İhlâs, Felak ve Nâs sureleri (112–114): metin, mealler ve tefsir

Diyanet Vakfı · Turkish - Rowwad · Kuran'ın kısaltılmış açıklaması · Tafsir as-Saadi

Sure 112. İhlas (Samimi olmak)

2
112:1
قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ‮١‬‬‬
Diyanet Vakfı
De ki: O, Allah birdir.
Turkish - Rowwad
De ki: O Allah birdir.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
-Ey Peygamber!- De ki: O Allah, ilahlığında tektir. O'ndan başka bir ilah yoktur.
Tafsir as-Saadi

1- De ki:“Allah, birdir.” 2- “Allah, Sameddir.” 3- “Çocuğu da yoktur, ana-babası da.” 4- “O’na denk hiç kimse de yoktur.”

(Mekke’de inmiştir. 4 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

1. Kat’i bir kararlılıkla, inanarak ve manasını bilerek “de ki: Allah birdir.” Yani bir ve tek olmak, O’na hastır. Tek başına kemal sıfatlarına sahip olan O’dur. En güzel isimler en yüce ve üstün sıfatlar, mukaddes fiiller O’na aittir, O’nun benzeri, dengi yoktur.
2. “Allah Sameddir.” Bütün ihtiyaçlar O’ndan istenir. Ulvî ve süflî âlemde bulunanların hepsi en ileri derecede O’na muhtaçtırlar. İhtiyaçlarını O’ndan ister ve ihtiyaçlarını görmek üzere O’na yalvarırlar. Çünkü sıfatları kâmil olan O’dur. O, ilmi kemal derecesinde olan el-Alîm, hilmi kemâl derecesinde olan el-Halîm, rahmeti her şeyi kuşatmış olan er-Rahîm’dir. Diğer bütün vasıfları da bu şekildedir.
3. O’nun kemalinin bir tecellisi olarak, mutlak kemali ve hiçbir şeye ihtiyaç duymadığı için “çocuğu da yoktur, ana-babası da.”
4. İsimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde de “O’na denk hiç kimse de yoktur.” O’nun şanı çok mübarek, çok yücedir! Bu sûre isim ve sıfat tevhîdini ihtivâ etmekte, Yüce Allah’ın bunlarda tek olduğunu ifade etmektedir. İhlas Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

***

112:2
ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ‮٢‬‬‬
Diyanet Vakfı
Allah sameddir.
Turkish - Rowwad
Allah Samed'dir.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
O, bütün varlıkların kendisine ihtiyaç duyduğu, kemal ve güzellik sıfatlarında ululuğun en son noktasındaki hükümdardır.
112:3
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ‮٣‬‬‬
Diyanet Vakfı
O, doğurmamış ve doğmamıştır.
Turkish - Rowwad
Doğurmamıştır, doğurulmamıştır.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
O, hiç kimseyi doğurmamış, hiç kimse de O'nu doğurmamıştır. Allah - Subhanehu ve Teâlâ-'nın ne bir çocuğu, ne de bir babası vardır.
112:4
وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدُ​ۢ‮٤‬‬‬
Diyanet Vakfı
Onun hiçbir dengi yoktur.
Turkish - Rowwad
O'nun hiçbir dengi yoktur.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Yarattıkları arasında O'nun bir benzeri yoktur.

Sure 113. Felak (Sabah aydınlığı)

2
113:1
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ‮١‬‬‬
Diyanet Vakfı
De ki:"Ben ağaran sabahın Rabbine sığınırım,
Turkish - Rowwad
De ki: Ben, sabahın Rabbine sığınırım.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
-Ey Peygamber!- De ki: Sabahın Rabbine sığınırım ve O'nun himayesini isterim.
Tafsir as-Saadi

1- De ki:“Sığınırım sabahın Rabbine,” 2- “Yarattıklarının şerrinden,” 3- “Karanlığı çöktüğü vakit gecenin şerrinden,” 4- “Düğümlere üfüren (büyücü) kadınların şerrinden,” 5- “Ve hased ettiği zaman hased edenin şerrinden.”

(Mekke’de inmiştir. 5 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

1. O’na sığınarak “de ki: Sığınırım” güvenip dayanırım “sabahın Rabbine” Yani taneyi ve çekirdeği yarıp çıkartana, geceyi yarıp sabahı ortaya çıkartana.
2. “Yarattıklarının şerrinden.” Bu, Yüce Allah’ın yaratmış olduğu insan, cin ve diğer canlı bütün yaratılmışları kapsar. Bu buyrukla bunlarda bulunan kötülüklerden bunların yaratıcısına sığınılmaktadır. Bu genel ifadeden sonra daha özel olarak şöyle buyrulmaktadır:
3. “Karanlığı çöktüğü vakit gecenin şerrinden.” Yani insanı bürüdüğü ve çok sayıda kötü ruhların (cinlerin) ve zarar verici hayvanların etrafa yayıldığı gecelerdeki kötülüklerden Allah’a sığınırım, demektir.
4. “Düğümlere üfüren (büyücü) kadınların şerrinden.” Yani yaptıkları büyüleri, büyü için atmış oldukları düğümlere üfürerek gerçekleştiren büyücü kadınların şerrinden Allah’a sığınırım.
5. “Ve hased ettiği zaman hased edenin şerrinden.” Hased eden, hased ettiği (kıskandığı) kimsedeki nimetin sona ermesini isteyen ve bunun için de elinden geldiği kadarı ile bu uğurda çalışıp çabalayan kimsedir. O bakımdan onun kötülüğünden, hile ve tuzaklarının boşa çıkartılmasından Allah’a sığınmak bir ihtiyattır. Nazar eden kimse de hased edenin kapsamına girer. Çünkü nazar, ancak hasetçi/kıskanç, kötü tabiatlı ve kötü ruhlu kimselerden sadır olur. Bu sûre genel ve özel her türlü kötülükten Allah’a sığınmayı ihtivâ etmektedir. Ayrıca sihrin gerçek olduğunu, onun zararından endişe edildiğini, sihirden ve sihri yapanlardan Allah’a sığınılması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Felak Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
113:2
مِن شَرِّ مَا خَلَقَ‮٢‬‬‬
Diyanet Vakfı
Yarattığı şeylerin şerrinden,
Turkish - Rowwad
Yarattığı varlıkların şerrinden.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
mahlukattan zarar veren şeylerin kötülüklerinden.
113:3
وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ‮٣‬‬‬
Diyanet Vakfı
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
Turkish - Rowwad
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Gece ortaya çıkan canlıların ve hırsızların kötülüklerinden Allah’a sığınırım.
113:4
وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ‮٤‬‬‬
Diyanet Vakfı
Ve düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden,
Turkish - Rowwad
Düğümlere üfleyenlerin şerrinden.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Düğümlere üfleyen büyücü kadınların kötülüklerinden O'na sığınırım.
113:5
وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ‮٥‬‬‬
Diyanet Vakfı
Ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
Turkish - Rowwad
Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Hasedinin kendisini yapmaya sürüklediği ameli işlediğinde hasetçilerin şerrinden O'na sığınırım.

Sure 114. Nas (İnsanlar)

2
114:1
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ‮١‬‬‬
Diyanet Vakfı
De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
Turkish - Rowwad
De ki: İnsanların Rabbine sığınırım.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
-Ey Peygamber!- De ki: İnsanların Rabbine sığınıyorum ve O'nun himayesi altına giriyorum.
Tafsir as-Saadi

1- De ki:“Sığınırım insanların Rabbine,” 2- “İnsanların melikine,” 3- “İnsanların ilâhına,” 4- “O sinsi vesveseci (şeytanın) şerrinden,” 5- “Ki o, insanların kalplerine vesvese verip durur;” 6- “Hem cinlerden olur, hem de insanlardan.”

(Medine’de inmiştir. 6 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah adı ile.

1-6. Bu sûre şeytandan insanların Rabbine, onların mutlak mâliki ve ilâhı olan zâta sığınmayı ihtivâ etmektedir. Şeytan bütün şerlerin aslı ve kaynağıdır. Onun fitnesinin ve şerrinin bir sonucu olarak o, insanların kalplerine vesvese vermekte, kötülüğü güzel göstermekte, kötülüğü gözlerde güzel bir surette canlandırmaktadır. İnsanlarda kötülük yapma arzusu uyandırmakta, buna karşılık hayır işlemekten onları uzaklaştırmakta ve hayrı da onlara gerçek suretinden başka türlü ve çirkin göstermektedir. O daima bu hali ile vesvese verir ve kul Rabbini andığı, onun uzak olması için Allah’tan yardım istediği vakit hemen vesvese vermekten geri çekilip siner. O bakımdan kulun, bütün insanların Rabbi ve ilahı olan Allah’tan yardım istemesi, O’na sığınması ve O’na güvenip dayanması gerekir. Zira bütün yaratıklar Allah’ın rubûbiyeti ve mutlak malikiyetinin kapsamı içerisindedir. Her bir canlının perçemini/idaresini elinde tutan O’dur. Yine O, onları sadece kendini ilah tanımaları için yaratmıştır. Bunun gereğini yerine getirebilmeleri için onları kulluktan alıkoymak isteyen, kulluk ile aralarına girip onlara engel olmaya çalışan, cehennemliklerden olmaları için onları kendi taraftarlarının arasına katmak isteyen düşmanlarının şerrinin onlardna uzaklaştırılması gerekir. Aksi halde Allah’ın uluhiyyetinin gereğini tam anlamı ile yerine getiremezler. Vesvese veren şeytan, cinlerden olabildiği gibi insanlardan da olabilir. Bundan dolayı:“Hem cinlerden olur, hem de insanlardan” diye buyrulmaktadır.
*** Başta da sonda da gizli ve açık bütün övgüler, âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Yüce Allah’tan nimetini tamamlamasını ve günahlarımızı bağışlamasını dileriz. Çünkü günahlarımız, bizimle O’nun bereketlerinin birçoğu arasında engel teşkil etmiştir. Pek çok günah ve pek çok nefsi arzu ve istek bizim kalplerimizi O’nun âyetleri üzerinde iyice tefekkür etmekten, onları iyice düşünmekten alıkoymuştur. Bizi nezdindeki hayırlardan, bizdeki kötülükler sebebi ile mahrum etmemesini ümit ederiz. Şüphesiz ki Allah’ın rahmetinden kâfirlerden başkası ümit kesmez. O’nun rahmetinden sapıklardan başkası ümitsiz olmaz. O’nun salat ve selâmı, sonsuza dek ve kesintisiz bir şekilde Rasûlü Muhammed’e, aile halkına ve bütün ashabına olsun. Nimetleri ile salih ve iyi işlerin tamamlanabildiği Yüce Allah’a hamd-u senâlar olsun. *** Allah’ın yardımı ve güzel tevfiki sayesinde Allah’ın Kitabının tefsiri, bu tefsiri derleyen ve yazan “İbn S’adî” diye bilinen “Abdurrahman b. Nâsır b. Abdullah” tarafından tamamlanmış bulunmaktadır. Allah, onu, ana-babasını ve bütün Müslümanları bağışlasın. Tefsirin temize çekilmesi, 7 Şaban 1354 H. Rabbimiz, bizden kabul buyur ve bizi affet! Şüphesiz ki sen çok mağfiret edensin, çok merhametlisin.
114:2
مَلِكِ ٱلنَّاسِ‮٢‬‬‬
Diyanet Vakfı
İnsanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine),
Turkish - Rowwad
İnsanların hükümdarına.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Onların üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunan, O'nun dışında hiçbir hükümdarları bulunmayan insanların hükümdarına,
114:3
إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ‮٣‬‬‬
Diyanet Vakfı
İnsanların İlahına.
Turkish - Rowwad
İnsanların ilahına.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Hak olan mabuda/ilaha. Onların AllahTeâlâ'dan başka kendisine ibadet edilecek hak mabudu yoktur.
114:4
مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ‮٤‬‬‬
Diyanet Vakfı
O sinsi vesvesenin şerrinden,
Turkish - Rowwad
Sinsi/(Allah anıldığında geri kaçan) vesvesecinin şerrinden.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
Allah’ın zikrinden gafil oldukları zamanlarda insanlara vesvese veren ve onu zikrettiklerinde ondan uzaklaşan şeytanın şerrinden.
114:5
ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ‮٥‬‬‬
Diyanet Vakfı
O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler)fısıldar.
Turkish - Rowwad
Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir.
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
İnsanların kalplerine vesveselerini atan.
114:6
مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ‮٦‬‬‬
Diyanet Vakfı
Gerek cinlerden, gerek insanlardan(olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım!
Turkish - Rowwad
Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olur).
Kuran'ın kısaltılmış açıklaması
O; cinlerden olduğu gibi, insanlardan da olur.

Surede oku →