızdan korunmuş olarak bıraktık. Kesinlikle Rabbinin sana olan lütfu büyüktür. Seni bir resul olarak gönderdi, son peygamber olarak görevlendirdi ve sana Kur'an'ı indirdi.","-Ey Resul!- De ki: Şayet insanların ve cinlerin hepsi senin üzerine indirilmiş bu Kur'an'ın belagati, güzel nazmı, fasih sözlü olması bakımından bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine yardım etseler, asla onun bir benzerini getiremezler.","Biz, bu Kur'an'da iman etmelerini ümit ederek ders alınan öğütleri, ibretleri, emirleri, yasakları ve kıssaları çeşitlendirdik. Yine de insanların çoğu bu Kur'an'ı inkâr ederek ve reddederek iman etmediler.","Müşrikler şöyle dediler: Bize Mekke'nin toprağından suyu hiç tükenip kurumayan bir su pınarı fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyeceğiz.","Veya senin hurma ve üzüm ağaçları olan bir bahçen olmalı. Öyle ki, içinden gürül gürül ırmaklar akmalıdır.","-Söylediğin gibi- göğü üzerimize parça parça azap olarak düşürürsün. Yahut da iddia ettiğinin gerçek olduğuna açıkça şahitlik etmeleri için Allah'ı ve melekleri getirirsin.","Yahut da altın ile veya başka bir ziynetle süslenip yaldızlanmış bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın. Göğe çıktığında Allah'ın göndermiş olduğu resulü olduğuna dair Allah katından bizim okuyacağımız yazılı bir kitap ile inmedikçe sana asla inanmayacağız. -Ey Resul!- Onlara de ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece diğer resuller gibi beşer bir resulüm, bir şey getirmeye gücüm yoktur. Sizin bana önerdiğiniz şeyi nasıl getirebilirim?","Kâfirlerin, Allah'a ve resulüne iman etmelerine ve resulün getirdiğiyle amel etmelerine engel olan sadece kendilerine gönderilen resulün beşer cinsinden olmasıdır. Bunun üzerine inkâr ederek şöyle dediler: \"Allah, bize resul olarak bir insan mı gönderdi?\"","-Ey Resul!- Onlara cevap olarak de ki: Eğer yeryüzünde rahat huzurlu sizin gibi meskenlerinde oturan, dolaşan melekler olsaydı; o zaman hem cinslerinden meleklerden bir resul gönderilirdi. Çünkü ancak o zaman gönderilmiş olduğu şeyi onlara anlatabilirdi. (Eğer yeryüzünde melekler olsaydı) Onlara beşer cinsinden bir resul göndermemiz hikmetten uzak bir davranış olurdu. Sizin de durumunuz böyledir.","-Ey Resul!- De ki: Benim size bildirmek için gönderildiğim şeyi tebliğ ettiğime ve size resul olarak gönderildiğime dair benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O, kullarının bütün hallerini kuşatmıştır ve o hallerden herhangi bir şey O'na gizli kalmaz. Onların nefislerinin bütün gizli hallerini bilip görendir.","Yüce Allah kimi hidayete ermeye muvaffak kılarsa, işte o gerçekten hidayete ermiş olandır. -Ey Resul!- Kimi de hidayete ermekten geri bırakırsa ve saptırırsa onları hakka yönlendirecek, onların üzerinden zararı kaldıracak ve onlara faydalı olanı elde ettirecek veliler bulamazsın. Kıyamet gününde onları yüzleri üstü süründürerek körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşredeceğiz. Onların varacağı ve kalacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ve alevi duruldukça, onlar için yeniden alevini artırırız.","İşte bu, onların resulümüze indirilmiş ayetlerimizi inkâr edip, kafir olmaları, ölümden sonra tekrar dirilmeyi imkânsız kabul etmeleri ve; \"Biz öldükten, çürümüş kemikler olduktan ve parçalar halinde ufalanıp toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?\" demeleri sebebiyle görecekleri cezalarıdır.","Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler, gökleri ve yeri çok büyük birer varlık olmalarına rağmen yaratan Allah'ın onların benzerini yaratmaya kadir olduğunu bilmiyorlar mı? Çok büyük bir varlığı yaratmaya kadir olan, daha küçük ve daha azını yaratmaya da kadirdir. Yüce Allah onlar için dünyada hayatlarının biteceği belli bir zaman tayin etmiştir. Hiç şüphe olmayan (ölümlerinden sonraki) dirilişleri için de belli bir zaman tayin etmiştir. Ölümden sonra dirilmeyi ispat eden delillerin ortaya çıkmasına rağmen müşrikler yeniden dirilişi inkâr etmeye devam ettiler.","-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Sizler Rabbimin hiç bitmeyen ve eksilmeyen rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakir olmamak için harcamaktan korkardınız. Mümin kimse hariç huyu ve karakterinden dolayı insan cimridir. Mümin ise Allah'ın sevabını umarak infak eder.","Biz Musa -aleyhisselam-'a, peygamber olduğuna şahitlik eden dokuz açık ve net delil verdik. Bu deliller şunlardır: Asa, el (elinin bembeyaz görünmesi), kıtlık, mahsullerin azalması, tufan, çekirge, ekin böceği/haşerat, kurbağa ve kan. Ey Resul! Yahudilere Musa onların geçmiş atalarına o mucizeleri getirdiğinde, Firavun ona şöyle demişti: -Ey Musa!- Senin bize olağanüstü şeyler getirmen sebebiyle ben öyle zannediyorum ki sen büyülenmiş bir kimsesin.''","Musa Firavun'a cevap olarak şöyle dedi: -Ey Firavun!- Sen de muhakkak biliyorsun ki, bu ayetleri kudretine ve resulünün sadık olduğuna delil olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Fakat sen bunları reddedip yalanladın. -Ey Firavun!- Ben de kesinlikle senin helak olup hüsrana uğrayacağını biliyorum.","Firavun Musa -aleyhisselam- ve kavmini Mısır'dan çıkararak cezalandırmak istedi. Biz de onu ve onunla beraber olan askerlerin hepsini suda boğarak helak ettik.","Firavun ve askerlerini helak ettikten sonra İsrailoğulları'na şöyle dedik: \"Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mümin, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım.\"","Biz bu Kur'an'ı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak ile indirdik. Ve (Kur'an) hiç değiştirilmeden ve tahrif edilip bozulmadan onun üzerine indi. -Ey Resul!- Biz seni ancak takva ehlini cennetle müjdeleyici, küfür ehlini ve asileri de cehennemle korkutucu olarak gönderdik.","Biz onu, bölümler halinde, kısım kısım acele etmeden, insanlara yavaş bir şekilde okuyasın diye indirdik. Çünkü bu şekilde indirilmesi, anlaşılması ve iyi düşünülmesi için daha uygundur. Onu olayların ve durumların oluşuna göre ayrı ayrı parça parça indirdik.","-Ey Resul!- De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; sizin iman etmeniz ona hiçbir şey katmaz. Küfür/inkâr etmeniz de ondan hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz, Kur'an'dan önce indirilen semavi kitapları okuyanlar vahyin ve peygamberliğin ne olduğunu bilenler, kendilerine, Kur'an okunduğu zaman Allah'a şükretmek için derhal yüzüstü secdeye kapanırlardı.","Onlar secde halinde şöyle derler: Rabbimiz vaadinden dönmekten münezzehtir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i peygamber olarak göndermeyi vadetmesi gerçekleşecektir. Rabbimizin bu konuda ve diğer konularda verdiği sözü şüphesiz gerçekleşir.","Allah korkusundan ağlayarak yüzüstü yere kapanıp Allah için secde ederler. Kurân'ı dinlemeleri ve onun ayetlerinin manalarını düşünmeleri Onların Yüce Allah için boyun eğmelerini ve O'ndan haşyet duymalarını artırır.","-Ey Resul!- Senin (ey Allah, ey Rahman) diyerek dua etmeni inkâr edenlere, şöyle de: Allah ve Rahman bütün noksanlıktan münezzeh olan Allah'ın iki ismidir. Bunlardan istediğinizle veya diğer güzel isimlerinden istediğinizle O'na dua edebilirsiniz. Allah Subhânehu ve Teâlâ'nın en güzel isimleri vardır. Bu iki isim onlardandır. Yüce Allah'a bu iki isim ile ya da diğer en güzel isimleriyle dua edin. Namazda sesini çok yükseltme ki müşrikler seni duymasın. Müminlerin duymayacağı kadar da kısık sesle okuma. Bu ikisinin arasında orta yolu tut.","-Ey Resul!- hamt, övgü çeşitlerinin hepsini hak eden ve çocuk edinmekten de münezzeh olan Yüce Allah içindir. O şirkten münezzehtir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Kendisine zül ve başkasına itaat etme isabet etmez. Kendisine yardım edene ve güç verecek olana ihtiyacı yoktur. O'nu en büyük yüceltmeyle yücelt. Sakın O'na mülkünde çocuk, ortak, yardım edici ve destekleyici isnat etme.","Kemâl ve celâl sıfatlarıyla, zahiri ve batini nimetler, kulu ve resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an'ı indiren Yüce Allah içindir. Bu Kur'an'da haktan hiçbir eğrilik ve sapma bulunmamaktadır.","Bilakis Yüce Allah; Kur'an'ı, içerisinde bir tezat ve herhangi bir tutarsızlık olmayan dosdoğru bir kitap kıldı. Ta ki; bu kitap kâfirleri Allah katında bekleyen kuvvetli bir azaptan korkutur, salih ameller işleyen Müminlere de onları sevindirecek ve hiç bir karşılığın kendisine erişemeyeceği, güzel mükâfatları haber verir.","Müminler kendilerine verilen sevabın/mükâfatın içinde ebedî kalacaklardır ve onlardan da hiç kesilmeyecektir.","Allah çocuk edindi diyen Yahudileri, Hristiyanları ve bazı müşrikleri korkutmaktadır.","Allah Teâlâ'nın bir çocuk edindiğini iddia eden iftiracıların bu meselede ilimleri ve delilleri yoktur. Onların taklit etmiş oldukları babalarının da bu konuda bir bilgileri yoktur. Ne olduğunu akıl edip idrak etmeden ağızlarından çıkan söz, çirkin (bir söz olarak) ne kadar da büyük bir sözdür. Onların söyledikleri aslı ve dayanağı olmayan yalan sözden başka bir şey değildir.","-Ey Resul!- Eğer onlar bu Kur'an'a iman etmeyecek olurlarsa neredeyse onlar için kendini üzüntü, gam ve kederden helak edeceksin. Sen asla üzülme. Onların hidayetinden sorumlu değilsin. Senin üzerine düşen sadece onlara hakkı tebliğ etmektir.","Biz yeryüzünde bulunan mahlukatı, onun için bir güzellik ve süs olarak yarattık ki, insanlardan hangisi Allah'ı razı eden daha güzel amel işleyecek ve hangisi daha kötü amel işleyecek bunu sınayalım. Bütün bunları da her kişiye işlemiş olduğu amelin karşılığını vermek için yaptık.","Biz yeryüzünde olan bütün mahlukatın hayatı sona erdikten sonra; onları üzerinde hiçbir ot bitmeyen çorak bir toprak haline getireceğiz. Bundan ibret alın.","-Ey Resul!- Sadece Ashâb-ı Kehf'in ve isimlerinin yazılı bulunduğu levhanın kıssasının şaşılacak ayetlerimizden olduğunu zannetme. Bilakis göklerin ve yerin yaratılışı gibi diğerleri daha çok şaşılacak şeylerdir.","-Ey Resul!- Dinleri için kaçıp mağaraya sığınan Mümin gençlerin dualarında şöyle dediklerini söyle: Rabbimiz bize katından rahmet vererek günahlarımızı bağışla. Ve bizi düşmanlarımızdan kurtar. Kâfirlerden (kaçarak) yaptığımız hicret ve iman edişimizde hak ve doğru yola ulaşmamız için bize hidayet ver.","Bunun üzerine biz onların (grup halinde dinleri adına toplumlarından ayrılarak) mağaraya sığınmalarından sonra bütün sesleri duymayacak şekilde kulaklarına perde çektik ve mağarada onları çok uzun seneler uyuttuk.","Sonra da, bunun bilgisini ortaya çıkararak birbirleriyle çekişen iki gruptan hangisinin mağarada (uykuda kalanların) uykuda kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını görmek için onları uzun uykularından uyandırdık.","-Ey Resul!- Biz onların başından geçen ve hakkında hiçbir şüphenin olmadığı doğru haberi anlatıp seni bu konuda bilgilendiriyoruz. Şüphesiz onlar Rablerine iman edip, O'na itaat ederek amel etmiş gençlerdir. Biz de onların hak üzerine sabit kalmalarını ve hidayetlerini arttırdık.","Allah'ın birliğine olan imanlarını kâfir kralın huzurunda ilan ettiklerinde biz o gençlerin kalplerini iman ile, iman üzerine sabit kalması ve vatanlarını terk etmeye karşı sabır göstermeleri için sağlamlaştırdık. Onlar o vakit kalkarak şöyle dediler: \"İman edip ibadet ettiğimiz Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'dan başka yalan yere ilah oldukları iddia edilenlere asla ibadet etmeyeceğiz. -Şayet O'ndan başkasına ibadet edersek- haktan uzak adaletsiz bir söz söylemiş oluruz.\"","Ondan sonra gençler birbirlerinin yüzlerine bakarak, şöyle dediler: Şu bizim kavmimiz Allah ile birlikte ibadet etmek için başka ilahlar edindiler. Aynı zamanda kendilerinin o ibadet ettikleri ilahlar hakkında herhangi bir açık delilleri de yoktur. Allah'a ortak koşma hususunda hiçbir kimse yalan uydurup iftira atandan daha zalim olamaz.","Siz toplumunuzdan uzaklaştınız. Onların Yüce Allah'tan başkasına ibadet ettiklerini terk ettiniz. Siz Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet etmediniz. Rabbiniz Allah -Subhânehu ve Teâlâ- dininizi yaşamanız için sizi düşmanlarınızdan koruyup himaye edecek rahmetini yayarak size verir. Hayatınızda faydalanasınız diye işinizi kolaylaştırır ve kavminizin arasında hayatınızı sürdürmenizin yerine size başka bir hayat verir.","Gençler mağaraya sığınarak, emrolundukları şeye uydular. Yüce Allah onları mağarada uyuttu ve kendilerini düşmanlarından korudu. -Ey onların haberlerini okuyan!- Güneş doğudan doğduğu zaman mağaranın sağ iç tarafına meylettiğini, batıdan battığı zaman da sol tarafından meyledip mağaraya isabet etmeden geçtiğini görürsün. Onlar kendilerine güneşin sıcaklığının zarar veremeyeceği bir gölgede idiler. Onlar mağaranın geniş yerinde bulunmakta ve ihtiyaç duydukları hava kendilerine kolayca ulaşmaktaydı. İşte onların mağaraya sığınmaları, orada uyutulmaları, Güneş ışıklarının onlara hiç değmeden meyletmesi, mağarada yattıkları yerin geniş olması ve onları kavimlerinden kurtarması, Allah Teâlâ'nın kudretine delalet eden kişileri şaşkınlığa düşüren işlerindendir. Yüce Allah kime hidayet ederse işte o gerçekten hidayete ulaşmıştır. Kimi de yardımsız bırakır ve saptırırsa, artık onun için doğru yolu gösterecek bir yardımcı ve dost bulamazsın. Çünkü hidayet Allah'ın elindedir, onun elinde değildir.","Ey (Ashâb-ı Kehf'in) haberlerini takip eden!- Onlar uykuda oldukları halde gözleri açık olduğundan dolayı sen onları uyanık sanırsın. Hâlbuki gerçek manada uykudadırlar. Onlar uyurken, toprağın cesetlerini çürütmemesi için biz onları bazen sağ taraflarına ve bazen sol taraflarına döndürüyorduk. Onlarla beraber olan köpekleri de mağaranın ağzında ayaklarını uzatmış yatmaktaydı. Eğer onların bu durumlarına muttali olup görseydin; onlardan korktuğundan dolayı yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.","Zikretmiş olduğumuz onlarla ilgili olan her şey bizim hayret verici mükemmel kudretimizin sonucunda olmuştur. Onları uzun bir zaman uyuttuktan sonra birbirlerine uyumuş oldukları müddeti sormaları için uyandırdık. Bazıları uyuma sürelerinin bir gün veya bir günün bir kısmı olduğuna kanaat getirip cevap verdi. Ne kadar uyuduklarını tam kestiremeyenler ise bu soruyu şöyle cevaplandırdı: \"Rabbiniz ne kadar uyuyarak kaldığınızı daha iyi bilir.\" Bunun ilmini Allah'a havale edin ve sizi ilgilendiren işinize geri dönün. Şimdi sizden birini şu gümüş paranızla bilinen şehrinize gönderin. O da yiyecek satanların hangisinin daha helal yiyeceği ve daha helal kazancı var ise ondan size azık getirsin. Şehre girişinde ve çıkışında çok dikkatli olsun, ayrıca insanlarla muamelesinde çok akıllı davransın, sonucunda büyük zararlara sebep olacak hallerden uzak dursun ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.","Zira kavminiz sizin hakkınızda haber alıp yerinizi öğrenirler ise, sizi ya taşlayarak öldürürler yahut Allah'ın sizi hak dine hidayet etmeden önceki sapık dinlerine geri döndürürler. Bu sapık din sizin de eskiden tabi olduğunuz bir dindi. Eğer o sapık dine dönerseniz, ne dünya hayatında ve ne de ahiret hayatında asla kurtuluşa eremezsiniz. Bilakis bunun hepsi Allah'ın hidayet ettiği hak dini terk etmeniz ve o sapık dine dönmeniz sebebiyle olur.","Ve onları uzun yıllar boyunca uyutup sonra da uyandırarak kudretimizi gösteren harikulade işleri onlara (Ashâb-ı Kehf) yaptığımız gibi, onları hemşehrilerine de gösterdik ki, hemşehrileri Allah'ın, Müminlere olan yardım vaadinin ve yeniden diriliş vaadinin hak olduğunu bilsinler. Kıyamet mutlaka gerçektir, gelecektir. Bunda bir şüphe yoktur. Ashâb-ı Kehf'in gizli durumları ortaya çıktıktan sonra onlar yaşamlarına devam edip ardından öldüler. Onların bu durumuna şahit olanlar haklarında ne yapacakları hususunda ihtilafa düştüler. İnsanlardan bir grup onları korumak ve himaye etmek için mağaralarının kapısına bir duvarın örülmesini istediler. Rableri onların halini daha iyi bilir. Bu halleri Rablerinin katında onlara ait bir hususiyetin olduğunu gösterir. Nüfuz ve otorite sahiplerinden ilimsiz olup, sahih bir davetleri bulunmayanlar, Ashâb-ı Kehf'e değer vermek ve onlara ait yerlerin hatırlanması adına orada ibadet maksadıyla bir mescit bina edelim dediler.","Ashâb-ı Kehf kıssası hakkında münakaşaya dalanlardan bazıları diyecekler ki: \"Onlar üç kişi idiler; dördüncüleri köpekleridir.\" Bazıları da diyecekler ki: \"Beş kişidir; altıncıları köpekleridir.\" Her iki grup ne demiş ise, delilsiz bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektedirler. Bazıları da şöyle dediler: \"Yedi kişidir; sekizincileri köpekleridir.\" -Ey Resul!- De ki: Rabbim onların sayılarını daha iyi bilir. Rabbimin bildirdiği hariç onların sayılarını bilen çok azdır. Onların ne sayıları ve ne de başka halleri hakkında; ne ehlikitap ile ve ne de başkaları ile ancak açık bir şekilde ve içinde derin bir mücadele olmayacak şekilde tartış. Sadece onların hakkında sana indirilen vahiy ile yetinmen yeter. Ve hiç kimseye Ashâb-ı Kehf'in durumuyla ilgili ayrıntılı sorular da sorma. Çünkü onlar bu kıssa hakkında bilgiye sahiptirler.","-Ey Peygamber!- Yarın yapacağın bir şey için \"Ben bu şeyi yarın muhakkak yapacağım.\" deme! Çünkü sen yarın onu yapabilecek misin yoksa senin ile yapmak istediğin şeyin arasında bir engel çıkar mı? bunu tam olarak bilemezsin. Bu ayet her Müslüman için bir talimat/direktiftir.","Ancak o yapacağın şeyi Allah'ın dilemesine bağlayarak şöyle demelisin: -İnşallah- Yarın yapacağım. Ve bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve şöyle de: \"Umarım Rabbim beni, hidayet ve muvaffakiyet bakımından bundan daha yakın olana irşat eder.\"","Ashâb-ı Kehf mağaralarında üç yüz dokuz sene kaldılar.","-Ey Resul!- De ki: Ashâb-ı Kehf'in mağaralarında ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Yüce Allah bizlere mağarada kaldıkları müddeti bildirdi. Bundan sonra bunun hakkında hiçbir kimse Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın söylediklerinin üzerine herhangi bir söz söyleme hakkına sahip değildir. Çünkü göklerde ve yerde gayb aleminde bulunanların yaratılması ve bilgisi O'na aittir. O ne güzel görür ve her şeyi görmektedir. Ne güzel işitir ve her şeyi işitmektedir. İnsanlar için O'ndan başka yakın bir dost ve yardımcı da yoktur. O hükmünde hiçbir kimseyi ortak etmez. O hükmünde tek başına münferittir.","-Ey Resul!- Allah'ın sana Kur'an'dan vahyettiğini oku ve onunla amel et. Onun sözlerini değiştirecek hiç kimse yoktur. Çünkü hepsi doğrudur, hakikattir, hepsi adalettir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dan başka sığınacağın bir sığınak, korunacağın bir koruyucu da yoktur.","Kendini sabah, akşam rızasını isteyerek Rablerine ibadet duası ve istek duası edenlerle birlikte devamlı ve beraber kıl. Zenginlik ve yüksek konumlu olanlarla oturmak için, gözünü Allah'a itaat edenlerden çevirip uzak etme. Kalbini mühürleyerek bizim zikrimizden gafil kıldığımız ve sana fakirleri, meclisinden uzaklaştırmanı emreden, kendi nefsinin arzuladıklarını Rabbinin taatine tercih eden ve bütün işleri zarar ve ziyan olan kimseye de itaat etme.","-Ey Resul!- Kalplerinin gafletinden dolayı Allah'ın zikrinden yüz çeviren kimselere de ki: Size getirmiş olduklarım, hakkın ta kendisidir. Aynı zamanda bunların tümü benim değil, Allah'ın katındandır. Benden Müminleri kovmamı talep etmenize de icabet etmeyeceğim. Sizden kim bu hakka iman etmek istiyorsa iman etsin. Zira o buna karşılık kendisine verilen mükâfat ile sevinecektir. Sizden kim kâfir olmak istiyorsa kâfir olsun. Bu kimse küfrüne karşılık kendisini bekleyen azap ile kötü günler geçirecektir. Kendi tercihleriyle küfrü seçen zalimlere öyle büyük bir ateş hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Ondan kaçmaya güç yetiremezler. Şiddetli susuzluktan dolayı yardım istediklerinde yardımlarına kaynar ve bulanık yağ gibi olan su karşılık verilir. Bu kaynar su onların yüzlerini haşlayacaktır. Kendilerine içirilen bu içecek ne kötü bir içecektir. Onların susuzluklarını gideremediği gibi, bilakis arttırır. Yüzlerini ve derilerini yakan alevleri de söndürmez. cehennem, kalınan ne kötü bir yer, ikamet edecekleri ne kötü bir konaktır.","Şüphesiz Yüce Allah'a iman edip salih ameller işleyenler, amellerini güzel bir şekilde eda ettiklerinde onlar için büyük sevaplar vardır. Muhakkak ki kim güzel amel işlerse, biz onun ecrini zayi etmeyiz. Bilakis ecirlerini tam ve eksiksiz olarak veririz.","İman ederek, salih amelleri işlemekle vasıflanan o kimseler için oturacakları cennetler vardır. O cennetlerde ebedî olarak ikamet edeceklerdir. Saraylarının altından suyu pek tatlı olan cennet nehirleri akar. Onlar cennetlerde, altın bileziklerle süslenir ve ipekten ince ve kalın elbiseler giyerler. Üstleri süslü örtülerle örtülmüş kanepelerin üzerine otururlar. Kazandıkları sevapları ne güzel sevaptır. Makam edinip içinde ikamet ettikleri cennet ne güzeldir.","-Ey Rasûl!- Onlara kâfir ve Mümin olan şu iki adamı örnek ver. O iki adamdan kâfir olana iki üzüm bahçesi vermiştik. İki bahçenin çevresini de hurma ağaçlarıyla çevirdik. Bu iki bahçenin aralarındaki alanda da ekinler bitirmiştik.","Her iki bahçe de hurma, üzüm meyvelerini ve ürünlerini hiçbir şeyi eksik bırakmadan tam bir şekilde vermişlerdi. İkisinin kolayca sulanması için aralarında bir de nehir akıtmıştık.","İki bahçenin sahibi olan kimsenin, bu iki bahçeden başka ürünleri ve gelirleri de vardı. Bundan dolayı Mümin olan arkadaşını etkilemek için gururlu ve kibirli halde şöyle dedi: Mal yönünden senden daha zenginim, insan sayısı olarak senden üstünüm ve aşiret olarak da senden daha kuvvetliyim.","Bu kâfir kişi, Mümin olan kimseyle birlikte bahçesini ona göstermek için kendisine küfür ve beğenmişlik ile zulmederek oraya geldi. Kâfir şöyle dedi: Ben kalıcı olmasını sağlayacak araçlar edindim, görmüş olduğun bu bahçenin yok olacağını zannetmiyorum.","Kıyametin kopacağını da hiç zannetmiyorum. Bununla beraber hayat devam ediyor. Kıyametin koptuğunu var sayarsak, öldükten sonra tekrar dirildiğimde ve Rabbime geri döndürüldüğümde, tekrar diriltildikten sonra döneceğim yer olarak ben bu bahçemden daha güzelini bulacağım. Dünyada zengin olmam, ölümden sonra dirildiğim zaman da zengin olmamı gerektirir.","Kendisiyle konuşan Mümin kimse ise, ona sözünü tekrar ederek şöyle dedi: \"Baban Âdem'i topraktan yaratan, sonra seni meniden yaratan, sonra da olgun erkek bir insan haline getiren, bütün azalarını dengeli ve mükemmel olarak yaratan Rabbine iman etmede küfür mü ediyorsun? Şüphesiz bunların hepsini eksiksiz olarak yapmaya gücü yetenin, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.","Ama ben senin dediğin gibi değil de, şöyle derim: O Allah -Subhânehu ve Teâlâ- nimetleriyle bizlere lütfeden Rabbimdir ve ben Rabbime ibadette hiç kimseyi O’na ortak koşmam.","Bahçene girdiğin zaman şöyle söylemen gerekmez miydi?: \"Mâşallah, bu Yüce Allah'ın dilemesiyle olmuştur, kuvvet yalnız Allah'a mahsustur.\" Çünkü hiçbir kimsenin kuvveti yoktur, kuvvet sadece Allah'ındır. O dilediğini yapan, O kuvvetli olandır. Eğer malca ve evlatça beni kendinden daha fakir görüyorsan bile (böyle demeliydin).","Allah Teâlâ'nın bana, senin bahçenden daha iyisini vereceğini ve seninkine gökten felaket gönderip, bahçeyi üzerinde hiç ot bitmeyen çorak bir hale getirerek, kaygan ve düz bir hale geleceğini düşünmekteyim.","Yahut da suyu yerin dibine çekilir de ona hiç bir şekilde ulaşamazsın. Bahçenin suyu gittikten sonra artık o bahçe kalmaz.","İşin sonunda Mümin kimsenin gelmesini tahmin ettiği ceza gerçekleşti ve kâfir kişinin bahçesindeki bütün mahsul yerle bir oldu. Kâfir olan kişi bahçenin verimli ve düzgün olması için yaptığı tüm harcama ve masrafların yok olmasından dolayı son derece pişmanlık ve üzüntü içine düşerek, ellerini ovuşturup oracıkta kaldı. Bağın çardaklarını çökmüş, üzüm bağlarının dallarını yere serilmiş vaziyette görünce şöyle dedi: \"Ah keşke yalnız Rabbime iman edip hiçbir kimseyi ibadette O'na ortak koşmasaydım.''","Bu kâfirin başına gelen cezayı durdurup engel olacak bir topluluk da yoktu. Hâlbuki kendisi cemaatinin çokluğu ile iftihar ediyordu. Allah Teâlâ'nın ona ait bahçeyi helak etmesinden kurtarması imkansızdı.","İşte bu makamda yardım etmek yalnız Allah'a aittir. O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Mümin olan veli kullarına sevap verme bakımından çok hayırlıdır. Yüce Allah bu kulları için sevabı kat kat verir ve en güzel akıbeti hazırlar.","-Ey Resul!- Dünya hayatına aldanmış olanlara bir örnek ver. Dünyanın benzeri çabucak yok olup kaybolma bakımından gökten indirdiğimiz yağmur suyu misalidir. Bu suyla yeryüzündeki bitkiler biter, olgunlaşır ve hasat vakti gelir. Sonra bu bitkiler kurur, parçalanmış çer çöpe döner ve rüzgârlar onu başka yerlere savurur ve böylece yer ilk haline döner. Allah, her şeye muktedirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. İstediğine hayat verir ve istediğini de helak edip yok eder.","Mal ve oğullar, insanın dünya hayatındaki süsüdür. Malın ahirette insan için hiçbir faydası yoktur. Ancak bu mallar Allah'ı razı eden amellerde harcanırsa faydası olur. Allah katında razı olunan sözler ve ameller ise sevap bakımından dünyada bulunan bütün süslerden ve insanın umduklarından daha hayırlıdır. Çünkü dünyanın süsü fanidir, Allah katında razı olunan amellerin ve sözlerin sevabı ise bakidir.","Dağları yerlerinden yok ettiğimiz günü hatırla. Üzerinde bulunan dağları, ağaçları ve binaları tamamen yok edip yeryüzünü dümdüz görürsün. Gelmiş geçmiş bütün yaratılmışları haşrederiz; tek birini bile terk etmeden mutlaka diriltiriz.","İnsanlar Rabblerine saf halinde arz olunurlar. Yüce Allah onları hesaba çeker ve onlara şöyle denili: \"İlk defa sizi yarattığımız gibi bize tek başlarınıza, yalın ayak ve sünnetsiz geldiniz. Bilakis siz tekrar diriltilmeyeceğinizi iddia etmiştiniz. Şüphesiz bizim sizin yapmış olduğunuz iyilik ve kötülüklere karşılık vermeyeceğimizi, amellerinize karşılık hesap sormak için bir zaman ve mekân tayin etmeyeceğimizi zannediyordunuz.\"","Amel defteri ortaya konulduğunda kimisi onu sağında kimisi de solundan alır. -Ey İnsan!- Kâfirlerin, bunun içerisinde yazılı olandan korktuklarını görürsün. Çünkü önceden yapmış oldukları küfür ve isyanlarını bilmektedirler. Onlar şöyle derler: \"Vay halimize ve başımıza gelen musibete! Ne oluyor bu kitaba? Yapmış olduğumuz amellerimizden küçük büyük hiçbir şey bırakmayarak hepsini sayıp dökmüş!\" Onlar dünya hayatında yapmış oldukları tüm günahları sabit ve yazılı olarak bulurlar. -Ey Resul!- Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez. Hiçbir kimseyi günahsız cezalandırmaz. Kendisine itaat etmiş kimsenin yapmış olduğu itaatin ecrinden hiçbir şey eksiltmez.","-Ey Resul!- Meleklere: \"Âdem'e secde edin!\" dediğimizde, hemen meleklerin hepsi Rablerinin emrine uyarak selamlama secdesi yaptılar. Ancak İblis secde etmedi. O İblis cinlerdendi, meleklerden değildi. Secde etmeye karşı kibirlendi ve Rabbine itaat etme emrinin dışına çıktı. -Ey insanlar!- Şimdi beni bırakıp da onu ve soyunu size düşman olmalarına rağmen dost mu ediniyorsunuz? Düşmanlarınızı kendinize nasıl dost ediniyorsunuz? Allah Teâlâ'nın dostluğu yerine şeytanı kendilerine dost edinen zalimlerin yaptıkları ne kötüdür ve ne çirkin bir iştir?","Benden başka dost edindikleriniz, onlar sizin gibi kullardır. Oysa ben, gökleri ve yeri yarattığım zaman onları şahit tutmadım. Bilakis onlar hiç mevcut değillerdi. Ben yaratırken hiçbir yaratılmışı diğerine şahit tutmadan yarattım. Yaratmada ve tasarruf etme hususunda ben tekim. Sapıklığa götüren insan ve cin şeytanlarından yardımcı edinecek değilim. Ben yardımcılara da muhtaç değilim.","-Ey Resul!- Kıyamet gününde Yüce Allah kendisine dünyada ortakları olduğunu iddia edenlere der ki: \"(Ey kâfirler!) Ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi belki size yardımcı olurlar, onları çağırın.\" Fakat onların çağrısına cevap veremezler ve onlara yardım da edemezler. Biz ibadet edenler ile ibadet edilenlerin arasında beraberce içinde helak olacakları bir çukur koyarız. O da cehennem ateşidir.","Müşrikler ateşi görünce, ona düşeceklerine kesin olarak anlarlar. Fakat ondan kaçacak bir yer de bulamazlar.","Biz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an'da insanların hatırlamaları ve öğüt almaları için çok çeşitli örnekler verdik. İnsanlardan haksız yere tartışmaya en çok düşkün olanları -özellikle kâfirlerdir-.","Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden getirdiğine iman etmek ile inat eden kâfirlerin arasına perde olan ve Yüce Allah'tan günahları için mağfiret dilemelerine mani olan şey yapılan açıklamanın eksikliği değildir. Kur'an'da bu hususta onlar için bir çok örnekler verildi. Onlara apaçık deliller ile açıklandı. Onların iman etmelerine mani olan -inatla- kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetlerin başına gelen azabın kendilerine de gelmesini ve vadedildikleri azabı da gözleriyle görmek istemeleridir.","Gönderdiğimiz resullerimizi, ancak iman ve taat ehline müjdeci, kâfirlere ve isyankârlara karşı korkutucu olarak göndeririz. Resullerin, kalpler üzerinde onları hidayete taşıyacak hükümranlıkları yoktur. Kendilerine takdim edilen delillerin apaçık olmasına rağmen Allah'a küfredenler sürekli mücadele ederler. Batıllarıyla Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen hakkı yok etmek için mücadele ederler. Kur'an'ı ve kendilerine yapılan uyarıları gülünecek bir şey ve alay konusu yaparlar.","Rabbinin ayetleriyle nasihat edilip onlardaki azap tehdidini önemsemeyen ve o (ayetlerde) zikredilenler ile nasihat almaktan yüz çeviren, dünya hayatında işlemiş olduğu küfürleri, isyanları unutup tövbe etmeyen kimseden daha zalim kim olabilir? Biz bu ve bunun özelliklerinde olan kimselerin kalplerine, Kur'an'ı anlamalarını engelleyen örtüler ve kulaklarına da ağırlık koymuşuzdur. Bu sebeptendir ki, Kur'an'ı kabul etmek için dinlemezler. Onları iman etmeye davet etsen bile kalplerinin üzerindeki örtüler ve kulaklarında bulunan ağırlık olduğu müddetçe senin onları davet ettiğine asla iman etmezler.","Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisini yalanlayanların başına bir an önce azabın gelmesini istememesi için, Allah Teâlâ ona şöyle buyurdu: -Ey Rasûl!- Rabbin, tevbe eden kullarının günahlarını bağışlar. O rahmeti her şeyden geniş olandır. Kendisine isyan eden kulların tevbe etmelerini ümit ederek onlara mühlet vermesi de rahmetindendir. Eğer Allah Teâlâ, kendisinin emirlerinden yüz çevirenleri cezalandırmayı dileseydi onları dünya hayatında cezalandırırdı. Fakat O Halim'dir, Rahim'dir, tevbe etmeleri için onlardan azabı erteler. Bilakis küfürlerine ve haktan uzaklaşmalarına karşılık onlar için belirlenmiş bir mekân ve zaman vardır. Eğer bu yaptıklarından tevbe etmezlerse Allah'tan başka sığınılacak bir yer bulamayacaklardır.","İşte size yakın olan şu kâfir ülkeler; Hûd kavmi, Salih kavmi ve Şuayb kavminin ülkeleri gibileri kendilerine küfrederek ve isyan ederek zulmettiklerinde helak ettik. Onların helak olmaları için belli bir vakit kıldık.","-Ey Resul!- De ki: Musa -aleyhisselam- hizmetçisi Yûşâ b. Nûn'a şöyle demişti: \"İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar yürümeye devam edeceğim veya salih kulla buluşuncaya kadar uzun zaman yürüyeceğim ve ondan ilim öğreneceğim.''","Yürümeye devam ettiler. İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında kendilerine azık olarak almış oldukları balıklarını unuttular. Allah Teâlâ balığı diriltti ve ardından balık denizde suyun kapatmadığı tünel gibi bir yerden yol bulup gitti.","O yeri geçtikleri zaman Musa -aleyhisselam- hizmetçisine şöyle dedi: Kahvaltı yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzda çok aşırı yorulduk.","Genç de ona şöyle demişti: Gördün mü? Kayaya sığınınca ben sana balık ile ilgili neler olduğunu söylemeyi unuttum. Onu hatırlamamı unutturan da şeytandan başkası değildir. Kesinlikle balık dirildi ve şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.","Musa -aleyhisselam- hizmetçisine demişti ki: İşte bizim istediğimiz buydu ve salih adam ile buluşacağımızın alameti o yerdi. Bunun üzerine kaybolmamak için aynı yoldan kayaya varıncaya kadar kendi ayak izlerini takip ettiler. Oradan da balığın denize girdiği yere geri döndüler.","Balığı kaybettikleri yere vardıklarında, orada salih kullarımızdan bir kul buldular (o Hızır -aleyhisselam-)'dır. Kendisine katımızdan rahmet verdik ve ona tarafımızdan insanların bilmediği bir ilim öğrettik. O da bu kıssanın ihtiva ettiği konudur.","Musa ona tevazuyla ve nezaketle şöyle demişti: Yüce Allah'ın sana öğrettiği ki, o hakka erdiren ilimdir. O ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?","Hızır Musa'ya demişti ki: Şu bir gerçektir ki, sen benim ilmimden göreceklerine asla sabredemezsin. Çünkü bendeki ilim, senin yanındaki ilimle denk değildir.","İç yüzünü ve doğruluğunu bilemediğin fiilleri gördüğünde nasıl sabredersin? Çünkü sen onlar hakkında kendi ilminin ulaştığı kadarıyla hükmedersin.","Musa Hızır'a şöyle demişti: Beni senden gördüğüm işlere karşı sabreden ve sana itaat etmeye devam eden bir kimse olarak bulacaksın. Bana emrettiğin herhangi bir şeye karşı gelmeyeceğim.","Hızır Musa'ya şöyle dedi: Eğer bana tabi olacaksan, benim yaptığıma şahit olduğunda ilk önce ben o işi yapma sebebini açıklayana kadar bana o şey hakkında bir şey sorma.","Musa ve Hızır bunun üzerine görüş birliğine vardıktan sonra bir gemi bulana kadar deniz kenarına doğru yola koyuldular. Hızır'ın saygınlığından dolayı ücret ödemeden gemiye bindiler. Hızır geminin bir tahtasını yerinden çıkararak deldi. Bunun üzerine Musa sabretmeden Hızır'a dedi ki: \"Sen bunu, bizi ücretsiz taşıyan gemiyi ve içindeki yolcuları batırmak için mi yaptın? Kesinlikle sen büyük bir iş yaptın.\"","Hızır Musa'ya şöyle dedi: \"Ben sana benim yaptıklarımı gördüğün zaman sabretmeye tahammül edemezsin demedim mi?\"","Musa -aleyhisselam- Hızır'a şöyle dedi: Unutarak sana vermiş olduğum sözümü yerine getiremediğimden dolayı beni sorgulama! Sana arkadaşlık/eşlik etmemde beni sıkıştırma ve bana güçlük çıkarma!","Gemiden indikten sonra, birlikte sahilde yürümeye başladılar. Hızır büluğa ermemiş erkek çocuklarla beraber oynayan bir erkek çocuk gördü ve onu öldürdü. Bunun üzerine Musa Hızır'a şöyle dedi: \"Günahsız, büluğa ermemiş tertemiz bir canı, bir can karşılığı olmadan mı öldürdün? Gerçekten sen çok kötü bir iş yaptın.\""]