["Allah, kendisine zıhar yapan kocası (Evs b. Sâmit) hakkında seninle tartışan ve onu Allah’a şikayet eden kadının (Havle binti Sa'lebe'nin) sözlerini kesinlikle işitmiştir. Kadın, kocasının kendisine yaptığını Allah'a şikayet etmiştir. Allah, sizin vazgeçip geri çekildiğinize dair karşılıklı konuşmanızı işitmektedir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz Allah, kullarının konuştuklarını hakkıyla işitendir. Yapmış oldukları fiillerini hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","İçlerinden birinin karısına; \"Sen bana annemin sırtı gibisin.\" diyerek zıhar yapanlar var ya onlar bu sözleri ile yalan söylemişlerdir. Onların hanımları anneleri değildir. Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. O erkekler bu sözleri söyleyerek çok kötü ve yalan bir söz söylemişlerdir. Şüphesiz Allah, çokça bağışlayandır. O, günahlarınızdan kurtulmanız için size kefareti meşru kılmıştır.","Bu kötü sözü söyleyip sonra da kendilerine zıhar yaptıkları hanımları ile cinsel temasta bulunmak isteyen kimselerin onlarla temasta bulunmadan önce buna kefaret olarak bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. Sizin yerine getirmek ile emrolunduğunuz zikri geçen o hüküm, sizi zıhar yapmaktan alıkoymak içindir. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","Kim özgürlüğüne kavuşturacağı bir köle bulamazsa zıhar yaptığı eşiyle temas etmeden önce o kimsenin iki ay arka arkaya oruç tutması gerekir. Kim de iki ay arka arkaya oruç tutamazsa, o kimsenin altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu hüküm; sizin, Allah'ın bunu emrettiğine iman etmeniz, O'nun emrini yerine getirmeniz ve Rasûlüne tabi olmanız içindir. İşte zikri geçen bu hükümler; Allah'ın, kulları için koymuş olduğu sınırlardır. Sakın o sınırları aşmayın. Allah'ın koymuş olduğu hükümlerini ve sınırlarını inkâr edenler için elem verici bir azap vardır.","Allah'a ve resulüne karşı gelenler, kendilerinden önceki ümmetlerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir. Allah'ı, resulünü ve Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için alçaltıcı bir azap vardır.","Yüce Allah, onlardan hiçbirini bırakmayarak hepsini diriltecek ve dünyada yapmış oldukları amellerini kendilerine haber verecektir. Onların amellerinden hiçbir şey geri bırakılmaz. Onlar, unutmuş oldukları amellerini küçük büyük demeyip terk etmeden sayıp yazmış olan sahifelerde (amel defterlerinde) buluverirler. Allah, her şeyden haberdardır. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","-Ey Peygamber!- Allah'ın, göklerde ve yerde olanları bildiğini görmüyor musun? Göklerde ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Üç kişinin gizli konuştuğu yerde Allah ilmi ile mutlaka onların dördüncüsüdür. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde onların altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, ilmi ile onlarla beraberdir. Sonra Allah, kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","-Ey Peygamber!- Bir Mümini gördüklerinde aralarında gizlice fısıldaşarak konuşan Yahudileri görmedin mi? Allah, gizlice fısıldaşmayı onlara yasak etmiştir. Onlar ise Allah'ın kendilerine yapmalarını yasakladığı şeyi yapmaya geri dönmüşlerdir. Onlar, günah olan hususlarda Müminlerin gıybetini yapmışlar ve Peygambere karşı gelerek sınırı aşmışlardır. -Ey Peygamber!- Onlar sana gelip de seni selamladıklarında, Allah'ın selamlamadığı sözlerle selamlıyorlar. Onlar selamlarında sana; \"Es-sâmu aleyke\" deyip bu sözleriyle ölümü (yani ölümün senin üzerine olmasını) kastediyorlar. Bunu, bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmezdi diyerek seni yalanlamak için söylerler. \"Şayet O, yani Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- iddia ettiği şeyde doğru/sadık olsaydı söylediklerimiz sebebi ile Allah bize azap ederdi.\" demektedirler. Bu söylediklerine ceza olarak cehennem onlara yeter. Onlar, onun ateşine sunulacaklardır. Onların vardıkları yer, ne kötü varış yeridir.","Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.","-Günah, düşmanlık ve Peygambere isyandan oluşan fısıldaşmak- sadece şeytanın süslediği ve dostlarına vesvese ettiği bir şeydir ki, şeytan bununla Müminlerin içine kendilerine tuzak kurulduğuna dair hüzün koymak ister. Şeytan ve şeytanın süslemesi, Allah'ın dilemesi dışında Müminlere bir zarar veremez. O halde Müminler, bütün işlerinde Allah'a güvenip dayansınlar.","Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki, Allah da size dünya ve ahiret hayatınızda genişlik versin. Fazilet ehli kimselerin oturması için size bazı meclislerden; “Kalkın!” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.","Sahabilerin, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile gizlice sırlarını konuşma talepleri çoğalınca, Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Ey iman edenler! Rasûlle bir sırrınızı konuşacağınız zaman bunu yapmadan önce bir sadaka verin. Önce sadaka vermeniz, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Zira böyle davranmanız kalpleri temizleyen bir itaattir. Sadaka olarak verecek bir şey bulamamanız durumda peygamberle sırrınızı konuşmanızda bir beis yoktur. Şüphesiz Allah, kullarının günahlarını çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir. Onları, güçlerinin yettiğinden başkasıyla sorumlu tutmaz.","Resul ile gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verme sebebiyle fakirlikten mi çekindiniz? Allah'ın emrettiğini yapmadığınıza ve bir ruhsat olarak da Allah sizi affettiğine göre artık namazı en kamil bir şekilde kılın, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.","-Ey Peygamber!- Küfür ve isyanları sebebi ile Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluk olan Yahudileri dost edinen münafıkları görmedin mi? O münafıklar ne Müminlerden ve ne de Yahudilerdendir. Onlar bu iki grup arasında herhangi birine karar veremez bir durumdadırlar. (Ne tam olarak onlara, ne de tam olarak bunlara meylederler) Müminlerin haberlerini Yahudilere aktardıkları halde kendilerinin Müslümanlar olduklarına dair yemin ederler. Onlar yeminlerinde yalancı olanlardır.","Münafıkları ateşin en alt tabakasına girdirerek Yüce Allah onlar için ahirette şiddetli bir azap hazırlamıştır. Şüphesiz onlar; dünyada yapmakta oldukları çok kötü küfür amelleri üzerinedirler.","Onlar ettikleri yeminleri ile Müslümanlıklarını ortaya koyarak mallarını ve canlarını korumak ve öldürülmelerine engel olmak için yeminlerini kalkan edindiler. Müslümanları zayıflatarak ve haktan alıkoyarak insanları haktan uzaklaştırdılar. Bu yüzden onları küçük düşüren ve rezil eden bir azap vardır.","Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ahalisidir. Orada ebedî kalacaklardır ve onların azabı asla son bulmayacaktır.","O gün Yüce Allah ceza/karşılık vermek için onların hepsini yeniden diriltecektir. -Ey Müminler!- Onlar dünyada iken küfür ve nifak üzere oldukları halde Allah'ı razı etmek için amel eden Müslümanlar olduklarına dair size yemin ettikleri gibi ahirette de O'na (Yüce Allah'a) yemin edeceklerdir. Onlar ettikleri bu yeminleri ile kendilerine fayda getirecek yahut kendilerinden zararı savacak bir şey üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar, dünyadaki yeminlerinde de ahiretteki yeminlerinde de gerçekten yalancıdırlar.","Şeytan onları hükmü altına almış ve vesvesesi ile onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur. Böylece onlar, Allah'ı razı edecek olan amelleri yapmamışlar, ancak Allah'ı gazaplandıracak amelleri işlemişlerdir. İşte bu sıfatlar ile vasfolunmuş olan kimseler İblis'in ordusu ve İblis'e tabi olanlardır. Dünyada ve ahirette asıl hüsrana uğrayanlar İblis'in ordusu ve İblis'e tabi olanlardır. Onlar sapıklığa karşılık olarak hidayeti, cehenneme karşılık olarak ise cenneti satmışlardır.","Şüphesiz Allah’a ve resulüne düşmanlık edip muhalefet edenler; işte onlar Allah'ın, kendilerini dünyada ve ahirette zelil kıldığı, aynı zamanda alçalttığı kâfirler zümresindendir.","Yüce Allah, ezeli ilminde; “Ben ve elçilerim mutlaka düşmanlarımıza karşı delil ve güç ile galip geleceğiz.\" diye hükmetmiştir. Şüphesiz Yüce Allah, elçilerine yardım etmek hususunda çok güçlüdür ve onların düşmanlarından öç alma hususunda çok güçlüdür.","-Ey Peygamber!- Babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları dahi olsa Allah'a ve kıyamet gününe iman eden bir toplumun; Allah’a ve resulüne düşman olanları sevdiklerini ve onlarla dostluk ettiklerini göremezsin. Muhakkak iman; Allah'ın ve resulünün düşmanları ile dostluk etmeyi yasaklar. Çünkü iman bağı; bütün bağlardan daha yücedir. İman bağı ile diğer bağlar arasında bir zıtlık meydana geldiğinde iman bağı diğer bağlardan önce gelir. -Akrabaları dahi olsa- Allah'a ve resulüne düşmanlık edenlerle dostluk etmeyenler var ya; işte Allah, imanı onların kalplerinde sabit kılmıştır, bu değişmez. Onları kendisinden bir delil ve nur ile kuvvetlendirmiştir. Kıyamet günü onları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır ve onlar orada ebedî kalacaklardır. Onlar için cennetin nimetleri asla kesilmeyecek ve onlar orada yok olmayacaklardır. Yüce Allah bir daha ebediyen onlara gazap etmeyecek şekilde onlardan razı olmuş, onlar da sona ermeyecek olan nimetler ile kendilerini nimetlendirdiği için Allah Teâlâ'dan hoşnut olmuşlardır. Onların Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı görmeleri kendilerine bahşedilecek olan bu nimetlerdendir. İşte bu özellikler ile zikredilmiş kimseler, Yüce Allah'ın emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden kaçınan ordularıdır. İyi bilin ki, dünya ve ahirette isteklerine erişerek ve korktuklarından emin olarak kurtuluşa erecek olanlar da sadece Allah'ın ordularıdır.","Göklerde ve yerde var olan yaratılmışlar, Allah'ı kendisine yakışmayacak olan şeylerden tenzih edip yüceltirler. O; Aziz'dir/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.","Allah'ı inkâr eden ve Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan Benî Nadîr'i yurtları olan Medine'den Şam'a ilk defa çıkaran O'dur. Onlar; Tevrat ehli olan Yahudilerdendir. Onlar müşrikler ile birlikte olup, ahitlerini bozunca Yüce Allah onları Şam diyarına doğru sürmüştü. -Ey Müminler!- Üzerinde oldukları güç ve kuvvet sebebi ile siz onların yurtlarından çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da yükselttikleri kalelerinin Allah'ın cezalandırmasından kendilerini koruyacağını sanmışlardı. Böylece Allah da resulüne, onlara karşı savaşmayı ve onları yurtlarından sürgün etmeyi emretmesi ile onlara hesaba katmadıkları bir yönden gelmiştir. Yüce Allah, onların kalplerine şiddetli bir korku salıverdi. Böylece onlar Müslümanların o evlerden yararlanmaması için evlerini kendi elleri ile içerden yıktılar. Müslümanlar da dışarıdan yıktılar. Ey basiret sahipleri! İnkârları sebebi ile onların başına gelenlerden ibret alın ve sakın onlar gibi olmayın. Yoksa onların uğramış olduğu ceza size de ulaşır.","Eğer Yüce Allah, onların sürgün edilmelerini yazmış olmasaydı, onlara dünyada öldürülme ve esir edilme ile azap ederdi. Ahirette ise onlar için kendilerini bekleyen ve içinde ebedî kalacakları bir azap vardır.","Onlar hakkında gerçekleşen bu şey, onların küfürleri ve ahitlerini bozarak Allah'a ve resulüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Her kim Allah'a karşı gelirse; şüphesiz Allah Teâlâ cezalandırması şiddetli olandır. O kimseye O'nun şiddetli cezalandırması erişecektir.","-Ey Müminler topluluğu!- Beni Nadîr Gazvesi'nde Allah'ın düşmanlarını gazaplandırmak için kesmiş olduğunuz yahut kendisinden yararlanmak için kökleri üzerinde bırakmış olduğunuz hurma ağaçları Allah'ın emriyledir. Bu; onların iddia ettiği gibi yeryüzünde yapılmış bir bozgun değildir. Bu; Allah'ın taatinden çıkan, ahitlerini bozan ve vefa yolunu seçmek yerine hıyanet yolunu seçen Yahudileri rezil etmesi içindir.","Yüce Allah’ın, Nadîr Oğulları'nın mallarından resulüne verdiği şeyler için siz ne at ve ne deve koşturdunuz ve size ne de bir meşakkat isabet etti. Fakat Allah, resulünü dilediğine hakim kılıp ona karşı üstün kılar. O, resulünü Nadîr Oğulları'na hakim kılıp onlara karşı üstün kılmış ve onların beldelerinin fethini savaşmaksızın nasip etmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.","Yüce Allah’ın (fethedilen) kasaba halkından savaşmadan alınarak Peygamberine verdiği fey Allah'a aittir. Allah onu dilediği kimseye verir. Yine resule mülk olarak verir. Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalip Oğulları'ndan olan akrabalarına verir. Bu, sadakadan men edilmeleri sebebi ile onlar için bir telafidir. Yine yetimler, fakirler, yolda kalmış ve nafakasını yitirmiş olan kimseler içindir. Bu; malların, sadece zengin olanlar arasında dönüp dolaşmaması ve fakirlere de verilmesi içindir. -Ey Müminler!- Resul -sallallahu aleyhi ve sellem- size fey mallarından ne verdiyse, onu alın ve sizi neyden sakındırmışsa ondan kaçının. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Muhakkak ki Yüce Allah, cezalandırması çetin olandır. O'nun cezalandırmasından sakının.","Bu mallardan bir kısmı Allah yolunda mallarını ve evlatlarını terk etmeye mecbur kılınmış, Allah'tan dünyada rızık ve ahirette rıza dileyen, Allah yolunda cihat ile Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte gerçekten imanda kararlı ve sağlam olanlar bu sıfatlar ile sıfatlanmış olanlardır.","Muhacirlerden önce Medine'yi yurt edinip Allah'a ve Allah'ın resulüne iman etmeyi seçen ensar, Mekke'den kendilerine hicret eden kimseleri severler. Feyden, Allah yolunda hicret edenlere verilen maldan kendilerine verilmemesinden dolayı onlara karşı gönüllerinde bir öfke ve haset beslemezler. Kendileri ihtiyaç ve fakirlik içerisinde olsalar dahi dünvevi arzularda muhacirleri kendi nefislerine tercih ederler. Kim nefsini mal hırsından korur ve malını Allah yolunda sarf ederse, işte istediklerine nail olarak ve korktuklarından kurtularak asıl kurtuluşa erenler onlardır.","Onlardan sonra gelen ve kıyamet gününe kadar onların yoluna güzelce tabi olanlar şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizi ve bizden önce Allah'a ve O'nun resulüne iman eden din kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde Müminlerden herhangi birine karşı kin ve kötü niyet bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz sen kullarına karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin!''","-Ey Peygamber!- Küfrü gizleyip imanı ortaya koyanları görmedin mi?Onlar, tahrif edilmiş olan Tevrat'a tabi olan kardeşleri Yahudilere şöyle demektedirler: \"Yurtlarınızda kalın, biz sizi yardımsız bırakmayız ve sizi teslim etmeyiz. Eğer Müslümanlar sizi çıkaracak olurlarsa, sizinle dayanışma ile çıkarız. Bizi, sizinle çıkmaktan alıkoyacak hiç kimseye itaat etmeyiz. Eğer Müslümanlar sizinle savaşırlarsa onlara karşı size yardım ederiz.\" Allah şahitlik etmektedir ki Yahudiler (yurtlarından) çıkarılırlarsa; onlarla birlikte çıkacaklarına ve kendileri ile savaşılırsa onlarla birlikte savaşacaklarına dair münafıklar iddialarında yalancıdırlar.","Eğer Müslümanlar, Yahudileri çıkaracak olurlarsa onlar (münafıklar) Yahudilerle beraber çıkmazlar. Eğer münafıklar Müslümanlarla savaşırlarsa onlara (Yahudilere) yardım etmezler. Müslümanlara karşı onlara yardıma gitseler de onlardan kaçarlar. Sonra da münafıklara yardım edilmez. Bilakis Yüce Allah, onları (münafıkları) küçük düşürür ve aşağılar.","-Ey Müminler!- Yahudi ve münafıkların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah Teâlâ'ya karşı duydukları korkudan daha şiddetlidir. Bu, onların idrak edemeyen ve anlamayan bir topluluk olmaları sebebi ile size karşı duydukları korkunun çok şiddetli olmasından ve Allah'a karşı olan korkularının zayıf olmasındandır. Eğer onlar, anlıyor olsalardı kendisinden korkulmayı ve dehşete düşülmeyi en çok hak edenin Allah Teâlâ olduğunu bilirlerdi. Sizi onların üzerine güçlü/hakim kılan da O'dur.","-Ey Müminler!-Yahudiler, surlarla çevrili kasabalar veya duvarlar arkasında olmadıkça sizinle topluca savaşamazlar. Korkaklıkları sebebi ile sizinle karşı karşıya gelemezler. Kendi aralarındaki savaşları ise aralarındaki düşmanlıkları sebebi ile şiddetlidir. Sen, onları birlik ve saflarını tek bir saf zannedersin. Oysa onların kalpleri birbirine zıt ve dağınıktır. Bu ayrılık ve düşmanlık onların akıl etmeyen bir topluluk olması sebebiyledir. Eğer hakkı bilselerdi ona tabi olurlardı, onda ayrılığa düşmezlerdi.","O Yahudilerin küfürdeki ve kendilerine inen azaptaki durumları, kendilerinden yakın zaman önce geçmiş ve küfürlerinin cezasını Bedir'de tatmış olan Mekkeli müşriklerin durumu gibidir. Onların küfürlerinin kötü akıbetini tattılar. Bedir günü, Mekkeli müşriklerden öldürülen öldürüldü ve esir edilen esir edildi. Onlar için ahirette acı verici bir azap vardır.","Münafıkların Yahudilere verdikleri sözdeki durumları tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan, küfrü süsleyerek insana; \"İnkâr et!\" der. İnsan, şeytanın küfrü süslemesi sebebi ile inkâr edince de: \"Küfrettiğin için ben senden uzağım. Çünkü ben yaratılmışların Rabbi olan Allah’tan korkarım.\" der.","Kıyamet günü şeytanın ve ona itaat edenin sonu (kendisine itaat edilen şeytan ile ona tabi olan insanın) içinde ebedî kalacakları ateştir. Onları bekleyen o ceza, Allah Teâlâ'nın sınırlarını çiğneyerek kendi nefislerine zulmeden zalimlerin cezasıdır.","Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Her nefis, kıyamet günü için sunduğu salih amellere bir baksın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.","Emirlerini terk edip yasaklarını çiğneyerek Allah'ı unutan, Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Kendilerini Allah'ın gazabından ve cezalandırmasından koruyacak ameller işlememişlerdir. Onlar Yüce Allah'ı unutan, -Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen ve yasaklarından geri durmayan- kimselerdir. Onlar, Allah Teâlâ'nın taatinden çıkmış olan kimselerdir.","Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli ile cehennem ehli, dünyadaki amellerinde farklı oldukları gibi ahirette alacakları karşılıklarda da birbirlerinden farklıdırlar. İsteklerine kavuşup korktukları şeylerden güvende olarak asıl kurtuluşa erenler cennet ehli kimselerdir.","-Ey Peygamber!- Eğer Biz bu Kur'an'ı dağa indirmiş olsaydık, Kur'an'da bulunan şiddetli tehdit ve korkutucu uyarılar sebebiyle sertliği ve sağlamlığı ile birlikte o dağın Allah korkusunun şiddetinden dolayı baş eğmiş paramparça olduğunu görürdün. Biz, bu örnekleri insanlar akıllarını kullansınlar ve onun ayetlerinin ihtiva ettiği ibretlerden ve uyarılardan ibret alsınlar diye veriyoruz.","22 - 23 - O öyle Allah'tır ki, O'ndan başka hak mabut (ilah) yoktur. Görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dünyada ve ahirette Rahman'dır (çok merhametlidir). O'nun rahmeti bütün alemleri kuşatmıştır. O, Melik'tir. Her türlü eksiklikten münezzehtir, yücedir. Her kusurdan uzaktır. Peygamberlerini, ayetleri (mucizeleri) ve delilleri ile tasdikleyendir. Kullarının amellerini hakkıyla gözetendir. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galiptir. O, Cebbar'dır. Her şeye ululuğu ile üstün gelendir. Mütekebbir'dir. Allah Teâlâ, müşriklerin O'na ortak koştukları putlardan ve diğer şeylerden münezzeh ve yücedir.","22 - 23 - O öyle Allah'tır ki, O'ndan başka hak mabut (ilah) yoktur. Görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dünyada ve ahirette Rahman'dır (çok merhametlidir). O'nun rahmeti bütün alemleri kuşatmıştır. O, Melik'tir. Her türlü eksiklikten münezzehtir, yücedir. Her kusurdan uzaktır. Peygamberlerini, ayetleri (mucizeleri) ve delilleri ile tasdikleyendir. Kullarının amellerini hakkıyla gözetendir. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galiptir. O, Cebbar'dır. Her şeye ululuğu ile üstün gelendir. O, Mütekebbir'dir. Allah Teâlâ, müşriklerin O'na ortak koştukları putlardan ve diğer şeylerden münezzeh ve yücedir.","O Allah, her şeyi yaratan, yoktan var eden ve yarattıklarına dilediği gibi şekil verendir. En yüce sıfatları ihtiva eden en güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu her türlü eksiklikten tenzih eder. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.","Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Benim düşmanım ve sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Onlar, Peygamberiniz aracılığı ile dinden size gelen şeyleri inkâr etmişler, Peygamberi yurdundan çıkarmışlardır. Rabbiniz Allah'a iman ettiniz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Aynı şekilde sizleri de yurdunuz Mekke'den çıkarıyorlar. Size karşı ne bir akrabalık ve ne de bir yakınlık gözetiyorlar. Eğer sizler, benim yolumda cihat etmek ve benim rızamı kazanmak için çıkmış iseniz onlara karşı bir dostluk olarak Müslümanların haberlerini gizlice yollamayın. Ben, sizin bu hususta saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim kâfirlerle dostluk yapar ve onlara karşı bir sevgi beslerse; o, doğru yoldan ve haktan sapmış ve doğru olandan uzaklaşmış olur.","Eğer onlar size üstün gelirlerse, içlerinde size karşı gizledikleri düşmanlıklarını ortaya koyarlar. Eziyet ve vurma ile ellerini size uzatırlar ve dilleri ile size söverler. Onlar sizin de tıpkı kendileri gibi Allah'ı ve resulünü inkâr edip kâfir olmanızı arzu ederler.","Eğer yakınlarınız ve çocuklarınız için kâfirleri dost edinirseniz; kıyamet günü, ne yakınlığınız ve ne de çocuklarınız size fayda verir. Allah; sizin aranızı ayırır, Cennet ehli olanlar Cennet'e, ateş ehli olanlar ise ateşe girer. Birbirinize hiçbir fayda sağlayamazsınız. Yüce Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır.","-Ey Müminler!- Şüphesiz, sizin için İbrahim -aleyhisselam-'da ve onunla beraber olan Müminlerde güzel bir örnek vardır. Hani onlar kâfir olan toplumlarına şöyle demişlerdi: \"Biz, şüphesiz sizden ve sizin Allah’tan başka ibadet ettiğiniz putlarınızdan uzağız. Sizin üzerine olduğunuz inancı kabul etmiyoruz. Sizinle bizim aramızda Yüce Allah’a tek olarak iman edinceye ve Allah'a herhangi bir kimseyi ortak koşmayı bırakıncaya kadar sürecek olan bir düşmanlık ve nefret belirmiştir.\" Sizin üzerinize düşen de onlar gibi kâfir olan toplumunuzdan uzak durmanızdır. Bu; İbrahim’in babasına söylediği şu söz hariçtir (İbrahim şöyle dedi): \"Senin için Allah'tan bağışlanma dileyeceğim. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.\" Bu, İbrahim'in babası hakkında ümidi kesmesinden önce idi. Çünkü Mümin bir kimse, müşrik bir kimse için af dileyemez. İbrahim şöyle dedi: \"Benim, Allah’tan sana gelecek azabı savmaya gücüm yetmez. Rabbimiz! Biz, bütün işlerimizde sana dayandık ve tövbe ederek sana yöneldik ve kıyamet günü dönüş de sanadır!\"","Rabbimiz! Kâfirleri bize musallat ederek bizi küfre sapanlar için bir deneme kılma. (Eğer bize musallat olurlarsa) Onlar (kâfirler) şöyle diyeceklerdir: \"Eğer onlar hak üzerinde olsalardı, biz onlara hakim güç kılınmazdık. Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla. Şüphesiz sen; hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galipsin. Yaratmanda, şeriatinde ve takdir etmende çok hikmet sahibisin.\"","İşte bu güzel örneği ancak Allah'tan dünya ve ahiretin hayrını isteyenler alır. Her kim de bu güzel örnekten yüz çevirirse; şüphesiz ki Allah, kullarına muhtaç değildir. O'nun, kullarının taatine ihtiyacı yoktur. O her hâlükârda çokça övülendir.","-Ey Müminler!- Olur ki Allah, kendileri ile aranızda düşmanlık bulunan kâfirler ile aranıza onları İslam'a hidayet ederek bir sevgi koyar da onlar sizin dinde kardeşleriniz olurlar. Allah her şeye kadirdir, onların kalplerini imana doğru çevirir. Allah, tövbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.","Yüce Allah, Müslüman olmanız sebebi ile sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi, onlara sizin üzerinizdeki haklarını vererek adaletli davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz Yüce Allah; kendi nefislerine, ailelerine ve üzerlerine idareci oldukları kimselere karşı adil olanları sever.","Allah; ancak iman etmeniz sebebi ile sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım edenlerle dost olmanızı yasaklar. Sizden kim onları dost edinirse, işte Allah'ın emrine karşı gelmeleri sebebi ile kendi nefislerini helaka sürükleyerek kendilerine zulmetmiş olanlar onlardır.","Ey Allah’a iman edenler ve Allah’ın dini (şeriati) ile amel edenler! Mümin kadınlar, küfür diyarından hicret edip de İslam diyarına gelirlerse, onları imanlarının doğruluğunda imtihan edin. Allah, onların imanlarını en iyi bilendir. Onların kalplerinin barındırdığı şey gizli kalmaz. İmtihandan sonra onların imanlarında sadık kimseler olduklarına dair alametlerin ortaya çıkmasından sonra onların Mümin kadınlar olduğunu anlarsanız bu durumda onları kâfir olan eşlerine iade etmeyin. Mümine kadınların kâfir erkeklerle evlenmesi helal değildir. Aynı şekilde kâfir olan erkeklerin de iman eden kadınlarla evlenmesi helal değildir. İman eden kadınların kâfir kocalarına verdikleri mehirlerini (geri) verin. -Ey Müminler!- İddetlerini bitirdikten sonra mehirlerini vererek o kadınlarla evlenmeniz de bir günah yoktur. Kimin hanımı kâfir ise yahut dininden dönmüş ise küfür sebebi ile nikâh bağı koptuğu için artık o kadını yanında tutmasın. Mehir olarak onlara sarf ettiğinizi geri isteyin. Dininden dönen kadınlarınızın mehirlerini o kâfirlerden isteyin. Mümin olan kadınlar da verdiklerini istesinler. Mehirler ile alakalı olarak sizin tarafınızdan ve onların tarafından mehirlerin geri verilmesine dair burada zikredilen hüküm Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın hükmüdür. O sizin aranızda dilediği gibi hüküm verir. Allah kullarının hallerini ve yaptıklarını en iyi bilendir. Onların yaptıklarından hiçbir şey O’na gizli kalmaz. O, kulları için koymuş olduğu hükümlerde çok hikmet sahibidir.","Eşleriniz için sarf ettiklerinizden bir şey eğer onların dinden çıkmaları sebebiyle kâfirlere gider, siz de onlara galip gelirseniz; ganimetten, eşleri dinden çıkarak giden erkeklere mehir olarak sarf ettikleri kadarını verin. Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten de sakının.","-Ey Peygamber!- Mümin kadınlar, -Mekke’nin fethinde olduğu gibi- Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmamak, bilakis sadece O’na kulluk etmek, hırsızlık etmemek, zina etmemek, cahiliye adeti olarak çocuklarını öldürmemek, yalan uydurarak eşlerine zinadan çocuklar isnat etmemek ve ağıt yakıp saç baş yolarak ağlamaktan yasaklaman gibi iyi ve doğru işlerde sana isyan etmemek üzere sana beyat etmek için geldiklerinde onların beyatını kabul et. Sana beyat etmelerinden sonra onların günahlarının bağışlanması için Allah’tan af dile. Şüphesiz Allah, tövbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.","Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Ahirete iman etmeyen ve Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, ahireti inkâr etmeleri sebebi ile kabirlerdekilerin yeniden dirilmesinden ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.","Göklerde ve yerdekiler Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’ya yakışmayan/layık olmayan her türlü şeyden O'nu tenzih ederler ve yüceltirler. O; Azîz'dir/hiç kimsenin galip gelemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.","Ey Allah'a iman edenler! Gerçekte yapmadığınız şeyler için niçin yaptık diyorsunuz? Tıpkı bu, sizden birinin filan ile kılıç kılıca şöyle şöyle vuruştum demesi gibidir. Hâlbuki o, kılıcı ile kimse ile vuruşmamıştır.","Yapamayacağınız bir şeyi söylemek Allah katında nefret edilen büyük bir şeydir. Bir Mümine ancak Allah'a karşı doğru olmak ve amelinin sözünü doğrulaması yakışır. (Yani amel etmesi gerekir.)","Şüphesiz Yüce Allah, kendi yolunda rızasını kazanmak arzusu ile yan yana birbirine kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşan Müminleri sever.","-Ey Peygamber!- Musa -aleyhisselam-'ın kavmine şöyle dediği zamanı hatırla: \"Ey kavmim! Benim size gönderilen Allah’ın elçisi olduğumu bildiğiniz halde ne diye emirlerime muhalefet ederek bana eziyet ediyorsunuz?\" Onlar kendilerine gelen haktan meyledip sapınca, Allah da onların kalplerini haktan ve doğru yoldan saptırdı. Yüce Allah, taatinden çıkan bir kavmi hakka iletmez.","Hani Meryem oğlu İsa -aleyhisselam-: \"Ey İsrailoğulları! Ben, benden önce indirilen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir resulü de müjdeleyen, Allah’ın size (gönderdiği) bir resulüm. Ben; daha önce örneği görülmemiş bir peygamber değilim.\" demişti. İsa -aleyhisselam- onlara, kendisinin doğruluğuna dair apaçık delillerle gelince şöyle demişlerdi: \"Bu; apaçık bir büyüdür, ona asla tabi olmayız.\"","Allah'ı birlemeye dayanan tevhit dini olan İslam’a çağrıldığı halde Allah'a ortaklar koşup onlara ibadet ederek Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah, şirk ve masiyetler ile kendilerine zulmeden zalimler topluluğunu kendilerini dosdoğru yol üzere kılacak olan doğru yola erdirmez.","O yalanlayıcılar kendilerinden sadır olan yanlış sözler ile hakkı karalayarak Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirlerin hoşuna gitmese de Yüce Allah, yeryüzünün doğusunda ve batısında dinini üstün kılarak ve kelimesini yücelterek nurunu tamamlayacaktır.","Resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i hayra hidayet ve irşat eden, faydalı ilim ve salih amel dini olan İslam dini ile dinini bütün dinlere üstün kılmak için gönderen Allah'tır. Müşrikler hoşlanmasalar da Allah, dinini yeryüzüne hakim kılacaktır.","Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak kârlı bir ticareti size göstereyim mi?","Bu kazançlı ticaret; Allah'a ve Allah'ın resulüne iman etmeniz, rızası için O'nun yolunda mallarınızı infak edip ve canlarınızı feda ederek cihat etmenizdir. Eğer bilseydiniz, zikri geçen bu ameller sizin için daha hayırlıdır. O halde bu amellere koşun.","İşte bu ticaretin kazancı şudur: Yüce Allah'ın sizin günahlarınızı bağışlaması, sizi sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere, kendisinden başka bir yere taşınmanın olmadığı cennetlerdeki güzel meskenlere koymasıdır. Zikredilen bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yaklaşamayacağı büyük bir kazançtır.","Bu kazançlı ticaretin sizin seveceğiniz başka bir özelliği daha vardır ki, dünyada ertelenmeden verilir. Bu özellik (kazanç), düşmanlarınıza karşı Allah'ın size yardım etmesi ve size Mekke'nin ve diğer yerlerin fethi gibi yakın bir fethi vermesidir. -Ey Peygamber!- Müminlere, dünyada kendilerini sevindirecek yardımı, ahirette ise elde edecekleri cenneti haber ver.","Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Tıpkı İsa -aleyhisselam- Havariler'e: \"Allah’ın dini için benim yardımcılarım kimdir?\" dediğinde; ona yardım eden Havariler'in yardım ettiği gibi sizler de resulünüzün size getirmiş olduğu Allah'ın dininin yardımcıları olun. Havariler, İsa -aleyhisselam-'a: \"Allah'ın dininin yardımcıları biziz.\" demişlerdi. İsrailoğulları'ndan bir zümre İsa -aleyhisselam-'a iman etmiş bir diğer zümre ise inkâr etmişti. Bunun üzerine biz de İsa -aleyhisselam-'a iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de, onlar inkâr edenlere karşı üstün gelmişlerdi.","Göklerde ve yerde bulunan mahlukatın tamamı; mülkün tek sahibi, her türlü noksanlıktan uzak, hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galip ve yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibi olan Allah'ı kendisine yakışmayacak olan eksiklik ve kusur içeren her türlü sıfattan/özellikten tenzih eder.","O (Allah); Arapların içine kendileri gibi okuyup, yazamayan bir elçi gönderendir. O peygamber, onlara Allah'ın kendilerine indirilen ayetlerini okur; onları, küfürden ve kötü ahlaklardan temizler ve onlara Kur'an ve sünneti öğretir. Onlar, o peygamberin kendilerine gönderilmesinden önce apaçık haktan sapmış şekilde ve sapıklık üzere idiler. Putlara tapıyorlar, haksız yere kan döküyorlar ve akrabalık bağlarını koparıyorlardı.","O (Allah); bu Peygamberi, Araplardan henüz gelmemiş, fakat gelecek olan diğer kimselere de gönderendir. O Azîz'dir/hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.","Burada haber verilen -Peygamber'in Araplara ve diğerlerine gönderilmesi- Allah'ın lütfudur ve Allah, onu dilediğine verir. Allah, çok lütuf sahibidir. O'nu, bu ümmete ve insanların tamamına peygamber olarak göndermesi de O'nun lütfundandır.","Tevrat'la yükümlü tutulup da daha sonra onu terk eden Yahudilerin örneği, büyük kitapları yüklenmiş/taşıyan eşeğe benzer ki o, kitap mı yoksa başka şey mi taşıdığını bilmez. Allah’ın ayetlerini yalanlayan bir toplumun hali ne kadar kötüdür. Yüce Allah, zalim toplumu hakkı bulma hususunda muvaffak kılmaz.","-Ey Peygamber!- De ki: \"Ey tahrif edilip bozulduktan sonra Yahudilik (dini) üzerinde kalanlar! Bütün insanların değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız ve bunda da samimi iseniz iddia ettiğiniz bu itibarı Yüce Allah'ın size çabucak vermesi için haydi ölümü temenni edin!\"","Onlar, ölümü hiçbir zaman temenni etmezler. Aksine işledikleri küfür, günahlar, zulüm ve Tevrat'ı değiştirip tahrif etmeleri sebebiyle dünyada ebedî olarak kalmayı isterler. Yüce Allah, zalimleri en iyi bilendir. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarına göre onlara karşılık verecektir.","-Ey Peygamber!- O Yahudilere de ki: \"Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, er ya da geç kaçınılmaz bir şekilde sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni/gaybı bilen Yüce Allah'a kıyamet günü döndürüleceksiniz. Görülenden ve görülmeyenden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, size bütün yaptıklarınızı haber verecek ve yaptıklarınıza göre size karşılık verecektir.\"","Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Cuma günü imam minbere çıktıktan sonra müezzin nida ettiği zaman hutbeyi dinlemek ve namazı kılmak için mescitlere koşun. Sizi ibadetten alıkoymaması için alışverişi bırakın. Ey Müminler! Eğer bilirseniz cuma namazı ezanından sonra emredilen bu koşma ve alış verişi terk etmek, sizin için daha hayırlıdır. O halde Allah'ın size olan emrini yerine getirin.","Cuma namazını kıldıktan sonra helal yoldan kazanmak ve ihtiyaçlarınızı gidermek için yeryüzüne dağılın. Helal kazanç ve helal kâr elde etmek için Allah'ın fazlından isteyin. Rızkınızı ararken Yüce Allah'ı çokça zikredin. Rızık arayışınız, size Allah'ı zikretmeyi sakın unutturmasın. Sevdiğiniz şeyleri ümit etmeniz ve korktuğunuz şeyden kurtulmanız için O'nu çokça zikredin.","-Ey Peygamber!- Müslümanlardan bazıları bir ticaret yahut bir eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona doğru çıkıp giderler ve seni minberde ayakta bırakırlar. -Ey Peygamber!- De ki: \"Salih amellerin Allah katındaki karşılığı, sizin çıkıp kendisine doğru gittiğiniz ticaretten ve eğlenceden daha hayırlıdır. Yüce Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır!\"","-Ey Resul!- Müslümanlıklarını izhar edip küfürlerini içlerinde gizleyen kimseler olan münafıklar, senin meclisinde hazır bulunduklarında şöyle dediler: \"Senin kesinlikle Allah’ın resulü olduğuna şahitlik ederiz.\" Allah, senin kendi resulü olduğunu elbette bilir. Allah; münafıkların, senin gerçekten Allah'ın resulü olduğuna yürekten şahitlik ettiklerine dair iddialarında yalancı olduklarına da şahitlik eder.","Ettikleri yeminlerini, kendilerini öldürülmekten ve esir edilmekten korunmak için bir örtü ve kalkan edinmişler, şüphe düşürerek ve ürküterek insanları imandan uzaklaştırmışlardır. Şüphesiz onların nifak ve yalan yemin ile yaptıkları amelleri çok çirkindir.","Bu; onların iki yüzlülük ederek iman etmeleri, imanın onların kalplerine ulaşmaması ve sonra da Allah'ı inkârlarını kalplerinde gizlemeleri sebebiyledir. Küfürleri sebebi ile Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. İman onların kalplerine girmez. Bu mühür sebebi ile onlar, kendilerinin iyiliğine ve hidayetine olan şeyleri anlamazlar.","-Ey münafıklara bakan kimse!- Onları gördüğün zaman şekillerinin güzelliğinden ve üzerinde bulundukları nimetlerden dolayı cüsseleri hoşuna gider. Eğer konuşurlarsa, sözlerinin içerdiği belagatten dolayı onları dinlersin. -Ey Resul!- Onlar senin meclisinde sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Korkaklıklarından dolayı her sesin kendilerini hedef aldığını sanırlar. Onlar, gerçekten düşmandırlar. -Ey Peygamber!- Onların sana tuzak kurmalarından sakın. Allah onlara lanet etsin. Delillerin açık ve anlaşılırlığına rağmen nasıl da imandan uzaklaşıyorlar!","O münafıklara; \"Yaptıklarınızdan özür dileyerek Allah'ın resulüne gelin de sizin günahlarınız için Allah'tan mağfiret dilesin.\" denildiği zaman onlar alay ederek başlarını çevirirler. Sen onların emrolundukları hakkı kabul edip, ona boyun eğmekten büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.","-Ey Peygamber!- Senin onların günahları için af dileyip dilememen arasında bir fark yoktur. Çünkü Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Allah Teâlâ, taatinden çıkan ve günahlarında ısrar eden bir kavmi muvaffak kılmaz.","Onlar şöyle derler: \"Bedevilerden ve fakirlerden Allah’ın resulünün yanında bulunan kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler.\" Oysa göklerin ve yerin hazineleri sadece Allah’ındır. O; kullarından dilediğine bunu rızık olarak verir. Fakat münafıklar, rızkın hazinelerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elinde olduğunu bilmezler.","Münafıkların başı Abdullah b. Ubey şöyle demektedir: Eğer Medine'ye dönersek üstün/izzetli olan ben ve kavmim, izzetli olmayan Muhammed ve ashabını oradan çıkaracaktır. Hâlbuki asıl izzet ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Müminlerindir. Abdullah b. Ubey'in ve ashabının değildir. Fakat münafıklar; izzetin ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Müminlerin olduğunu bilmezler.","Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Sakın mallarınız ve evlatlarınız sizi, namaz ve namaz dışındaki İslam'ın farzlarını yerine getirmekten alıkoymasın. Bir kimseyi, malları ve evlatları,\tnamaz ve namaz dışında Allah'ın farz kıldığı hususları yapmaktan alıkoyarsa; işte kıyamet günü kendilerini ve ailelerini gerçekten ziyana uğratanlar onlardır.","Herhangi birinize ölüm gelip de Rabbine şöyle demeden önce sizi rızıklandırdığımız mallardan infak edin: \"Rabbim! Beni az bir süreye kadar geciktirsen de malımdan Allah yolunda sadaka verip de Yüce Allah'ın, amelleri düzgün olan salih kullarından olsaydım.''","Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, eceli gelen ve ömrü sona eren kimsenin ecelini (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bunlara göre size karşılığınızı verecektir. Eğer hayır ise (karşılığı) hayır, şer ise şer (ceza) olarak verilir.","Göklerde ve yerde bulunan mahlukatın tamamı zatına yakışmayan eksiklik ve kusur içeren her türlü özellikten Yüce Allah'ı tenzih eder. Mülkün tek sahibi O'dur. O'nun dışında bir sahip yoktur. Güzel övgüler O'nun içindir. O her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.","-Ey insanlar!- Sizi yaratan O’dur. Sizden bir kısmınız kâfirdir ki, onun varacağı yer ateştir. Bir kısmınız da Mümindir ki, onun varacağı yer ise cennettir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığınızı verecektir.","-Ey insanlar!- O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış ve bunları boş yere yaratmamıştır. Sizi de kendisinden bir ihsan ve bir lütuf olmak üzere en güzel surette şekillendirmiştir. Eğer dileseydi sizi çirkin olarak yaratırdı. Kıyamet günü dönüş de sadece O’nadır. Amellerinize karşılık size karşılığınızı verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur). Şer (zannederse) şer (bulur).","Göklerde olanı ve yeryüzünde olanları bilir. Gizlediğiniz amelleri de açığa vurduğunuz amelleri de bilir. Allah, gönüllerde olan hayrı da şerri de hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","-Ey müşrikler!- Daha önce inkâr eden Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve diğer kavimler gibi ümmetlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar inkâr etmelerinin cezasını dünyada tattılar. Onlar için ahirette ise elem verici bir azap vardır. Evet! Onların haberi size geldi. O halde onların işlerinin vardığı neticeden ibret alın. Onların başına gelen sizin de başınıza gelmeden önce Allah'a tövbe edin.","Onlara isabet eden bu azap, Allah katından resulleri onlara apaçık delilleri ve ayan beyan kanıtları getirdiklerinde resullerin insanlardan gelmesini inkâr ederek şöyle demeleri sebebiyledir: \"Bize insanlar mı yol gösterecek? Bizi bir beşer mi hakka iletecek?\" Böylece onlar küfre sapıp, iman etmekten yüz çevirdiler. Bu yaptıkları ile Yüce Allah'a hiçbir zarar veremediler. Allah, onların imanlarına ve ibadetlerine muhtaç değildir. Çünkü onların taatleri Allah'a hiçbir şey vermez. Allah Teâlâ; zengindir, kullarına muhtaç değildir. Sözlerinde ve fiilerinde çokça övülen, hamde layık olandır.","Kâfirler, ölümlerinden sonra Yüce Allah'ın kendilerini kesinlikle diriltemeyeceğini ileri sürdüler. -Ey Peygamber!- Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimselere de ki: \"Hayır! Rabbime ant olsun ki, dünyada yapmış olduklarınıza göre kıyamet günü mutlaka diriltileceksiniz. Bu diriltme Allah'a göre kolaydır. Sizi ilk defa yaratmıştır. O, ölümünüzden sonra sizi hesap ve karşılık için diriltmeye kadirdir.\"","-Ey insanlar!- Allah'a iman edin. O'nun Peygamberine iman edin. Resulümüze indirdiğimiz Kur'an'a iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, buna göre size karşılığınızı verecektir.","-Ey Peygamber!- Allah'ın kıyamet günü, sizi toplayacağı ve size amellerinizin karşılığını vereceği günü hatırla. O gün, kâfirlerin zararının ve eksikliklerinin ortaya çıktığı gündür. Çünkü Müminler o gün, kâfirlerin cennetteki yerlerine mirasçı olurlar. Kâfirler de Müminlerin cehennemdeki yerlerine mirasçı olurlar. Kim Allah'a iman eder ve salih ameller işlerse Yüce Allah, onun günahlarını örter ve onları, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar oradan çıkmazlar, cennetin nimetleri devamlıdır, onlardan kesilmez. İşte onların elde ettikleri bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yakınlaşamayacağı en büyük kazançtır.","Allah'ı inkâr edenlere ve resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Onlar, orada ebedî kalacaklardır. Onların varacakları yer ne kötü ve çirkin bir varış yeridir.","Bir kimsenin canına yahut malına yahut çocuğuna Allah'ın bir hükmü ve kaderi olmadıkça hiçbir musibet isabet etmez. Kim, Allah’a ve O'nun kaza ve kaderine iman ederse; Allah onun kalbini hükmüne karşı rıza ve hoşnutluk ile selamette kılar. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","Allah’a itaat edin, resule de itaat edin. Eğer Allah'ın resulünün getirdiklerinden yüz çevirirseniz; bu yüz çevirmenin günahı sizin üzerinizedir. Elçimizin üzerine düşen ise kendisine emrettiğimizi tebliğ etmekten başka bir şey değildir. O'nun tebliğ etmekle emrolunduğu şey ise size kesinlikle ulaşmıştır.","Allah, kendisinden başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilahın olmadığı tek ilahtır. O halde Müminler, bütün işlerinde yalnızca Allah'a dayanıp güvensinler.","Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Bu, onların sizi Allah'ın zikrinden ve Allah'ın yolunda cihat etmekten alıkoydukları ve geciktirdikleri içindir. Onların size etki etmesinden sakının. Eğer onların hatalarını affeder, kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız; şüphesiz Allah da sizin günahlarınızı bağışlar ve size merhamet eder. Çünkü karşılık; işlenen amelin türündendir.","Mallarınız ve evlatlarınız sizin için ancak bir imtihandır ve sizi, haram yoldan kazanmaya ve Allah'a taatte bulunmayı terk etmeye sevk edebilir. Allah'a karşı olan taatini evlatlarına uymaya ve malı ile meşgul olmaya tercih eden kimseye Allah katında büyük bir mükâfat vardır. İşte bu, büyük mükâfat cennettir.","Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Dinleyin, Allah'a ve Allah'ın resulüne itaat edin. Allah'ın sizi rızıklandırmış olduğu malları hayır yolunda sarf edin. Kim, nefsinin hırsından kendisini koruyacak olursa; işte istediklerini elde edip korktuklarından kurtularak büyük kazancı elde etmiş olanlar onlardır.","Eğer yolunda mallarınızı harcayarak Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah her iyiliğin karşılığını size on mislinden yediyüz misline ve daha fazlası ile verir. Sizin günahlarınızı bağışlar. Yüce Allah, az amelin karşılığına çokça karşılık veren Şekûr'dur. Halîm'dir, ceza vermekte aceleci değildir.","Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.","Ey Peygamber! Sen yahut ümmetinden biri hanımını boşamak isterse iddetinin başında boşasın. Kadının iddetini saysın ve bu boşama işlemi kadının temiz olduğu (hayız dönemi dışında) ve kocasının kendisi ile cinsel ilişkiye girmediği bir halde olsun. Eğer eşlerinizi boşadıktan sonra geri döndürmek isterseniz bu durumda emin olmak için iddetlerini iyice sayın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Zina gibi apaçık bir hayasızlık yapmaları hali dışında boşadığınız kadınları iddetlerini tamamlayıncaya kadar oturdukları evlerinden çıkarmayın. Kadınlar kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın kulları için koymuş olduğu sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa; işte o, Rabbine isyan etmesi sebebi ile kendi nefsini helaka sürükleyerek kendisine zulmetmiş bir kimsedir. -Ey eşini boşayan kimse!- Bilemezsin; bu boşamadan sonra Allah Teâlâ hiç beklemediğin şeyler karşına çıkarır ve boşadığın hanımını geri almak zorunda kalırsın.","İddet müddetlerinin sona erme vakti yaklaşınca onları ya meşru ölçüler içerisinde kendinize geri döndürün (nikâhınız altında tutun) veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ki, böylece onlar iddetlerini tamamlasınlar. Onları geri döndürmek yahut terk etmek isterseniz anlaşmazlığı sona erdirmek için içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. -Ey şahitler!- Sizler de Allah için şahitliği doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve kıyamet gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Çünkü öğütten ve hatırlatmadan Allah'a ve kıyamet gününe iman eden kimse faydalanır. Kim emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınırsa, Allah içinde bulunduğu bütün darlık ve sıkıntılı durumlardan kurtulması için ona bir çıkış yolu gösterir.","Ve onu, düşünmediği ve hesap etmediği yerden rızıklandırır. Kim, bütün işlerinde Allah'a dayanırsa Allah ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Hiçbir şeyi yapmada aciz değildir. Hiçbir şey ondan kaçamaz. Yüce Allah, kesinlikle her şey için bir süre ve ölçü koymuştur. Zorluk için bir ölçü ve kolaylık için bir ölçü vardır. Bu iki şeyden hiçbiri insan üzerine sürekli değildir.","Yaşlı olmaları sebebi ile hayız görmekten ümidini kesmiş olan boşanmış kadınların iddet süreleri hakkında tereddüt ederseniz, onların iddet/bekleme süreleri üç aydır. Yaşlarının küçük olması sebebi ile henüz âdet görmeyenlerin süresi de böyledir. Hamile kadınların boşanma yahut eşlerinin ölmesi sebebi ile bekleme süreleri ise doğuruncaya kadardır. Kim, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınıp korkarsa, Yüce Allah onun işlerini kolaylaştırır ve her zorluğu ona kolay kılar.","-Ey Müminler!- Burada zikredilen boşama, geri döndürme ve iddet, bilmeniz için Allah'ın size indirmiş olduğu hükümleridir. Kim, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırsa Yüce Allah, onun işlemiş olduğu günahlarını siler. Ahirette ona büyük bir mükâfat verir. Bu mükâfat cennete girmek ve sonu gelmeyen nimetleri elde etmektir.","-Ey kocalar!- Boşadığınız kadınları, gücünüz ölçüsünde (iddet süresince) oturduğunuz yerde oturtun. Allah, sizi bundan başkası ile sorumlu tutmaz. Onları sıkıntıya düşürmek için nafaka, oturacakları yer ve diğer hususlarda onlara zarar vermeye kalkışmayın. Eğer boşamış olduğunuz kadınlar hamile iseler doğuruncaya kadar onlara nafakalarını verin. Eğer sizin çocuklarınızı ücretle emzirirlerse, onlara emzirmelerinin karşılığı olarak ücretlerini verin. Ücret hususunda aranızda adaletli bir şekilde hareket edin. Eğer koca, eşin istediği ücreti vermek hususunda cimrilik eder ve eşi de istediği ücretten başkasına razı olmazsa bu durumda baba, ücretiyle çocuğunu emzirecek başka bir kadın tutabilir.","Mal bakımından imkânı geniş olan, boşadığı kadına ve çocuğuna imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi kendisine verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü tutmaz. Yüce Allah, onun zor durumunun ardından ona bir kolaylık ve bolluk verir.","Yüce Rabbinin ve O'nun elçilerinin -Allah'ın selâmı onların üzerine olsun- emrine isyan eden nice memleketler vardır ki, kötü amelleri sebebi ile biz onları çetin bir hesaba çekmişizdir. Onları dünyada ve ahirette çok korkunç bir azaba çarptırmışızdır.","Böylece işledikleri kötü amellerinin cezasını tattılar ve dünyada da ahirette de onların sonu hüsran oldu.","Allah, onlar için güçlü bir azap hazırlamıştır. -Ey emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'a ve O'nun resulüne iman eden akıl sahipleri! Allah'tan korkun ki, onların başına gelen sizin de başınıza gelmesin. Allah, size kendisine isyan edenin kötü akıbetini ve taatte bulunanın ulaşacağı güzel sonucu hatırlattığı bir zikir indirmiştir.","Bu zikir, Allah tarafından gönderilen bir elçidir. O elçi, Allah'a iman edip O'nun peygamberini tasdik eden ve salih amel işleyenleri sapıklığın karanlıklarından hidayetin nuruna çıkarmak için size içerisinde karışıklığın olmadığı apaçık ayetleri okur. Kim Allah’a iman eder ve salih amel işlerse Allah onu, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Allah o kimseyi nimetleri kesilmek bilmeyen cennete koyarak ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir.","Allah, yedi kat göğü yaratandır. Yedi kat yeri de yedi kat gök gibi yaratmıştır. Allah'ın kevnî ve şeri emri bunların arasında inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu, hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını ve O -Subhanehu ve Teâlâ-'nın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz.","-Ey Peygamber!- Allah'ın sana helal kıldığı cariyen olan Mariya'dan istifade etmeyi niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla, onu kıskanan eşlerini hoşnut mu etmek istiyorsun? Allah, seni çokça bağışlayıcıdır. Sana karşı çok merhametlidir.","Eğer yeminlerinizi yerine getirmekten daha hayırlı bir şey bulduysanız Yüce Allah, yeminlerinizin kefaretle çözülmesini size meşru kılmıştır. Yüce Allah, sizin yardımcınızdır. O, sizin her halinizi ve neyin sizin için daha iyi olduğunu hakkıyla bilendir. O, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.","Hani Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımı Hafsa -radıyallahu anha-'ya cariyesi Mâriya'ya yaklaşmayacağına dair gizli bir şey söylemişti de Hafsa -radıyallah anha- bunu Âişe -radıyallahu anha-'ya haber vermişti. Yüce Allah da Peygamberine, onun sırrını ifşa ettiğini bildirmiş; bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hafsa'yı azarlayarak bunun bir kısmını kendisine bildirmiş, bir kısmı hususunda ise sükut etmişti. Hafsa, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e; \"Sana bunu kim haber verdi?\" diye sormuş, bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-; \"Bunu bana her şeyi hakkıyla bilen ve gizli olan, her şeyden hakkıyla haberdar olan Yüce Allah haber verdi.\" demişti.","(Ey Peygamber eşleri!) İkinizin tövbe etmesi üzerinize bir haktır. Çünkü kalpleriniz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hoşlanmadığı şey olan cariyesinden uzaklaşıp onu kendisine haram kılmasına meyletmiştir. Eğer ikiniz, onun aleyhine bir araya gelmek hususunda ısrar edecek olursanız şüphesiz Allah, onun yardımcısı ve velisidir. Aynı şekilde Cebrail, Müminlerin hayırlıları ve melekler de ona eziyet eden kimselere karşı Allah'ın yardımından sonra onun yardımcısı ve dostudurlar.","Eğer Allah'ın Peygamberi sizi boşayacak olursa Rabbi Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona, sizden daha hayırlı Müslüman, emirlerine itaat eden, Allah'a ve resulüne iman eden, Allah'a itaat eden ve günahlarından tövbe edip çokça ibadet eden, oruç tutan dul ve ondan önce hiç kimsenin birlikte olmadığı bakire kadınlar verebilir. Fakat o onları boşamamıştır.","Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! İnsanlar ve taşlar ile tutuşturulan o büyük ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Bu ateşin başında katı, oraya giren kimselere karşı acımasız ve Allah'ın kendilerine emrettiklerine karşı gelmeyen gevşeklik ve yorgunluk olmaksızın Allah'ın kendilerine emrettiklerini yapan melekler vardır.","Kıyamet günü kâfirlere şöyle denir: \"Ey Allah'ı inkâr edenler! Bugün (dünyada iken) üzerine olduğunuz inkâr ve masiyetlerden dolayı özür dilemeyin! Sizin özrünüz asla kabul edilmeyecektir. Sizler bugün ancak Allah'ı inkâr ve peygamberleri yalanlamak gibi dünyada iken işlemekte olduğunuz amellerinizin karşılığını çekeceksiniz.\"","Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! (Bir daha geri dönmemek üzere) Sadık bir tövbe ile Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabbiniz, günahlarınızı örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, kıyamet günü içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Nurları Sırat'ta önlerinden ve yanlarından koşar. Şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla ki cennete girelim. Sırat'ta nurları sönen münafıklar gibi olmayalım. Bizim günahlarımızı bağışla. Şüphesiz sen her şeye gücü yetensin. Bizim nurumuzu tamamlamada ve günahlarımızı bağışlama da aciz değilsin.\"","Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı kılıç, dil ve had cezaları uygulayarak cihat et ve onlara karşı sert ve çetin ol ki, senden korksunlar. Kıyamet günü onların varacakları yer cehennemdir. Onların varış yeri ne kötü bir varış yeridir.","Allah Teâlâ, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenlere iki peygemberin eşleri olan Nuh'un karısı ile Lut’un karısını örnek olarak vermiştir. Peygamberlerin eşleriyle olan bağları eşlerine bir fayda vermemişti. İkisi de salih kullarımızdan olan iki peygamberin hanımları idiler. Allah'ın yolundan alıkoyarak ve kavimlerinden olan inkâr/küfür ehline yardım ederek kocalarına ihanet ettiler. O iki kadının, salih iki kul olan kimselerin karıları olmaları onlara bir fayda vermedi. O kadınlara şöyle denildi: \"İnkâr eden kâfirler ve fasıklar topluluğu ile birlikte ateşe girin!\"","Yüce Allah, Allah'a ve Allah'ın peygamberlerine iman edenlere ise Firavun’un karısını örnek vermiştir ki, inkâr edenler ile bağları olsa bile hak üzerinde istikamet üzere olmaya devam ettikleri sürece bu bağ onlara bir zarar vermez. Hani Firavun'un karısı şöyle demişti: \"Rabbim, katındaki cennette benim için bir ev yap. Beni Firavun'un gücünden, aşırılığından ve onun kötü işlerinden koru ve beni zulmünde ve aşırılığında Firavun'a tabi olarak kendilerine zulmetmiş olan kimseler topluluğundan kurtar!\"","Yüce Allah, Allah'a ve Allah'ın peygamberlerine iman edenlere iffetini zinadan korumuş olan İmran'ın kızı Meryem'i de örnek gösterdi. Allah, Cebrail -aleyhisselam-a ona ruh üflemesini emretti. Allah'ın kudreti ile Meryem -aleyhisselam- babasız bir şekilde İsa'ya hamile kaldı. Meryem, Allah'ın hükümlerini ve peygamlerlerine indirmiş olduğu kitaplarını tasdik etti. O, emirlerini yerine getirip yasaklarından geri durarak Allah'a itaat edenlerden idi."]