["Sizden (Peygamber hanımlarından) kim, Allah'a ve resulüne itaat etmeye devam eder ve Allah katında razı olunan salih ameller işlerse; ona diğer kadınların sevabının iki katı sevap veririz ve onun için ahirette güzel bir ecir hazırlarız. Bu ecir cennettir.","Ey Nebi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımları! Sizler, fazilette ve şerefte diğer kadınlar gibi değilsiniz. Aksine sizler, eğer Allah'ın emirlerini yerine getirir, yasaklarından da sakınırsanız; fazilet ve şeref bakımından diğer hiçbir kadının ulaşamayacağı bir dereceye sahip olursunuz. Bundan dolayı yabancı olan erkeklerle konuşurken sözleriniz yumuşak ve sesiniz ince olmasın. Yoksa bundan dolayı kalbinde nifak ve haram arzular bulunan kimse size karşı kötü hisler besler. O halde sizler, şüphe uyandıracak ciddiyetsiz sözden uzak durup, gerektiği kadar konuşun.","Evlerinizde oturun, ihtiyaç dışında evlerinizden çıkmayın. Sakın İslam’dan önce kadınların, erkeklerin kendilerine meyletmeleri için yaptıkları gibi güzelliklerinizi ortaya çıkarıp, göstermeyin. Namazı en kamil şekilde kılın, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Ey Peygamber hanımları ve ey ehli beyt (ev halkı)! Allah, ancak kötülüğü ve eziyeti sizden gidermek ve sizin nefislerinizi güzel ahlak ile süsleyip ahlakın kötüsünden hiç leke kalmayacak tam bir şekilde arındırarak temizlemek istiyor.","Allah'ın resulüne indirilmiş olup, evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve O'nun resulünün temiz sünnetini anın. O sizlere karşı çok lütufkârdır. Çünkü sizleri, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in evlerine koyarak nimetlendirmiştir. O; sizlerden hakkıyla haberdardır. Çünkü O; sizleri Peygamberine eşler ve Müminlerin tamamının da anneleri olarak seçmiştir.","Allah'a boyun eğerek teslim olmuş erkekler ve kadınlar, Allah için doğru olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaat eden erkekler ve kadınlar, imanlarında ve sözlerinde sadık olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaatte, günahlara ve belalara (imtihanlara) karşı sabreden erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olarak sadaka veren erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olmak üzere oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini kendilerine bakmaları helal olmayan kimseler önünde açmadan gizleyerek, fuhuş ve zinaya götüren şeylerden uzaklaşarak koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, açıktan ve gizli olarak kalpleri ve dilleri ile Allah'ı çokça zikreden erkekler ve çokça zikreden kadınlar var ya; işte Allah, onlar için günahlarından bir bağışlanma ve kıyamet günü, büyük bir mükâfat hazırlamıştır ki, bu mükâfat Cennet'tir.","Allah ve resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, hiç bir Mümin erkek ve Mümin kadının o hükmün kabulü yahut reddedilmesi konusunda bir seçme hakkı yoktur. Kim, Allah'a ve resulüne isyan ederse, dosdoğru yoldan apaçık bir şekilde sapmış olur.","Ey Resul! Allah'ın kendisine İslam nimeti ile nimet verdiği, senin de azat edip özgürlüğüne kavuşturarak kendisine iyilikte bulunduğun kimse -ki o; Zeyd b. Hârise -radıyallahu anhumâ-'dır- eşi Zeyneb binti Cahş'ı boşaması hususunda sana danışmak için geldiğinde sen, ona emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan kork ve eşini yanında tut, onu boşama! diyor ve içindekini gizliyordun. Ey Resul! Allah, senin insanlardan gizleyip içinde tuttuğun Zeyd'in onu boşama işini ve sonra da senin onunla evlenmeni ortaya çıkaracaktır. Bu hususta asıl korkulmaya layık olan Allah'tır. Zeyd'in nefsi huzura erip de Zeyneb'i boşayıp ondan uzaklaşınca seni Zeynep ile evlendirdik ki, böylece evlatlık edinilmiş olan oğullarının boşadığı hanımları ile iddet müddetlerini bitirdikten sonra evlenmek Mümin erkeklere günah olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. O'nun emrinin yerine getirilmesine bir engel yoktur. Bunu O'ndan (Allah'tan) başkası engelleyemez.","Nebi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e evlatlık edinme yolu ile evlat edindiği oğlunun hanımı ile Allah’ın kendisine helal kıldığı şekilde nikâhlanmasında bir günah yahut bir sıkıntı yoktur. O, bu hususta kendisinden önceki peygamberlerin yoluna tabi olmaktadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hususta bu işi yapan ilk peygamber değildir. Allah’ın hakkında hüküm vermiş olduğu bu husus yani evliliğin tamamlanması ve evlatlığın iptal edilmesi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendi görüşü yahut seçimi değildir, kesinlikle gerçekleşecektir ve buna engel olacak hiçbir kimse yoktur.","İşte bu peygamberler; Allah'ın kendilerine indirdikleri risaletini ümmetlerine tebliğ ederler ve Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başkasından korkmazlar. Allah'ın kendilerine helal kıldığı şeyi yaptıklarında başkalarının dediklerine iltifat etmezler. Yaptıklarına karşılık olarak kullarını hesaba çekecek olan Allah hesap görücü olarak yeter. Eğer yaptıkları hayır ise hayır; şer ise şer olarak onlara yaptıklarının karşılığını verecektir.","Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, sizin adamlarınızdan hiç kimsenin babası değildir. O; Zeyd'in babası değildir. Eğer böyle olsaydı; o eşini boşadığında onun boşadığı eşi ile Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nikâhlanması haram olurdu. Fakat o, Allah'ın insanlara gönderdiği elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. O'ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","Ey Allah'a iman eden ve O'nun dini ile amel edenler! Allah'ı; kalpleriniz, dilleriniz ve diğer azalarınızla çokça zikredin.","Allah Teâlâ'yı, tesbîh (Subhânallah) ve tehlîl (Lâ ilâhe illallah) ile gündüzün başında ve sonunda bu iki sözün faziletine binaen tenzîh edin.","Sizi küfrün karanlıklarından imanın nûruna çıkarmak için Allah, sizlere merhamet etmekte, sizleri övmekte ve melekleri ise size dua etmektedir. Allah; Müminlere karşı çok merhametlidir. Eğer onlar; emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a itaat ederlerse; Allah, onlara azap etmez.","Müminlerin Rablerine kavuşacakları gün selamları, her türlü kötülükten uzak olan güven ve selamette olmaktır. Allah, onlara kendisine olan taatlerinden ve isyan etmekten uzak olmalarına karşılık çok değerli bir mükâfat hazırlamıştır ki o cennettir.","Ey Peygamber! Muhakkak ki biz, seni kendilerine gönderilmiş olan şeyi tebliğ etmen için insanlara karşı bir şahit, Allah'ın hazırlamış olduğu cennetleri Müminlere müjdeleyici ve Allah'ın kendileri için hazırlamış olduğu azabı ile kâfirleri korkutman için gönderdik.","Seni; Allah'ı birlemeye ve O'na taatte bulunmaya çağıran bir davetçi olarak gönderdik. Ve yine seni; hidayeti isteyen her kimsenin kendisi ile aydınlandığı nur saçan bir kandil olarak gönderdik.","Yüce Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel eden Müminleri, büyük bir lütufla müjdele! Bu lütuf, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın dünyada onlara yardım etmesi, ahirette de cennete sokmasıdır.","Allah'ın dininden alıkoymaya çağıran kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve onlardan yüz çevir. Umulur ki bu; onların senin getirdiklerine iman etmeleri için daha faydalı olur. Her işinde Allah'a güvenip dayan. Düşmanlarına karşı zafer kazanman Yüce Allah'a dayanman gereken işlerdendir. Kulların, dünya ve ahiret işlerinde kendisine itimat etmeleri için vekil olarak Allah yeter.","Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eğer Mümin kadınları nikahlar, sonra da onları kendilerine ilişmeden/cinsel ilişkiye girmeden önce boşarsanız; bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Gördükleri hayızın ya da ayların sayısının hesabını yaparak iddet beklemelerine gerek yoktur. Çünkü onlarla ilişkiye girilmediği için rahimlerinde çocuk olmadığı kesin olarak bilinmektedir. O halde onların boşanma sebebi ile kırılan hatırlarını onarmak için mallarınızdan gücünüzün elverdiği kadarını verin. Sonra da onlara zarar vermeden iyilikle yollarını açarak gitmelerine izin verin.","Ey Peygamber! Biz sana, kendilerine mehirlerini vermiş olduğun hanımlarını helal kıldık. Allah'ın sana, esirlerden ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri helal kıldık. Aynı şekilde sana; eğer nikâhlamak istersen seninle birlikte Mekke'den Medine'ye hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını nikâhlamayı da helal kıldık. Eğer evlenmek istersen mehirsiz bir şekilde kendisini sana hibe eden o Mümine kadın ile evlenmeyi de sana helal kıldık. Hibe nikâhı (Bir kadının kendisini hibe ederek evlenmesi) Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e özel bir hükümdür ve onun dışında hiç kimse için caiz değildir. Kuşkusuz biz, hanımlar hakkında Müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. Mümin erkeklerin aynı anda dört hür hanımdan fazlası ile evli olmaları caiz değildir. Mümin erkeklerin ellerinin altında bulunan ve kendilerinden istifade etmek istedikleri cariyelerin sayısını da sınırlı kılmadık. Sana bir meşakkat ve sıkıntı olmasın diye; senin dışındaki kimselere helal kılmadığımız bazı şeyleri sana helal kıldık. Allah tövbe eden kullarına karşı (günahları) çokça örtüp, bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.","Ey Peygamber! Hanımlarından dilediğini yanlarında geceleme hususunda erteler, dilediğini de yanına alır ve onunla gecelersin. Geriye bıraktıklarından birini yanına geri almak istersen bunda sana bir günah yoktur. Senin için olan bu seçme ve genişlik; senin kadınlarının sevinmeleri ve kendilerine verdiğin şeylerle hoşnut olmaları için en uygun olanıdır. Bu; onların, senin vacibi (gerekli olanı) terk etmediğini ve hak hususunda eli sıkı davranmadığını bilmeleri içindir. Ey erkekler! Allah sizin, kalplerinizde hanımlarınız arasında hangisine karşı daha çok meyliniz olduğunu bilir. Zira Allah; kullarının amellerini hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Olur da tövbe ederler diye kullarını cezalandırmakta acele etmeyendir, Halîm'dir.","Ey Resul! Nikâhın altında olan eşlerinden başka kadınlar ile evlenmen sana caiz olmaz. Eşlerini boşaman ya da o kadınlar ile evlenmek senin hoşuna gitse de başka kadınları alman için onların bazısını boşaman da sana helal olmaz. Fakat sana, herhangi bir sayıyla sınırlı olmaksızın sahip olduğun köle kadınlardan dilediğini cariye edinmek caizdir. Allah her şeyi gözetendir. Bu hüküm; Müminlerin annelerinin faziletine delalet etmektedir. Onları boşamak ve onların üzerine evlenmek yasaklanmıştır.","Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Peygamber'in evlerine, yemek için davet edildiğinizde içeri girmeniz için izin verilmeden sakın girmeyin! (Girdiğinizde) Oradaki oturma sürenizi yemeğin iyice pişmesini bekleyerek uzatmayın. Eğer yemeğe çağrılırsanız içeri girin ve yedikten sonra oradan ayrılın. Yemekten sonra birbirinizle konuşmaya dalarak orada beklemeyin. Muhakkak ki sizin oradaki bu bekleyişiniz, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sıkıntı vermekte; fakat o, oradan ayrılmanızı istemekten utanmaktadır. Allah, size hakkı emretmekten haya etmez. Orada kalarak Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sıkıntı vermemeniz için Allah size oradan ayrılmanızı emretmektedir. Eğer Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından kap kaçak gibi bir şeyler isteyecek olursanız ihtiyaçlarınızı perde arkasından isteyiniz. İhtiyaçlarınızı onlarla yüz yüze gelecek şekilde istemeyin ki onları görmeyesiniz. Onların korunması için; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in konumu için perde arkasından konuşmanıza dair sizlerden istenen bu davranış, kalplerinizin ve onların kalplerinin vesvese ve kötü düşüncelere düşmemesi adına daha temiz bir davranıştır. Ta ki şeytan, sizin ve onların kalplerine erişemesin. Ey Müminler! Konuşmak için orada bekleyerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e eziyet etmek ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra onun hanımları ile evlenmek size yakışmaz. Onlar; Müminlerin anneleridir. Bir kimsenin, annesi ile evlenmesi asla caiz değildir. İşte böyle eza vermek-vefatından sonra onun hanımlarını nikâhlamak- haramdır ve Allah katında büyük bir günahtır.","Amellerinizden bir şeyi açığa vursanız yahut nefislerinizde onu gizleseniz de ondan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Şüphesiz Allah, her şeyi bilmektedir. İşlediğiniz ameller ve diğer hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptığınız amellere göre size karşılık vermektedir. Amelleriniz hayırlı ise hayır, şerli ise şer ile karşılık bulacaksınız.","Babalarının, oğullarının, erkek kardeşlerinin, erkek kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, nesep yahut süt emme yoluyla kız kardeşlerinin Peygamber hanımlarını onlar örtülü olmadıkları bir halde görmelerinde ve onlarla konuşmalarında bir günah yoktur. Mümine kadınlar ve ellerinin altında bulunan cariyelerle de hicapsız bir şekilde konuşmalarında onlara bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Emrettiği ve yasakladığı şeyler hususunda Allah’tan korkun (sakının). Şüphesiz Allah, sizden zahir olana da sadır olana da şahittir.","Şüphesiz Yüce Allah, meleklerinin katında resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i övmekte (ona senâ etmekte) dir. Melekler ise O'nun için dua etmektedirler. Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kulları için gönderdiği din ile amel edenler! Sizler de Rasûlullah'a salat ve selam edin.","Sözleri yahut fiilleri ile Allah'a ve resulüne eza verenleri Allah, dünya ve ahirette rahmetinin genişliğinden kovup uzaklaştırmış ve resulüne eza ederek işledikleri suçun karşılığı olarak onlar için ahirette alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.","Bir ezaya uğratılmalarını gerektirecek bir cürüm ve günah işlemedikleri halde bir söz yahut fiil ile Mümin erkeklere ve Mümin kadınlara eziyet edenler, şüphesiz bir yalan ve iftirayı yüklenmişler ve apaçık bir günah işlemişlerdir.","Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve Müminlerin kadınlarına söyle! Dış örtülerini üzerlerinden sarkıtsınlar ki, yabancı erkeklerin önünde avret (görünmemesi gereken) yerleri açılıp görünmesin. Bu, onların hür kadınlar olduklarının anlaşılması için daha uygundur. Böylece onlar, cariyelerin uğradığı ezaya maruz kalmazlar. Allah, günahlarından tövbe eden kullarını çok bağışlayan ve onlara çok merhamet edendir.","Ey Peygamber! Şehvetlerine bağlandıkları için kalplerinde fücur olan ,Medine'de ki Müslümanların arasını bölmek için yalan haberler yayan münafıklar şayet küfürlerini gizleyip Müslüman gibi gözükerek bu münafıklıklarından vazgeçmezler ise, Biz, sana onları cezalandırmanı emrederiz. Seni onlara musallat kılarız da sonra onlar; yeryüzünde fesat çıkarmalarından dolayı Medine'den kovulmaları yahut helak olmaları sebebiyle Medine'de çok az bir zaman yaşayabilirler.","Allah'ın rahmetinden kovulmuşlardır. Nifakları ve yeryüzünde bozgunculuğu yaymaları sebebi ile nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve orada öldürülürler.","Nifaklarını izhar eden münafıklar hakkında Allah'ın devam edegelen kanunu budur. Allah'ın kanunu sabittir. O'nun kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın.","Ey Resul! Müşrikler, sana inkâr ve yalanlama içinde kıyametin ne zaman kopacağını sormaktadırlar. Aynı şekilde Yahudiler de sormaktadır. Onlara de ki: \"Kıyametin ne zaman kopacağı ile alakalı bilgi Allah katındadır. Onun ne zaman kopacağı bilgisi bende yoktur. Ey Resul! Nereden bileceksin? Belki de kıyamet çok yakındır.\"","Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, kâfirleri rahmetinden kovmuş ve kıyamet günü onlar için kendilerini bekleyen alevli bir ateş hazırlamıştır.","Kendileri için hazırlanmış o azabın içerisinde ebedî kalacaklardır. Orada ne kendilerine fayda verecek bir dost ve ne de kendilerinden o ateşin azabını savacak bir yardımcı bulurlar.","Kıyamet günü, onların yüzleri cehennem ateşinde evrilip çevrilir. Hayıflanmalarının ve pişmanlıklarının şiddetiyle şöyle derler: \"Keşke dünya hayatımızda bize emrettiklerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a ve Rabbinden getirdikleri hususunda resule itaat etseydik.\"","Bu kimseler, aslı olmayan kıymetsiz bahaneler ileri sürerek şöyle dediler: \"Rabbimiz; şüphesiz bizler, kavmimizin önderlerine ve büyüklerine itaat ettik (uyduk). Onlar da bizi dosdoğru yoldan saptırdılar.\"","\"Rabbimiz! Bizi dosdoğru yoldan saptıran o önderlere ve büyüklere, bizi saptırdıkları için bize verdiğin azabın iki katı azap ver ve onları büyük bir lanetle rahmetinden kov!\"","Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Peygamberinize eziyet etmeyin. Yoksa Musa -aleyhisselam-'ın bedeninde bir kusur olduğu iddiasıyla kendisini ayıplayarak ona eziyet edenler gibi olursunuz. Allah, Musa -aleyhisselam-'ı onların dediklerinden temize çıkarmış ve böylece onların nezdinde Musa'nın selamette olduğu ortaya çıkmıştı. Musa -aleyhisselam- Allah katında değerli ve şerefli bir kimseydi. İsteği geri çevrilmez ve çabası boşa gitmezdi.","Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin.","Eğer sizler, Allah'tan sakınır ve doğru söz söylerseniz; O, sizin amellerinizi ıslah eder (düzeltir) ve sizden kabul eder. Aynı şekilde sizin günahlarınızı siler ve günahlarınızdan dolayı sizi cezalandırmaz. Kim, Allah'a ve resulüne itaat ederse; işte o, hiçbir benzeri olmayan büyük bir kurtuluşu elde etmiş olur ki, bu kurtuluş Allah'ın rızası ve cennete giriştir.","Şüphesiz biz; dini sorumlulukları, malları ve sırları korumayı göklere, yere ve dağlara sunduk (arz ettik). Onlar, bunu (emaneti) yüklenmekten imtina ettiler ve bu emanetin akıbetinden korktular. Onu insan yüklendi. Şüphesiz insan, nefsine karşı çok zalimdir ve yüklendiği emanet hakında ise çok cahildir.","Yüce Allah'ın bir takdiri olarak bu emaneti insan yüklendi. Bu; Allah'ın erkeklerden ve kadınlardan münafık ve müşrik olanları, nifakları ve Allah'a ortak koşmaları sebebi ile azaba çarptırması ve emanet sorumluluğunu güzelce yüklenen Mümin erkek ve kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah, günahlarından tövbe eden kullarını çok bağışlayan ve onlara çok merhamet edendir.","Hamt; yaratma, sahip olma ve idare etme bakımından göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah'a mahsustur. Ahirette de övgü O'nadır. O, yaratmasında ve idare etmesinde çok hikmet sahibidir ve kullarının hallerinden hakkıyla haberdardır. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","Yeryüzüne giren su ve bitkileri, yeryüzünden çıkan bitki ve bunun dışındaki şeyleri, gökyüzünden inen yağmuru, melekleri ve rızkı, yine gökyüzüne yükselen melekleri, kulların amellerini ve ruhlarını bilen O'dur. O, Mümin kullarına karşı çok merhametlidir ve tövbe eden kulunun günahlarını çok bağışlayandır.","Kâfirler: \"Kıyamet ebediyen gelmeyecek!\" dediler. Ey Resul! De ki: \"Hayır! Allah'a yemin olsun ki yalanlayıp durduğunuz kıyamet size muhakkak gelecektir. Fakat kıyametin ne zaman kopacağını Allah'tan başkası bilmez. Allah Teâlâ; kıyamet ve onun dışındaki gaybî şeyleri bilendir. Göklerde ve yerde bir karınca ağırlığı kadar küçük bir şey dahi olsa hiçbir şey O'nun ilminden gizli (saklı) olamaz. Aynı şekilde zikredilen bu şeyden daha küçük ya da daha büyük hiçbir şey de O'nun ilminden gizli kalmaz. Bütün bunlar apaçık bir kitapta yazılıdır ki o kitap; kıyamete kadar olacak olan her şeyin yazıldığı Levh-i Mahfûz'dur.\"","Allah; kendisine iman eden ve salih amel işleyen kullarını mükâfatlandırmak için Levh-i Mahfûz'da belirlediklerini kaydetmiştir. İşte bu özelliklere sahip olan kimselere Allah'tan günahları için bir bağışlanma vardır. Yüce Allah onları günahlarından dolayı cezalandırmaz. Yine onlar için güzel bir rızık vardır. Bu rızık, Yüce Allah'ın kıyamet günündeki cennetidir.","Allah'ın indirmiş olduğu ayetlerini boşa çıkarmak için çabalayarak amel eden ve ayetlerimiz hakkında; \"Bu bir sihirdir!\" diyen ve resulümüz hakkında da; \"Bu bir kâhin ve şairdir.\" diyenler var ya; işte bu sıfatları kendisinde barındıran kimseler için kıyamet günü azabın en şiddetlisi ve en kötüsü vardır.","Sahabelerin ve ehlikitabın iman etmiş âlimleri; Allah'ın sana indirmiş olduğu vahyin; içerisinde hiçbir şüphe olmayan hak olduğuna şahitlik ederler. Aynı şekilde o (Kur'an); mutlak galip olan, hiç kimsenin kendisine karşı üstün gelemediği, dünyada ve ahirette övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletir.","Kâfirler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdikleri hakkında bir şaşırma ve alay ifadesi olarak kendilerinden olan bazı kimselere şöyle dediler: \"Sizler öldükten ve ölümünüzden sonra (çürüyüp) paramparça olduktan sonra sizlerin yeniden diriltileceğini haber veren bu adamı size gösterelim mi?\"","Bu adam (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-), ölümümüzden sonra bizim diriltileceğimizi iddia ederek; Allah hakkında yalan mı uydurmuştur? Yoksa hakikati olmayan şeyler ile hezeyan yaşayan bir deli midir? (Hayır!) Durum, bu kimselerin iddia ettiği gibi değildir. Asıl, hasıl olan ahirete iman etmeyenlerin kıyamet günü şiddetli bir azap içerisinde olacakları, dünyada ise haktan uzak apaçık bir sapıklık içinde bulunmalarıdır.","Yeniden dirilmeyi inkâr edenler, yerde önlerinde olanı ve gökte arkalarında olanı görmezler mi? Eğer dilersek onları ayaklarının altından yere batırırız ve yine dilersek onların üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. İşte bunda, Allah'ın kudretine delil getirmek ve Rabbine çokça itaat ederek O'na dönmek isteyen her kul için açık ve kesin deliller vardır. Bunlara kadir olan (Allah); ölümünüzden ve bedenlerinizin paramparça olmasından sonra sizleri yeniden diriltmeye kadirdir.","Biz, Dâvud -aleyhisselam-'a katımızdan nübüvvet (peygamberlik) ve mülk (hükümranlık) verdik. Dağlara: \"Ey Dağlar! Dâvud ile birlikte sizler de tesbîh edin!\" dedik. Kuşlara da aynısını dedik. Demiri onun için yumuşak kıldık ki, böylece demirden istediği gereçleri üretebilsin.","Ey Dâvûd! Düşmanlarının kötülüklerinden korunmak için, demir halkaları birbirine geçirilen zırhlar yap. Çivileri halkalara uygun yap. İnce yapma ki içerisine girilebilsin, kalın ve sert yapma ki giymesi kolay olsun. Salih ameller işleyin. Şüphesiz ben, işlediğiniz amelleri hakkıyla görürüm. Sizin amellerinizden hiçbir şey bana gizli kalmaz. Ben, yaptığınız amellere göre size karşılık vereceğim.","Dâvûd'un oğlu Süleyman -aleyhisselam-'a sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı verdik. Yine O'na; erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık ki, ondan istediği şeyi imal etsin. Yine cinleri kendisinin önünde Rabbinin emri ile çalışması için emrine verdik. Cinlerden, emrettiğimiz işleri yapmaktan sapanlara alevli azaptan tattırdık.","Bu cinler; Süleyman -aleyhisselam-'ın istediği namaz kılınan mescitleri, sarayları, istediği surları, çanaklardan büyük su havuzlarını, büyüklüğü sebebi ile yerinden hareket etmeyen sabit yemek kazanları yaparlardı. Onlara şöyle dedik: \"Ey Dâvûd ailesi! Size verdiği nimetler için Allah'a şükür için çalışıp, amel işleyin. Zira verdiğim nimetlere kullarımdan şükredenler azdır.\"","Süleyman -aleyhisselam-'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman bir ağaç kurdu onun asasını yiyip de dayandığı yerden onu düşürünceye kadar cinler, onun öldüğünü anlayamadılar. O, düşünce cinlerin gaybı bilmediği açıkça ortaya çıkmış oldu. Eğer gaybı biliyor olsalardı Süleyman -aleyhisselam- için yapmakta oldukları o zor işleri onun yaşadığını ve kendilerini gözetlediğini zannederek yapmaya devam etmezlerdi.","Şüphesiz Sebe kabilesinin yerleşmiş oldukları yerlerde Allah'ın kudretine ve onlara vermiş olduğu nimetlerine dair açık deliller vardır. Bu nimetler; biri sağ (taraf) dan diğeri sol (taraf) dan olmak üzere iki bahçeydi. Onlara; \"Rabbinizin (size vermiş olduğu) rızkından yiyin ve nimetlerine karşı O'na şükredin. İşte (sizin için) bu; güzel bir belde ve kendisine tövbe edenin tövbesini çokça kabul edip bağışlayan bir Rab!\" dedik.","Onlar; Allah'a şükretmekten ve Allah'ın peygamberlerine iman etmekten yüz çevirdiler. Biz de onların nimetlerini afet ile değiştirerek onları cezalandırdık. Onların üzerlerine; her şeyi silip süpüren, barajlarını mahveden ve bahçelerini sular altında bırakan bir sel gönderdik. Böylece onların verimli olan iki bahçesini içerisinde sadece buruk meyveleri olan ve meyvesi olmayan ılgın ağacı ile bir de biraz sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.","(Nimetlerin yerini afetin aldığı) Bu değişme; onların (daha önce) nimetler içerisinde iken küfürleri ve nimetlere karşı şükretmekten yüz çevirerek nankörlük etmeleri sebebi ile gerçekleşmiştir. İşte bu şiddetli ceza ile ancak Allah'ın nimetlerini inkâr eden, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı küfredenleri cezalandırırız.","Yemen'deki Sebe halkı ile içlerinde bereketler kıldığımız Şam diyarı arasında birbirine yakın görünebilen memleketler var ettik. Böylece onlar; herhangi bir meşakkat olmaksızın Şam'a ulaşıncaya kadar bir köyden diğer köye geçip giderlerdi. Onlara; \"Oralarda geceleri ve gündüzleri açlıktan, susuzluktan ve düşman korkusundan uzak güvenlik içinde gezip dolaşın.\" dedik.","Onlar; Allah'ın üzerlerindeki nimeti olan mesafelerin yakınlığı hususunda nankörlük ederek: \"Rabbimiz! O köyleri ortadan kaldırarak yolculuk yaptığımız şehirlerimizin arasındaki mesafeleri öyle açıp, uzat ki, yolcularımızın maharetleri belli olsun ve yolculuklarımızdan dolayı ortaya çıkacak yorgunluk ve zorluğu iyice hissedelim\"dediler. Onlar; nimetlere nankörlük edip şükretmekten yüz çevirmeleri ve içlerinden fakir olanları hasetleri sebebiyle kendilerine zulmettiler. Biz de onları, kendilerinden sonra gelenlerin konuştuğu ibretlik olaylar kıldık ve birbirlerine ulaşamayacakları şekilde onları kendi beldelerinde tamamen parçaladık. Şüphesiz bunda -Sebe halkına vermiş olduğumuz nimetlerde ve ardından inkârları ve azgınlıkları sebebi ile kendilerinden intikam alınmasında- Allah'a itaat etmede, günah işlememede ve başa gelen belalarda çokça sabreden ve nimetlerine karşı çokça şükreden her bir kimse için ibret vardır.","İblis, onları yoldan çıkarıp haktan saptırabileceği hususundaki zannını doğru çıkardı. Böylece Müminlerden bir grup dışındaki insanlar küfür ve sapıklıkta ona tabi oldular. Müminler ise kendisine tabi olmayarak İblis'i hayal kırıklığına uğratıp onun zannını boşa çıkardılar.","İblis'in onları saptıracak bir gücü yoktu. O, ancak onlar için (batılı) süslüyor ve onları azdırıyordu. Biz, ahirete ve ahirette olacak olan cezaya (karşılık verilmesine) iman eden ile ondan şüphe edeni ortaya çıkarmak için azdırması (ve yoldan çıkarması) için ona izin verdik. Ey Peygamber! Senin Rabbin her şeyi koruyup gözetendir. Kullarının amellerini bütün tafsilatı ile koruyup karşılığını verecektir.","Ey Resul! O müşriklere de ki: \"Haydi, Allah'tan gayrı kendilerinin ilah olduklarını ileri sürdüklerinizi, size fayda getirmesi ve sizden zararı kaldırması için çağırın, bakalım. O ilahlar; göklerde ve yerde zerre miktarı bir şeye dahi sahip değiller ve onların göklerde ve yerde Allah ile bir ortaklıkları da yoktur. Allah'ın; kendisine yardım eden bir yardımcısı da yoktur. O; ortaklardan ve yardımcılardan mustağnidir.","Allah -Subhanehu ve Teâlâ- katında kendisinin izin verdiği kimseden başkasının şefaati fayda vermez ve Allah, ancak kendisinden razı olduğu kimseye şefaat etmesi için izin verir. Semaların üstünde konuştuğu zaman, meleklerin kanatlarını vurarak O'nun sözüne boyun eğip itaat etmeleri Yüce Allah'ın yüceliklerindendir. Ta ki korku, onların (meleklerin) kalplerinden giderilir ve melekler; Cebrail -aleyhisselam-'a: \"Rabbiniz ne buyurdu?\" derler. Cebrail -aleyhisselam-: \"Hak olanı buyurdu.\" der. Allah; zatı ve galip gelmesi ile yüce ve yüksek olandır, her şeyden büyüktür.","Ey Rasûl! O müşriklere de ki: \"Gökyüzünden yağmuru indirerek ve yeryüzünden meyveler, ekinler, mahsuller ve bunların dışında diğer şeyleri çıkararak sizi rızıklandıran kimdir?\" De ki: \"Sizi oradan rızıklandıran Allah'tır.\" De ki: \"Ey müşrikler! Biz veya siz, ikimizden biri ya doğru yol üzerinde veya hak yoldan apaçık bir sapıklık içindedir. İkimizden biri kaçınılmaz olarak sapıklık üzerindedir. Şüphesiz hidayet ve doğru yol üzere olanlar Müminlerdir. Sapıklık ehli olanlar ise müşriklerdir.''","Ey Resul! Onlara de ki: \"Sizler, kıyamet günü bizim işlemiş olduğumuz günahlarımızdan sorulmayacaksınız. Biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz.\"","Onlara de ki: \"Kıyamet günü Allah hepimizi bir araya toplayacak, sonra da sizinle bizim aramızda adaletle hükmedecektir. Böylece (Allah) hak ehlini batıl ehlinden ayırıp ortaya çıkarır. O; adalet ile hükmeden ve hükmettiği şeyi hakkıyla bilendir.\"","Ey Resul! Onlara de ki: \"İbadette kendilerini Allah'a ortak koştuklarınızı bana gösterin.\" Hayır! Durum sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir, O'nun (Allah'ın) ortakları yoktur. O; hiç kimsenin kendisine galip gelemediği Yüce Allah'tır. O; yaratmasında, kudretinde ve idare edip düzenlemesinde çok hikmet sahibidir.","Ey Resul! Biz, seni ancak takva ehlini cennet ile müjdelemen, küfür ehli ve yoldan çıkanları da korkutman için insanların tamamına gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. Eğer bilmiş olsalardı seni yalanlamazlardı.","Kendisi ile korkutuldukları azap hususunda acele eden müşrikler şöyle derler: Hak olduğunu iddia ettiğinizde doğru sözlü iseniz azap vaadi ne zamandır?","Ey Resul! Azabın gelmesi hususunda acele edenlere de ki: \"Sizin için belirli bir gün vadedilmiştir ki; siz ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz. İşte o gün; kıyamet günüdür.\"","Allah'a iman etmeyerek kâfir olanlar şöyle dediler: \"Biz, Muhammed'in kendisine indirildiğini iddia ettiği bu Kur'an'a ve önceki semavi kitaplara asla iman etmeyiz.\" Ey Resul! Sen o zalimleri, kıyamet günü Rablerinin huzurunda hesap için tutulup alıkonuldukları ve birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Onlardan her biri sorumluluğu ve kınamayı başkasının üzerine atar. Dünyada, büyükleri ve yüceleri tarafından zayıf düşürülmüş olanlar ise şöyle derler: \"Eğer sizler, bizleri saptırmamış olsaydınız, bizler Allah'a ve resulüne iman ederdik.\"","Hak karşısında büyüklenip kendilerine tabi olunanlar; zayıf düşürdüklerine şöyle dediler: \"Muhammed'in size getirdiği hidayetten sizleri biz mi alıkoyduk? Hayır! Aksine sizler, fesat ve bozgunculuk ehli kimselerdiniz.\"","Büyükleri tarafından zayıf düşürülenler, hakka karşı kibirlenen büyüklerine derler ki: \"Hayır! Bizi haktan saptıran, sizin bizlere gece gündüz kurmuş olduğunuz tuzaklarınızdır. Öyle ki, bizlere Allah'a küfredip, inkâr etmeyi ve O'ndan başka yaratılmış olan varlıklara ibadet etmeyi emrediyordunuz.\" Onlar; azabı müşahade ettiklerinde dünyada üzerinde oldukları küfürden dolayı için için pişmanlık duyarlar ve azap olunacaklarını anlarlar. Böylece biz; o kâfirlerin boyunlarına demir bukağılar koyarız. Onlar, dünyada Allah'tan başkasına ibadet etmelerinden ve Allah'a karşı isyan etmelerinden (günah işlemelerinden) başka bir sebeple bu cezaya uğratılmamışlardır.","Biz, herhangi bir beldeye kendilerini azap ile korkutması için bir uyarıcı (peygamber) gönderdiğimizde o beldenin kendilerine nimet verilmiş olan mal, itibar ve hüküm sahibi kimseleri: \"Ey Peygamberler! Muhakkak ki bizler, sizin kendisi ile gönderilmiş olduğunuz şeyi inkâr ediyoruz.\" derler.","Bu gösterişci, böbürlenen makam sahipleri şöyle dediler: \"Biz, malca ve evlatça daha çoğuz. Sizin, bizim azap olunacağımıza dair iddianız da yalandır. Bizler, dünyada da ahirette de azap olunacak değiliz.\"","Ey Resul! Kendilerine verilen nimetler ile kibirlenip kendilerini beğenenlere de ki: \"Rabbim -Subhanehu ve Teâlâ- şükredecek mi yoksa nankörlük mü edecek diye bir imtihan olarak dilediği kimseye rızkı genişletir. Dilediği kimseye ise sabredecek mi yoksa isyan mı edecek diye bir imtihan olarak daraltır. Fakat insanların çoğu Allah'ın çok hikmet sahibi olduğunu bilmezler. Allah; ancak işleri büyük bir hikmetten dolayı takdir eder. Bunu bilen bilir, bilmeyen bilmez.","Sizi Allah'ın rızasına götürecek olan kendisi ile övünüp durduğunuz mallarınız ve evlatlarınız değildir. Fakat kim Allah'a iman eder ve salih ameller işlerse, işte kat kat ecirleri elde edecek olan odur. Mallar; ancak Allah yolunda harcanılarak Allah'a yakınlaştırır. Evlatlar ise duaları ile yakınlaştırır. İşte salih ameller işleyen bu Müminler için işledikleri salih ameller sebebi ile kat kat sevaplar vardır ve onlar cennette en yüksek makamlardadırlar. Orada azap, ölüm ve nimetlerin kesilme korkusundan güvendedirler.","İnsanları ayetlerimizden uzaklaştırmak ve hedeflerini gerçekleştirmek için tüm çabalarını harcayan kâfirler; dünyada hüsrana, ahirette ise azaba uğrayacaklardır.","Ey Resul! De ki: \"Şüphesiz benim Rabbim Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin rızkını da daraltır. Allah yolunda ne infak ederseniz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dünyada verdiğiniz şeyden daha hayırlısını size geri verir, ahirette ise büyük bir sevap verir. Allah Teâlâ, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Her kim rızık istiyorsa Allah Teâlâ'ya sığınsın.\"","Ey Resul! Allah'ın onların tamamını toplayacağı ve sonra müşrikleri kınamak ve azarlamak için, meleklere: \"Dünya hayatında iken Allah'ın dışında size ibadet edenler bunlar mıydı?\" diyeceğini hatırla.","Melekler şöyle dediler: (Ey Rabbimiz!) Sen çok yücesin ve (onların söyleyip yaptıklarından) münezzehsin. Bizim velimiz sensin. Onlarla bizim aramızda bir velilik (dostluk) yok. Aksine o müşrikler; şeytanlara ibadet ediyorlardı. Şeytanlar, onlara meleklerin şeklinde görünüyor ve müşrikler de Yüce Allah'ı bırakıp onlara ibadet ediyorlardı. Müşriklerin çoğu o şeytanlara inanıyordu.","Tekrardan dirilip, hesap görmek için tüm canlıların bir araya geldiği kıyamet gününde,dünyada iken Allah'tan başka kendilerine ibadet edilenler, kendilerine ibadet edenlere ne bir fayda ve ne de bir zarar vermeye sahip değildirler.Biz, küfür ve günahlar ile kendi nefislerine zulmedenlere; \"Dünyada iken yalanladığınız cehennem azabını tadın!\" deriz.","Resulümüze indirmiş olduğumuz, içerisinde zerre kadar bir karışıklık dahi olmayan apaçık ayetlerimiz bu yalanlayan müşriklere okunduğunda şöyle dediler: \"Bunları getiren adam, sizi babalarınızın üzerinde olduğu yoldan çevirmek isteyen bir kimseden başkası değildir.\" Ve yine şöyle dediler: \"Bu Kur'an, O'nun Allah'a nispet ederek uydurmuş olduğu bir yalandan başka bir şey değildir.\" Allah'a küfredip, inkârda bulunanlar, Allah tarafından kendilerine Kur'an gönderilince şöyle dediler: \"Bu, karı ile kocanın ve baba ile oğlunun arasını ayırmak için yapılan apaçık bir büyüden (sihirden) başka bir şey değildir.\"","Onlara Kur'an'dan önce okudukları bir kitap indirmedik ki bu kitap; Kur'an'ın Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- tarafından uydurulduğuna dair onları uyarsın. Ey Resul! Yine onlara, seni göndermeden önce kendilerini azap ile korkutan bir peygamber de göndermedik.","Âd, Semûd ve Lût kavimleri gibi önceki kavimler de yalanlamışlardı. Senin kavminden olan müşrikler; güç, kuvvet, mal ve sayıda önceki ümmetlerin onda birine erişememişlerdi. Bunlardan her biri peygamberlerini yalanladılar da; kendilerine verilen mal, kuvvet ve sayı onlara bir fayda vermedi ve azabıma uğradılar. Ey Rasûl! Benim onları inkârım ve onları cezalandırmam nasıl oldu?","Ey Resul! O müşriklere de ki: \"Ben sizlere bir hasleti işaret ediyor ve nasihat ediyorum ki, o nasihat sizin hevâ ve arzularınızdan arınmış bir şekilde Yüce Allah için ikişer ikişer yahut tek başınıza kalkmanız sonra da arkadaşınız Muhammed'in yaşantısı ve onun akli, doğruluğu ve güvenilirliği hakkında düşünmenizdir ki bu; onun -sallallah aleyhi ve sellem- deli (cinli) olmadığını açıkça anlamanız içindir. Eğer sizler, Allah'a şirk koşmaktan tövbe etmezseniz; sizleri şiddetli azap ile uyaran bir peygamberden başkası değildir.","Ey Resul! Yalanlayan o müşriklere de ki: \"Size getirmiş olduğum hidayet ve hayır karşılığında ben sizden bir sevap ve bir ücret istemiyorum. O ücret sizin olsun. Benim sevabım ancak bir olan Allah'a aittir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- her şeye şahittir. O, benim size tebliğ ettiğime ve sizin amellerinize şahitlik etmektedir. O, yaptıklarınızın karşılığını size verecektir.","Ey Resul! De ki: \"Şüphesiz benim Rabbim, hakkı batılın üzerinde hakim kılar ve batılı yok eder. O; bütün gaybleri hakkıyla bilendir. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kullarının amellerinden de hiçbir şey O'na saklı kalmaz.\"","Ey Resul! Yalanlayan o müşriklere de ki: \"Hak geldi. Bu hak İslam'dır. Batıl ise zâil olmuştur. Artık batılın ne bir etkisi ve ne de bir gücü vardır. Asla etkili olduğu hâle de geri dönemez.\"","Ey Resul! O yalanlayan müşriklere de ki: \"Eğer ben size tebliğ ettiğim haktan saparsam sapmamın zararı banadır ve benimle sınırlıdır, ondan size hiçbir şey ulaşmaz. Eğer ben hakka hidayet edilirsem bu; Rabbimin bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O; kullarının sözlerini hakkıyla işitendir. O'nun benim söylediğim bir sözü işitmemesi mümkün değildir.\"","Ey Resul! O yalanlayanlar, kıyamet günü azabı bizzat gördüklerinde bundan kaçacakları ve sığınacakları bir sığınak yoktur. Onlar, ilk andan ve işin başından itibaren yakın bir yerden yakalanıvermişlerdir. Eğer sen bu durumu görseydin şaşılacak bir şey görmüş olurdun.","Varacakları yeri gördüklerinde şöyle derler: \"Bizler kıyamet gününe iman ettik.\" Onlar; imanın kabul edildiği amel diyarı olan dünyadan uzaklaşıp, ceza (karşılık) diyarı olan ahirete varmışken imana nasıl kavuşabilirler?","Onlar iman edip bu iman onlardan nasıl kabul olur? Hâlbuki dünya hayatında onu inkâr ettiler ve Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile ilgili; \"O bir sihirbaz, kâhin ve şairdir.\" diyerek, haktan uzak bir şekilde uzak bir yerden zan ile onun hakkında atıp tuttular.","Yalanlayan bu kimseler, elde etmeyi istedikleri dünya isteklerinden, küfürden tövbe etmekten, cehennemden kurtulmaktan ve dünya hayatına dönmekten alıkonuldular. Tıpkı kendilerinden önce yalanlayan ümmetlerin başına geldiği gibi. Onlar; peygamberlerinin Allah'ı birlemeye, imana ve yeniden dirilmeye dair getirdiği gerçekler hakkında şüphe ettiler. Küfre sebebiyet veren bir şüpheye düştüler.","Hamt; gökleri ve yeri daha önce bir örneği olmaksızın yaratan ve kaderi emirlerini yerine getirmeleri için melekleri elçiler kılan Allah'a aittir. O meleklerden bazısı peygamberlere vahiyleri ulaştırır. Zira Allah; kendilerini güvenilir kıldığı görevlerde melekleri kuvvetli kılmıştır. Meleklerden kimi iki kanatlı, kimi üç kanatlı, kimi ise dört kanatlıdır. Allah'ın emirlerini yerine getirmek için bu kanatlar ile uçarlar. Allah; yarattıklarında uzuv, güzellik ya da ses gibi hususlarda dilediği gibi arttırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.","Her şeyin hazineleri Allah'ın elindedir. Allah, insanlar için rızıktan, hidayetten, mutluluktan ve bunun dışındaki nimetlerden bir şey açtığında O'nu bundan hiç kimsenin alıkoyması mümkün değildir. Bunlardan herhangi bir şeyi tutup da vermeyecek olursa, hiç kimsenin bunlardan herhangi bir şeyi salıvermeye de gücü yetmez. O, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Yaratmasında, takdirinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir.","Ey insanlar! Kalpleriniz, dilleriniz ve amel ettiğiniz azalarınızla Allah'ın sizin üzerindeki nimetini anıp, hatırlayın. Gökten yağmuru üzerinize indirerek, ekinleri, mahsulleri ve diğer şeyleri yerden bitirerek sizi rızıklandıracak Allah'tan başka bir yaratıcı var mı? O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Nasıl oluyor da sizi yaratan ve rızıklandıran O olduğu halde bundan sonra haktan (tevhidden) çevriliyorsunuz da ortakları olduğunu iddia ederek Allah hakkında yalan uyduruyorsunuz?","Ey Resul! Eğer kavmin seni yalanlarsa sabret. Sen, kavmi tarafından yalanlanan ilk resul (peygamber) değilsin. Senden önce Âd, Semûd ve Lût kavmi gibi ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. İşlerin tamamı sadece Allah'a döndürülür. Allah, yalanlayanları helak eder, peygamberlerine ve Müminlere yardım eder.","Ey insanlar! Allah'ın vadetmiş olduğu yeniden dirilme, ceza (karşılık) ve kıyamet günü hakkında hiçbir şüphe olmayan hakikattir. Dünyanın lezzetleri ve arzuları sakın sizi, bu gün için salih ameller ile hazırlık yapmaktan alıkoymasın. Sakın şeytan, batılı süsleyerek ve dünya hayatına meylettirerek sizi kandırmasın.","Ey insanlar! Şüphesiz şeytan sizlerin sürekli düşmanıdır. Siz de ona karşı savaşmayı bırakmayarak onu düşman edinin. Şeytan, dostlarını ancak kıyamet günü akıbetlerinin alevli ateş olması için kendine tabi olanları küfre davet eder.","Şeytana tabi olarak Allah'ı inkâr eden kâfirler için şiddetli bir azap vardır. Allah'a iman edip salih ameller işleyenlerin günahları için Allah'tan bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır ki, bu mükâfat cennettir.","Şeytanın, kötü amelini kendisine güzel gösterdiği ve bundan dolayı yaptığının iyi olduğuna itikat eden kimse, Allah'ın kendisine hakkı süsleyip de onun hak olduğuna itikat eden kimse ile bir değildir. Şüphesiz Allah; dilediğini saptırır ve dilediğine ise hidayet eder. O'nu (bir şeyi yapmaya) zorlayacak kimse yoktur. Ey Resul! Sapmış olan kimselerin sapıklığına üzülerek kendini helak etme! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. Yaptıkları hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","Kendisi ile bulutların hareket ettirildiği rüzgârları gönderen Allah'tır. Biz; bulutları, içerisinde hiçbir bitkinin olmadığı bir beldeye doğru süreriz de kurumasından sonra yeryüzüne o yağmur suyu ile yeniden hayat veririz. İşte ölümünden sonra, içerisine bitkilerden yerleştirerek yeryüzüne hayat verdiğimiz gibi kıyamet günü ölülerin dirilmesi de böyle olacaktır.","Kim dünyada yahut ahirette izzet istiyorsa, bunu Allah'tan başkasından istemesin. Dünya ve ahirette izzet sadece Allah'ındır. Güzel zikir Allah'a yükselir ve kulların salih amelleri bu zikri Allah'a yükseltir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i öldürmeye teşebbüs etmek gibi kötü tuzaklar kuranlar var ya; işte onlar için şiddetli bir azap vardır. O kâfirlerin tuzakları boşa çıkacak ve ifsat olacaktır. Onlar için hiçbir hedefleri gerçekleşmeyecektir.","Allah; atanız olan Âdem -aleyhisselam-'ı topraktan yarattı. Sonra sizleri bir nutfeden/meniden yarattı ve ardından sizleri birbirleri ile evlenen erkek ve kadınlar kıldı. Yüce Allah'ın ilmi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır, ne de doğurur. Hiçbir şey O'nun ilminden gizli (saklı) olamaz. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka Levh-i Mahfûz'da yazılıdır. Şüphesiz zikredilen bu şeylerin tamamı -sizin (önce) topraktan yaratılmanız sonra yaratılmanızın aşamaları ve ömürlerinizin yazılması Levh-i Mahfûz'dadır- Allah için çok kolaydır.","İki deniz birbirine eşit olmaz. O iki denizden birinin suyu çok tatlıdır ve tatlılığı sebebi ile içimi kolaydır. Diğeri ise tuzlu ve acıdır. Tuzlu olması sebebi ile içimi zordur. Her iki denizden de taze et yersiniz. Yediğiniz bu taze et denizde bulunan balıklardır. Ve yine bu iki denizden de ziynet olarak takındığınız inci ve mercan çıkarırsınız. Ticaret gemilerin denizleri yararak gelip gittiklerini görürsün. Sizler böylece ticaret yaparak Yüce Allah'ın dünya nimetlerini elde etmek istersiniz. Umulur ki Allah'ın sizi nimetlendirdiği pek çok nimete karşı şükredersiniz.","Allah; geceyi gündüzün içine katar ve gündüzü de uzatır. Gündüzü de gecenin içine katar ve böylece geceyi uzatır. Allah; Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Bu ikisinden her biri de sadece Allah'ın bildiği ve takdir edilen bir süreye kadar akar gider ki, bu kıyamet günüdür. Bütün bunların akıp gitmesini sağlayan ve takdir eden Rabbiniz Allah'tır. Mülk (hükümranlık) sadece O'nundur. Sizin, Allah'ın dışında kendilerine taptığınız putlar ise bir hurma tanesinin zarına dahi sahip değildirler. Nasıl olur da beni bırakıp onlara taparsınız?","Kendilerine ibadet ettiğiniz mabutlarınıza dua etseniz dahi onlar sizin dularınızı işitmezler. Çünkü onlar hayat sahibi olmayan ve duymayan cansız varlıklardır. Duanızı işitecek olsalar dahi size cevap veremezler. Kıyamet günü ise onlar, şirkinizden ve onlara ibadet etmenizden beri olduklarını söyleyeceklerdir. Ey Resul! Sana, hiç kimse Yüce Allah'tan daha doğru haber veremez.","Ey insanlar! Her işinizde ve her halinizde Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise gerçek zengin olan ve hiçbir şeyde size ihtiyaç duymayandır. Dünya ve ahirette kulları için takdir ettikleri ile de övgüye layık olandır.","Eğer Allah Teâlâ dilerse, sizi helak edeceği bir helak ile yok eder de sizin yerinize Allah'a ibadet eden ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan yeni bir halk getirir.","Sizin helak edilerek yok edilmeniz ve sizin yerinize yeni bir halkın gelmesi Yüce Allah'a zor değildir.","Hiçbir günahkâr nefis bir başka günahkâr nefsin günahını yüklenmez. Bilakis her nefis, kendi günahını yüklenir. Günah yükü kendisine ağır gelen kimse onu taşımak için başkasını çağırsa ve bu çağırdığı kimse akrabası da olsa onun yükünden bir şey yüklenmez. Ey Peygamber! Sen, Rabbinin azabı ile ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı en kamil şekilde (ve dosdoğru kılanları) korkutursun. Kim günah kirinden arınırsa -ki bu günahların en büyüğü şirktir- kendisi için arınmış olur. Çünkü bunun (temizlenmenin) faydası (temizlenen) kişinin kendisine döner. Allah, bu kimsenin taatine muhtaç değildir. Hesap ve karşılık için kıyamet günü dönüş de Allah'adır.","Kör ile gören kimsenin bir olmadığı gibi kâfir ile Mümin de makam olarak bir değildir.","Karanlıklar ile aydınlığın bir olmadığı gibi küfür ile iman da bir değildir.","Gölge ile sıcak rüzgâr bir olmadığı gibi cennet ile cehennem de içerik bakımından bir değildir.","Ölüler ile dirilerin bir olmadığı gibi, Müminler ile kâfirler de bir olamazlar. Allah, dilediği kimseye hidayetini işittirir. Ey Resul! Sen, kabirlerdeki ölüler gibi olan kâfirlere işittiremezsin.","Sen; sadece Allah'ın azabı ile uyaran bir uyarıcısın.","Ey Resul! Şüphesiz biz seni, içerisinde şüphe olmayan bir hak ile; Müminler için Allah'ın hazırlamış olduğu o güzel karşılığı müjdeleyici ve kâfirler için Allah'ın hazırlamış olduğu elem verici azap ile uyarıcı olman için gönderdik. Geçmiş ümmetlerden her birine Allah'ın azabı ile uyaran bir peygamber gelmiştir.","Ey Resul! Eğer kavmin seni yalanlarsa sabret! Kavmi tarafından yalanlanan ilk peygamber sen değilsin. Âd, Semûd ve Lût kavmi gibi senden önce gelip geçmiş olan ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Peygamberleri onlara, Allah katından kendilerinin doğru olduğuna dair apaçık deliller ve iyice düşünüp dikkat eden kimseler için sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.","Bununla birlikte Allah'ı ve O'nun peygamberlerini inkâr ettiler ve peygamberlerin Allah katından getirdiklerini doğrulamadılar. Ben de onları helak ettim. Ey Resul! Onları helak ettiğim zaman benim onlara cezamın nasıl olduğuna bir bak!","Ey Resul! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın gökten yağmur suyunu indirdiğini, o su ile ürünlerin bulunduğu ağaçları suladığımızı ve kırmızı, yeşil, sarı ve bundan başka çeşitli renklerde ürünleri o ağaçlardan çıkardığımızı görmez misin? Yine dağlardan geçen beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar yaptık.","Burada zikredilenler gibi insanlardan, hayvanlardan; deve, inek ve koyun gibi davarlardan da muhtelif renklerde olanlar vardır. Allah Teâlâ'nın makamını (gereğince) ancak âlimler yüceltirler ve O'ndan (gereğince yine) ancak âlimler korkarlar. Çünkü onlar; Allah'ın sıfatlarını, dinini ve kudretinin delillerini bilirler. Şüphesiz Allah Teâlâ; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde mutlak güç sahibidir. O; kullarından tövbe edenlerin günahlarını çokça bağışlayandır.","Şüphesiz resulümüze indirmiş olduğumuz Allah'ın kitabını okuyanlar, o kitabın içindekiler ile amel edenler, namazı en kamil şekilde kılanlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden zekât ve diğer yollar ile açıktan ve gizli olarak sarf edenler var ya; işte onlar, bu ameller ile Allah katında zarara uğramayacakları bir ticaret umarlar.","Bu; Allah'ın onların amellerinin karşılığını tam bir şekilde vermesi ve ihsanından onlara daha da artırması içindir. Çünkü Allah; bunun ehlidir. Şüphesiz O; bu sıfatlar ile vasıflanmış olanların günahlarını çokça bağışlayan ve onların güzel amellerinin karşılığını bol bol verendir.","Ey Resul! Sana vahyetmiş olduğumuz kitap, içerisinde şüphe olmayan ve kendinden önceki kitapları doğrulayıcı haktır. Şüphesiz Allah, kullarından hakkıyla haberdardır ve (onları hakkıyla) görendir. O, her ümmetin peygamberine zamanındaki ihtiyaca göre vahyeder.","Sonra Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, diğer ümmetlerin üzerinde seçmiş olduğumuz ümmetine Kur'an'ı verdik. Onlardan kimi haramları işleyip vacipleri terk ederek kendilerine zulmeder. Kimileri vacipleri yapıp haramlardan uzaklaşmanın yanında; bazı müstehapları terk edip bazı mekruhları işlemek suretiyle ortadadır. Kimileri ise Allah'ın izni ile hayırlı amellerde yarışır. Bu; vaciplerin ve müstehapların yerine getirilmesi, haramların ve mekruhların terk edilmesi ile olur. Burada zikredilen -bu ümmetin seçkin kılınması ve kendilerine Kur'an'ın gönderilmesi- hiçbir faziletin ve ihsanın kendisine yakınlaşamayacağı şekilde Allah'tan büyük bir ihsandır.","İşte bu seçilmiş kimselerin yerleşeceği yer (Adn) cennetleridir. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Orada giyecekleri elbiseleri de ipektir.","Cennete girdikten sonra şöyle derler: \"Dünyada iken cehenneme girme korkusu ile içinde bulunduğumuz tasayı gideren Allah'a hamdolsun. Şüphesiz bizim Rabbimiz günahlarından tövbe eden kullarına karşı çokça bağışlayıcıdır, taatlerinin karşılığını bol bol verendir.\"","O; bizden bir güç ve kuvvet olmaksızın bizi lütfu ile bir başka yere ayrılıp, gitmeyeceğimiz kalıcı yurda yerleştirdi. Orada bize ne bir yorgunluk isabet eder ne de bir bıkkınlık.","Kâfirler için içinde ebedî kalacakları cehennem azabı vardır. Ölmeleri için hükmedilmez ki, ölüp azaptan kurtulsunlar. Onlar için cehennem azabından hiçbir şey hafifletilmez. İşte Rabbinin nimetlerine nankörlük eden her inkârcıyı biz, kıyamet günü bunun gibi bir ceza ile cezalandırırız.","Onlar; yüksek sesleriyle feryat edip, yardım isteyerek şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizi ateşten çıkar da dünyada iken işlemiş olduğumuz amellerin yerine senin rızanı elde edeceğimiz salih ameller işleyelim ve senin azabından selamette olalım.\" Yüce Allah ise onlara şöyle cevap verir: Size, düşünecek kimsenin düşüneceği ve Allah'a tövbe edip salih ameller işleyeceği kadar bir ömür vermedik mi? Yine Allah'ın azabına karşı sizi uyaran bir peygamber gelmedi mi? Sizin bir bahaneniz olamaz. Bütün bunlardan sonra bir özür yoktur. O halde tadın azabı! Kendi nefislerine küfür ve masiyet ile zulmetmiş olan zalimleri Allah'ın azabından kurtaracak yahut azabı onlardan hafifletecek bir yardımcı da yoktur.","Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz O, kullarının gönüllerinde hayırdan ve şerden gizledikleri ne varsa onu hakkıyla bilendir.","Ey İnsanlar! Nasıl amel işleyeceğiniz hususunda imtihan etmek için sizi yeryüzünde birbirinizin ardından gelen halifeler kılan O'dur. Kim Allah'ı ve peygamberlerin getirdikleri hakkında kâfir olursa, onun bu küfrünün günahı ve cezası kendi aleyhine döner. O'nun küfrü Rabbine zarar veremez. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak onun gazabını arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez. Onlar şayet iman etmiş olsalardı Allah'ın onlara vadetmiş olduğu cenneti kaybederek ziyana uğramazlardı.","Ey Resul! O müşriklere de ki: \"Allah'tan gayrı tapmış olduğunuz ortaklarınız yeryüzünde ne yaratmışlar haber verin? Yeryüzünün dağlarını mı yaratmışlar? Yeryüzünün nehirlerini mi yaratmışlar? Yeryüzünde hareket eden canlıları mı yaratmışlar? Yoksa onların, göklerin yaratılışında Allah ile bir ortaklıkları mı var? Yoksa onlara, ortaklarına yaptıkları ibadetlerinin doğruluğuna dair içinde delil olan bir kitap mı verdik?\" Bu sayılanlardan hiçbiri hasıl olmamıştır. Hayır! Zalimler birbirlerine küfür ve masiyet ile aldatmaktan başka bir vaatte bulunmuyorlar.","Şüphesiz gökleri ve yeri yok olmaması için tutan Allah'tır. -Farz edelim ki- gökler ve yer yok olacak olsa onları tutup onların yok olmalarına O'ndan başka mani olacak kimse yoktur. O; Halîm'dir, cezalandırmakta acele etmeyendir. Allah, günahlarından tövbe eden kullarını çok bağışlayandır.","Yalanlayan bu kâfirler; kendilerini Allah'ın azabı ile uyaracak bir uyarıcı peygamber gelirse, Yahudilerden, Hristiyanlardan ve diğerlerinden daha çok doğru yolda olacaklarına ve ona tabi olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah adına büyük bir yemin etmişlerdi. Fakat kendilerine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'ın azabı ile korkutmak üzere peygamber olarak gelince, bu onların batıla bağlanıp haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı. Onlar; kendilerinden öncekilerden daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleri ile ettikleri yeminlerini yerine getirmediler.","Onların, Allah adına yemin etmeleri ve iyi niyetli olmaları iyi bir kasıt sebebiyle değildir. Bilakis onlar; yeryüzünde büyüklenmek ve insanları aldatmak için bunu yapıyorlar. Kötülük üzere tuzak kuran kimselerin kurduğu tuzak ancak tuzağı kuran kimseleri kuşatıverir. Yoksa büyüklenen bu kimseler, Allah'ın değişmeyen sünnetinden başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın sünneti (kanunu), kendilerinden öncekiler gibi onların da helak edilmeleridir. Büyüklenen kimseler hakkında onların helak edileceğine dair Allah'ın sünneti (kanunu) asla değişmez ve helak; bunu hak eden kimselerden başkasına da uğramaz. Çünkü bu, değişmeyen ilahi bir sünnettir (kanundur).","Kureyş kabilesinden seni yalanlayanlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce (peygamberlerini) yalanlayan ümmetlerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Onların sonu, Allah'ın kendilerini helak etmesiyle kötü son olmadı mı? Hâlbuki onlar, Kureyş'ten daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Şüphesiz O, yalanlayan kimselerin yaptıklarını hakkıyla bilendir. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dilediği zaman onları helak etmeye kadirdir.","Eğer Allah, insanları işledikleri günahlar sebebi ile cezalandırmakta acele etseydi yeryüzündeki varlıkların hepsini helak ederdi de onlar; hayvan ve mal sahibi olamazlardı. Fakat Allah, onları belirli bir süre olan kıyamet gününe kadar erteler. Kıyamet günü geldiği zaman ise Allah, kullarını hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O; onlara yaptıklarına göre karşılık verecektir. Hayır ise hayır, şer ise şer.","(Yâ Sîn) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.","Allah Teâlâ; ayetleri muhkem kılınmış olan Kur'an'a yemin etmiştir. Zira ona ne önünden ve ne de arkasından bir batıl yaklaşabilir.","Ey Resul! Şüphesiz sen; Allah'ın kullarına, O'nu birlemeleri ve sadece O'na ibadet etmelerini emretmek için gönderdiği peygamberlerden birisin.","Sen; dosdoğru bir yol ve din üzerinesin. Dosdoğru olan bu yol ve bu din; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir.","Sen; dosdoğru bir yol ve din üzeresin. Dosdoğru olan bu yol ve din, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir.","Bunu sana; kendilerine daha önce onları uyaracak bir peygamber gelmemiş olan Arap bir kavmi korkutman ve uyarman için indirdik. Onlar; imandan ve tevhitten uzak idiler. İşte kendilerine gönderilen uyarı ile aralarındaki bağ kesilmiş olan her ümmetin durumu böyledir. Bu ümmetler, kendilerine (imanı ve tevhidi) hatırlatacak ve uyaracak peygamberlere ihtiyaç duyarlar.","Şüphesiz peygamberlerinin dili ile Allah'tan gelen hak kendilerine ulaştıktan sonra bunların çoğunun üzerine Allah tarafından gelen azap kaçınılmaz olmuştur. Ona iman etmeyip küfürleri üzerinde kalmışlardır. Onlar, Allah'a da resulüne de iman etmez ve haktan getirdikleri ile de amel etmezler.","Bunların misali, boyunlarına halkalar takılmış olan kimselerin misali gibidir. Onların elleri boyunları ile bir araya getirilip çenelerinin altında toplanmıştır. Bundan dolayı başlarını semaya doğru kaldırmak zorunda kalmışlardır. Başlarını aşağı doğru indiremezler. Bunlar, Allah'a imanı kabul etmezler ve O'na boyun eğmezler. Bundan dolayı başlarını indirmezler.","Onların önlerine ve arkalarına hak ile onların arasını ayıran setler çektik ve onların gözlerini hakka karşı kapattık. Onlar; hakkı kendilerine fayda verecek şekilde göremezler. Bu durum, onların küfürlerinde ısrar etmelerinin ve inat etmelerinin ortaya çıkmasından sonra olmuştur.","Ey Muhammed! İnatla hakka karşı çıkan bu kâfirleri korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir. Onlar, senin Allah katından getirdiklerine iman etmezler.","Gerçekten senin uyarmandan ancak bu Kur'an'ı doğrulayan, Kur'an'da gelen şeylere tabi olan ve kimsenin görmeyeceği yerde yalnız başına iken Rabbinden korkan kimse istifade eder. Böyle özelliklere sahip olan kimseye, Allah tarafından günahlarının silinip bağışlanması kendisini sevindiren ve ahirette kendisini bekleyen büyük bir mükâfatı haber ver. İşte bu mükâfat cennettir.","Şüphesiz hesap için kıyamet günü ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların dünya hayatında iken işlemiş oldukları salih amelleri ve kötü amelleri yazarız. Aynı şekilde ölümlerinden sonra onlardan geriye kalan sadaka-i câriye gibi salih olan şeyleri yahut küfür gibi kötü amelleri de yazarız. Biz, her şeyi kesin bir şekilde apaçık bir kitapta yazmışızdır ki, o kitap Levh-i Mahfûz'dur.","Ey Resul! Yalanlayan ve inatçılık eden bu kimselere ibret olması için, kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının kıssasını anlat.","Kendilerini Allah'ı birlemeye ve Allah'a ibadet etmeye davet etmeleri için onlara iki elçi gönderdiğimizde o iki elçiyi yalanladılar. Bunun üzerine biz, üçüncü bir elçi daha göndererek o iki elçiyi güçlendirdik. O üç elçi belde halkına şöyle dediler: -Biz üç kişi- \"Sizleri Allah'ı birlemeye ve O'nun dinine tabi olmaya davet etmek için gönderilmiş olan elçileriz.\"","Belde halkı gönderilen elçilere şöyle dediler: Sizler bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz. Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Rahman size bir vahiy indirmemiştir ve siz, iddianızla ancak Allah'a yalan isnatta bulunuyorsunuz.","O üç elçi, belde halkının yalanlamasına karşılık olarak şöyle dediler: \"Ey belde halkı! Rabbimiz biliyor ki bizler, size O'nun katından gönderilmiş elçileriz. Delil olarak bu bize yeter.\"","\"Bizim görevimiz, size tebliğ etmekle emrolunduğumuz şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Biz, size hidayet etmekle sorumlu değiliz.\"","Belde halkı, gönderilmiş olan elçilere şöyle dediler: \"Şüphesiz siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bizleri tevhide davet etmekten vazgeçmezseniz; sizi ölünceye kadar taşlamakla ve acıklı bir azap ile cezalandıracağız.\"","Elçiler onlara cevap olarak şöyle dediler: \"Allah'ı inkâr etmeniz ve O'nun peygamberlerine tabi olmayı terk etmeniz sebebi ile uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size Allah'ı hatırlattığımız ve sizi O'na davet ettiğimiz için mi bizi uğursuz sayıyorsunuz? Hayır! Bilakis siz; günah işleyip isyan ederek aşırı giden bir topluluksunuz.\"","Derken beldenin uzak bir yerinden bir adam; kavminin elçileri yalanlamasından, onları öldürmek ve eziyet etmekle tehdit etmesinden korkarak koşarak geldi ve şöyle dedi: \"Ey Kavmim! Bu elçilerin getirdiklerine uyunuz.\"","Ey Kavmim! Size tebliğ ettikleri şey karşılığında sizden herhangi bir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar Allah'ın vahyinden tebliğ ettikleri şeyler hususunda hidayet üzeredirler. Kim böyle ise işte tabi olunmaya layık olan kimse odur.","Nasihatçı olan bu adam şöyle dedi: \"Ve hangi engel beni yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Ve hangi engel sizleri yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Öyle ki, yeniden dirilme ile birlikte hepiniz karşılık için sadece O'na döndürüleceksiniz.\"","\"Ben, beni yaratan Allah'tan başka ilahlara hak etmemelerine rağmen ibadet edip, onları ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman; bana bir kötülük isabet ettirmek isterse, kendilerine ibadet olunan bu ilahlar bana bir fayda veremedikleri gibi benden bir kötülüğü de savamazlar. Eğer ben küfür üzere ölürsem Allah'ın benim hakkımda dilediği kötülükten de beni kurtaramazlar.\"","\"Eğer ben Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunanları ilahlar edinirsem, apaçık bir hata içinde olurum. Öyle ki ibadeti hak etmeyenlere ibadet edip, ibadeti hak eden Allah'a ibadet etmeyi terk ederek apaçık bir sapıklık ile sapmış olurum.\"","\"Ey Kavmim! Şüphesiz ben; sizin Rabbiniz ve benim Rabbim olan Allah'a iman ettim. Beni dinleyin. Ben sizin, beni kendisiyle tehdit ettiğiniz ölümden de korkmuyorum.\" dedi. Kavmi onu öldürdü. Allah da onu cennetine koydu.","Şehit edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: \"Cennete gir.\" O, cennete girip de oradaki nimetleri müşahede edince temenni içinde şöyle dedi: \"Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi İman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı.\"","Şehit edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: \"Cennete gir.\" O, cennete girip de oradaki nimetleri müşahede edince temenni ederek şöyle dedi: \"Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi iman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı.\""]